Reklamı Kapat

İnsan en değerli varlıktır

Sayısını ancak Allah’ın bildiği mahlûkat içinde en değerli varlık insandır.

İnsanların içinde en değerli insan peygamberlerdir.

Peygamberlerin içinde en üstün peygamber Hz. Muhammed Mustafa’dır (S.A.V.).

Peygamberlerden sonra en değerli olan Hz. Ebu Bekir Sıddık (R.A.) geliyor.

Rivayetler muhtelif olmakla birlikte yeryüzünde 124 (veya 224) bin peygamber geldi. Bunların her birinin belli bir sayıda ümmetleri gelip geçmiştir. Bu ümmetlerin içinde de en hayırlı ümmet, Ümmet-i Muhammed’dir. Yeryüzünde peygamberlere ümmet olanların içinde en hayırlısı Hz. Muhammed Mustafa’ya (S.A.V.) tâbi olan ümmettir. İnşallah o ümmetin içinde biz de varız…

Çok duydunuz, bir defa daha duyun:

Peygamberimiz Muhammed Mustafa (S.A.V.) doğunca birçok harikulade haller oldu. Bunlardan biri de, bin yıldan beri yanan İran’daki ateş söndü. Kisralar şaşkınlaştı.

Ateş neden söndü?

Nasıl söndürüldü?

Ateşi söndüren kimdi?

Bakın:

Ormanlarımız yaz aylarında cayır cayır yanıyor.

Ekonomimiz faiz ateşiyle cayır cayır yanıyor.

Sokaklarımız, çarşılarımız, sahillerimiz şehvet ateşiyle cayır cayır yanıyor.

Paramızın değeri enflasyonla yanıyor.

Kültürümüz yanıyor.

Her şeyimiz yanıyor, sönmek bilmiyor.

Ateşi söndüren sudur. Suyun bir adı da rahmettir.

Allah’ın âlemlere gönderdiği Peygamberinin evsafı “Rahmeten lil Âlemiyn”dir. Kur’an-ı Kerim’de peygamberlerin gönderilişini Allah (C.C.) rahmet olarak bildiriyor. Rahmet de ateşi söndürdüğüne göre, İran ateşinin söndürülmesi gayet normaldir. Sönmesine sebep ‘Rahmeten lil âlemiyn’dir.

Bin yıldır yanan ateş ‘Rahmeten lil âlemiyn’in gelişi ile sönüyor da bizim ateşimiz neden sönmüyor?

Bunu çok iyi tahlil etmemiz lazım.

Anlaşılıyor ki, O’nun getirdiği mesaj hayatımızda hissetmedikçe yangınlar devam edecek.

Biliyor musunuz? Yangında tanınmayacak derecede yananların kimliği tespit edilemiyor. Bunun gibi toplumumuz korkunç yangınlarla öyle yanmış bulunuyor ki, bugün dünya camiasında kimliğimiz, kişiliğimiz belli değil. Önce belli idi.

Tekrar kimliğimize kavuşmamız ‘Rahmeten lil alemiyn’e yeniden teveccüh etmemize bağlıdır. Çünkü o ateşi söndüren rahmettir. Cinayetleri, bunalımları, felaketleri söndüren rahmettir.

Âlemlerin rahmetine bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Çünkü zamanımız korkunç cinayetlere, sıkıntılara, bunalımlara, rezaletlere sahnedir. Bundan dolayı, Allah’ın Resulünü daha köklü anlamak zorundayız.

Ama gelin görün ki, kanal kanal dolaştırılan, kendilerine sahifeler ayrılan bir takım ebleh kafalar, iblisler yine bazı mihrakların şişirmesiyle Peygamber Efendimizin (S.A.V.) sünnetlerinden, hadislerinden şüphe uyandıracak beyanlarda bulunduruluyorlar.

Şu anda dünyada hadiselerin düğümlendiği, devletin kilitlendiği, hiçbir meselenin çözümlenmediği hiçbir ülke kalmadı. Peygamberimiz Efendimize ilk günkü kadar ihtiyaç duyulduğu bir zamanda sözünü ettiğimiz liboşlar, ‘Rahmeten lil âlemin’ hakkında uydurmadık yalan, atmadıkları çamur bırakmıyorlar. Bunlara ve arkalarındaki kâfirlere karşı dikkatli olmamız gerekiyor.

Müslümanlar! Müslüman’ca yaşamamız gerekiyor. Sorumluluğumuz bunu gerektiriyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?