Reklamı Kapat

Daha ne isteyelim ki?

FATİH Terim, Dünya Kupası grup eleme maçlarının hemen arifesinde Milli Takım’ın ana iskeletini  bir kenara atıp, belki de ilk defa milli takım kampı havasını koklayacak elemanları kadroya çağırmıştı. Ve de ortalık bir anda karmakarışık olmuştu. Öylesine ki, bu operasyonu vatana ihanete kadar taşıyanlar olmuştu. Hele hele Terim’in altı ay hiç oynamamış Arda’yı oynatırken sesini çıkartamayanların bu defa neden kadroya alınmadı feryatları ortalığı kasıp kavurmuştu.

Peki, bendeniz ne demişti? Bir büyük futbol mücadelesi ortamına girilirken prim meselesinin ortaya konmasını şiddetle eleştirmiş, hele hele bu kişilerin tankların önüne atlayan ülkenin insanları oluşuna hayret etmiştim. Ve de böylesine bir ortamın faturasını da ancak Terim hocanın kesebileceğine değinmiştim.

O halde Rusya yoluna çıkan ilk mücadelede, hele hele Hırvatlar gibi bir takıma karşı deplasmanda başımıza neler gelecekti acaba diye düşülüp duruluyordu. Maç seyircisiz oynanacaktı. Her şey bir kenara az da olsa bir avantajdı bu... Ama takım çok yeni idi...

Bakınız burada çok önemli bir olguya işaret edeceğim sevgili okurlar. Bunu ne bir gazetede okuyabilir, ne de bir ekranda görebilirsiniz. Mesele şu: Takımlar koridordan sahaya yan yana gelirken bizim takım 16 yaş gurubu fiziğinde, rakip ise heykellerden kurulu idi. Real Madridli Modriç hariç... İşte bu fotoğraf üzerinden konuşursak, sahanın rakip tarafından daha geniş ve uzun kullanılması son derece doğaldı. Biz ise buna ayak uydurmaya kalkışırsak fizik olarak bitip maçı hemen teslim edebilirdik. Bu nedenle de Kaan, Ozan ve Okay’dan kurmuştuk orta alanı... Maksat Modriç, Rakitiç gibilere topla alan kat etmeyi yasaklamaktı. Genelde başardık da... Ama ön tarafta oynayan oyuncularımızdan Hakan, hemen hemen hiç bir şey yapamadı. Golün yapıcısı idi ama bence o oyuncu sadece o kadar... Yani şut atar... Emre Mor mu? Malum... Top genelde onundur, vermez... Zaten bu yüzden de 55. dakikada beyaz bayrak çekti ama 83. dakikaya kadar oyunda kaldı. Mesela Gökhan Töre alınmaz mıydı hiç olmazsa bir 20 dakika için?  Cenk boğuştu ama yapacağı başka bir şey de yoktu. Olcay oyuna girdi ve o koridordan gelmelerin önünü kesti. Volkan da yukarıda da değindiğim gibi oyuna geç geldi. Ancak geldikten sonra geçen on dakika da rakibin sol beki bindirdi de bindirdi. Kaan›ın sakatlanıp çıkması ve yerine de Ahmet›in girmesi herkesi endişelendirdi ama Gençlerli oyuncu herkesi yanılttı ve iyi mücadele etti.

Evet, puanla başladık. Hem de bir numaralı favorinin evinde... Güzel! Takımın eskiye göre altı yeni ismi vardı başlangıçta. Mücadeleden on alırdık da, yarınki maçları kazanmak adına bana bir umut verilemedi. Sanırım, önümüzdeki ay üç gün ara ile oynayacağımız ve bana göre grubun kaderini belirleyecek o maçlar için Terim hocanın takım halinde hücum özelliği kazandırması ve pozisyon zenginliğine uluşabilme formülü bulması gerekiyor. Çünkü gruptaki on maçta on beraberlik bize Rusya vizesi sağlamaz...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Kemal Belgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?