Reklamı Kapat

Statü

SOSYOLOJİ toplumdaki saygınlığımızı, insanların bize bakış açısını statünün belirlediğini söyler. Yani sahip olduğumuz makam mevki.

Kuracağımız arkadaşlıklar dostluklar, yapacağımız evlilik hep statünün etkisindedir.

Dünür olmayı düşünen ailelerin birbirinde baktığı ilk şeydir. Bu anlamda iş en belirleyici şeydir insanlar için. Ahlâkı, huyu, davranışları sıfır değerindedir adeta. Bunun verdiği özgüven ile kendisini Kafdağı’nda görenlerin sayısı yadsınamayacak kadar fazladır. “Ben akademisyen adamım benim yolum açık seni bırakırım bana kız mı yok” diyen kaba ahlâki düzeyi sıfır İslâm’ı ancak bir münafık gibi yaşayan adamların sayısı da. Oysa bir erkekte ilk bakılması gereken özellik sorumluluk alıp alamadığıdır. Tek başına bir evi yönetemeyen 40 yaşına da gelse ailesinin ağzına bakan kendi kararlarını belirleyemeyen bir erkeğin baba olması da mümkün değildir. Diğer bir önemli özellik ise eşine sadakat göstermesi. Gece yarıları kız öğrencileri ile saatler süren konuşmalar yapan -ki bu ders anlatmak bile olsa- o erkeğin sadakat gösteremeyeceğinin kanıtıdır.

Kulluk vazifesini hakkıyla yerine getiremeyen bir bireyin eşinin ya da dostlarının hakkına riayet etmesini beklemek yağmur bulutundan güneş ışığı beklemekten farksızdır. Asla gerçekleşmez.

Statü kimileri için olmazsa olmaz bir maskedir. Çalışma ortamında değişen adamlar vardır mesela. Kime sorsanız, “Çok iyi insan, çok fedakâr insan, eşi çok şanslı” derler. Gelin görün ki aile hayatında bunlarla karşılaşmak mümkün müdür? Sanırsınız ki o adam eşine çok değer vermekte. Asla. Eşini yerle bir eden tüm hırsını ondan çıkartan iş arkadaşlarının her lafını yuttuğu için eşine kusacağı binlerce hakaret biriktiren ruh hastası adamlar vardır.

Yani nedir? Statü her şeyi belirlemez. Hatta yanlış belirler. Yönetici olan o başarılı insan aile hayatında sıfır puan alan bir çalışandır belki de. Profesör olmuş birisi eşine saygıda sıfırdır belki sürekli aşağılayıp duruyordur. Çalışma ortamındaki birkaç kişiyi eşinden daha öne koyuyordur. Eşinin buna kızma hakkı bile yoktur. Statü yükseldikçe insanlık kelimesinin korunması güçleşir. Kişi adeta tanrılık seviyesine yükselmiştir. Kendisini böyle görmeyen yüksek statü sahibi insan nadirdir, yok denecek kadar azdır. Sadece yüksek statü değil alelade bir statü de kişiyi tanrı yapmaya yetebiliyor kimi egoistler için. 

Güzel bir bayram geçirdik. Acaba güzel mi? Öyle olmasını umut ediyoruz. Ülkemizde yine patlamalar, yine şehitler, yine kana doymayan hasta ruhlular vardı işte.

Öte yandan şair ağabeyimiz Şakir Kurtulmuş anlamlı bir ziyaret gerçekleştirmiş. Süleymaniye’nin arka taraflarında Mercan’da oturan Suriyeli kardeşlerimize bayram ziyaretinde bulunmuş. Manzara fena. Evlere ev demek için bin şahit lazım. Duvarlar dökülüyor. Rutubet her yanı sarmış. Gecekonduvari evler bunlar. Kiraları ise 600 TL’den başlıyor. Şaka gibi. Eşya deseniz yok neredeyse. Dökülen bir buzdolabı yerde eski bir minder koltuk niyetine mutfak tezgâhı ise okul sırasından farksız kuru kısa bir tahta. Aynı evi iki aile paylaşıyor kimilerinde. İki farklı aile birbirlerini tanımayan. Yine de ev kirasını ödeyemiyorlar. Ev sahibi ise çıkarmayı düşünüyor. Statü sahiplerinden acaba kimse yok mu ki Mercan’a gidip elini uzatacak? Sırf Mercan mı? Daha nice adını duymadığımız yerini bilmediğimiz belki Suriyeli belki yurttaş bir vatandaş yıkılıp giden bir evin içinde kapı kapı iş aramakta da deneyim denen bela ile geri çevrilmekte. Statü sahipleri deneyim istiyor en az iki yıl kimileri altı sene. İyi de çalışmaya başlamadan nasıl olacak bu deneyim? Okurken çalışmak zorunda mıyız? Niçin? Azıcık verdiğiniz parayla köleniz olalım diye mi? Yazık çok yazık. İnsanların statüsünü zekâsına, ilmine, davranışına göre değil de deneyimine göre belirlediğiniz için. Bu vebal hepinizin. Tüm statü sahiplerinin. Bakalım ahirette ne cevap vereceksiniz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Çay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?