Bayram o bayram ola

Kurban Bayramının yaklaştığı bugünlerde, geriye dönük gençlik yıllarımızın Kurban Bayramlarını hatırlayıp, şöyle bir iç geçirip hüzünlenmemek elde değil. Sebebine gelince, 70 ve 80’li yılların Kurban Bayramlarından yaşadığım hatıralarımdan örnekler sunduğumda konu daha iyi anlaşılacaktır.

Bendeniz, Erzurum’da Karayolları semtinde ilk kurulan Yapı Kooperatifinin birisi olan Belediye Evleri Yapı Kooperatifinde ailemle birlikte yaşıyordum. Bu Kooperatif iki bloktan oluşuyordu ve her birinde 20 daire olmak üzere toplam 40 daire vardi. O Zamanlar evler sobalı idi. Apartmanların bahçesinin kıble tarafında sıra ile bitişik yapılmış herkese ait kömürlükler vardı. Bunları kiler olarak da kullanılıyordu. Komşuluk ilişkileri şimdikilerle kıyaslanmayacak kadar samimi ve üst düzeyde idi. Apartman sakinleri genellikle kamuda çalışan memur ve işçilerden oluşuyordu. Kurbanlıklar 3-4 gün önce alınırdı. Kurban Bayramı geldiğinde, herkesin kömürlüğünün kapısında birer kurbanlık sığır bağlanırdı.  Çocuklar, gençler, kurban sahibi büyükler bu kurbanları gerek sever ve gerekse yemini suyunu verirlerken birbirleri ile şakalaşırlardı. Huşu içerisinde Bayram sabahını beklerlerdi. Öyle bir hava oluşurdu ki, huzur, sükûnet, kardeşlik, dayanışma, hat safhada olurdu.

Daha sonraki yıllarda, kurban kesenlerin sayısı azaldı. Bunun sebebi yoksulluk mu arttı? Yoksa inanç mı azaldı? Bize göre, her ikisi de. Çünkü seksenli yıllarda orta direk diye tabir edilen bir kesim vardı kamuda çalışan işçi ve memurlar bu kesimi oluşturuyorlardı ve kurban kesecek güçleri vardı. Aynı zaman da inançları da bu günkü kadar dejenere edilmemiş idi.

Bayrama 4 gün kaldı. Ama şimdi ise günümüzdeki tablo öylemi, tabi ki hayır emeklinin, çalışanın kurban kesecek gücü mü var? Halen 54. Hükümetin Başbakanı rahmetli Erbakan hocamızın vermiş olduğu zamlarla ayakta durmaya çalışmaktadırlar. Türkünün sözlerinde olduğu gibi,”Bayram gelmiş neyime, kan damlar yüreğime” nasıl yüreklere kan damlamasın ki, Güneydoğudan her gün onlarca Şehit haberleri, ocaklara düşen ateş, feryat, figan bir yanda, diğer taraftan FETO belasına maruz kalmış bir sürü Öğretmen, Devlet Memuru ekmeğinden rızkından ol muş, gözyaşı ve stres içinde Hak ve Adaleti bekler durumda bir Bayram;

Avarlı Muhammet LÜTFÜ Efendinin bir beyiti şöyle,

“Can bula cananını, bayram o bayram ola,

Kul bula Sultanını bayram o bayram ola.”

Bizde âcizane şöyle diyoruz;

Yalanlara kanmaya

Herkesi suçlu sanmaya

Kuru yerine yaş yanmaya,

Bayram o Bayram ola..

Gönül istiyor ki bütün İslam âleminde, özelliklede Ülkemizde bütün insanlar huzurlu ve kayıtsız bayramlar yaşasın. Aksi halde biz Allah rızası için Kurban kesmeden nice yiğitlerimiz ve kınalı kuzularımız Kurban oldular ve olmaya da devam ediyorlar. İnşallah bunun sonu gelir, Bu Bayramda bütün İslam Âleminin kurtuluşuna vesile olur diye temenni ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsrafil Bayrakçı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?