Reklamı Kapat

Edebiyatta tesettürlü kız modeli

Uzun zamandır kalemimin ucuna geliyor yazsam mı deyip deyip erteliyordum. Kısmet bugüneymiş.

Edebiyatta çizilen aşık olunan kız ya da esas kız modelleri genellikle uç noktalarda yaşayan havai ve çekici modeller. Kitabın yazarına bakıyoruz mütedeyyin bir bey. Kitabın içeriğine bakıyoruz saçları şöyle alımlı bir kız çıkıyor karşımıza ve karakteri kendisine deli divane ediyor. Şöyle bir soru geliyor ister istemez aklımıza: Tesettürlü bir kıza aşık olmak imkansız mıdır? Yok mümkün ise niçin romanlarda ya da öykülerde rastlayamıyoruz bu kızlara?

Ters bir örnekten bahsetmek istiyorum. Bir Süleyman Unutmaz şiiri okudum geçenlerde. Mütedeyyin kızların niçin kendisine aşık olmadığına dair ilginç bir sorgu şiiri. Şiirde genel olarak eleştirdiğimiz tesettürü yanlış kullanan bol makyajlı kızlar geçiyor aslında. Ve sanki her tesettürlü kız böylesine bir durumdaymış izlenimi veriyor insana. Şiiri okuyunca birtakım şeyler beni rahatsız etti fakat nelerin olduğunu tam bilemedim. Bu ters örneği şunun için verdim; beklentimiz bu değil. Şiir ya da öykülerde var olmasını umduğumuz tesettürlü kızlar bunlar değil.

Olumlu bir örnek: Mustafa Kutlu’nun Uzun Hikaye öyküsü. Orada ilk defa bir tesettürlü kızı aşık olunan kız olarak okumuştum. Kitapta ayrı bir samimiyet vardı. Kendimizi orada konumlandırmamız mümkündü. İkinci bir olumlu örnek yakın zamanlarda okuduğum Mecnun’un Şehri Terk Edişi kitabı. Orada da Leyla karakteri başörtüsü için mücadele veren, kalabalıklardan kaçan, naif ve unutulmuş modellerde çizilmişti. Aslında da böyle değil mi? Görülmeyen kısımda kalanlar.

Şiir için ise Cafer Keklikçi ve Cevdet Karal geliyor aklıma. Olumlu anlamda tesettürlü rol modelleri çizdikleri birer şiir vardı.

Birkaç ay önce okuduğum kitap Hayalname her anlamda güzel çizilmiş bir kitaptı lakin orada da ilahiyat mezunu genç dini hoş görmeyen bir kıza aşık oluyordu. Olamaz mı? Elbette olabilir. Fakat bu yönde örnekler ne kadar çoğalırsa toplumun zihniyeti de o yönde akışa geçer. Uzak İhtimal filmi gibi.

Bu çizimler senaryolar şiirler ve öyküler farkında değilsek de belli bir kesimi dışlamakta. Bunları okuyan izleyen genç kızların kaç tanesi acaba tesettüre sıcak bakar?

İlginç olan bir diğer husus da tesettüre hoşgörüyle bakanların bile bir yandan onlarda açık araması. Bunun temel sebeplerinden birisi yine Yeşilçam’da çizilmiş yanlış karalama karakterlerdir. Onları izleyerek büyümüş bir neslin çocuklarından daha fazlasını bekleyemeyiz. Öyle ki her dul kadını fahişe her erkeksiz evi fuhuş evi her yalnız kadını kötü yolda olan kadın sananlar var.

Diyeceğim o ki; elimizde fırsat ve imkan varken doğru algı operasyonu yapalım. Aranızda hiç mi tesettürlü bir kıza aşık olmuş şair ya da öykücü yok? Hatta senarist? Buyurun yazmaya başlayın. İlla ki bir yerlerde duru güzellikleri saklı güzellikleri keşfetmiş ve sadece bunlara tutulmuş eli kalem tutan birileri vardır. Görünene aşık olmak kolay peki ya görünmeyene? Acı olan şu ki görünenler yitip gidecek, beyazlayan ve dökülen saçlar ile, kırışan yüzlerle görünenler bir gün yok olacak. Geriye sadece insanın özü karakteri huyu kalacak. Aşık olunanlar yok olunca aşkın baki olması mümkün olabilir mi?

Etrafta sık sık karşılaşıyor ve üzülüyorum. Eşi kapalı olduğu için utanan dindar erkekler, annesi kapalı olduğu için utanan kızlar... Toplum kendi değerlerini hor görür ve dışlarsa farklı topluluklardan itibar görmesi mümkün olmaz.

Her şeye rağmen hakikati bilen ve olması gerektiği gibi yaşadığı için kendisiyle gurur duyan gençlerin var olduğunu biliyorum. Sizin değerinizi Allah biliyor bırakın insanlar dışlarsa dışlasın. Ebedi yurt orada.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Çay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?