Reklamı Kapat

BÜYÜK İDEALDEN VAZGEÇİŞ

İslâmî duyarlığı olan oluşumun dramatik sonu. Üzülerek vurgulamak durumundayız. İslâm milleti bilincinden yeni ve kısır bir yönelime girildi. Büyük İslâm oluşumunun yerini ırkî ve sınırlı bir coğrafya almış bulunuyor. 28 Şubat travmasından sonra daha bilinçli daha anlaşılır bir yol izlemesi gerekirken batı ruhunun sindirilmeye çalışıldığı yola girmesi oldukça üzücü ve can sıkıcı. Yılların emeği, çabası artık yeni kavramlar ile tanımlanıyor.

Büyük İslâm medeniyeti yerine Anadolu’ya sıkışmış küçük bir parçayı kurtarma ya da ona sarılma gibi bir açmaz söz konusu.

İslâm milleti çok parçalı. Her parçayı temsil eden birer bayrakları bulunuyor. Bu bayraklar bütüncül oluşun ötesinde ayrılığı derinleştiren simgeler. Özellikle Türkiye özelinde “tek bayrak” sloganı büyük oluştan vazgeçiştir. Bu, aynı zamanda çerçeveyi daraltmadır. İslâm milletini bütün olarak temsilden uzak. Böyle olunca bu, tamamen ırkî bir özellik kazanıyor ne yazık ki.

Oyunlar büyük oynanınca nelerin ne olacağı fark edilemiyor. Zamanla kimi durumlar belirginlik kazanıyor. Türkiye özelinde kendi bütünlüğünü de sağlayamıyor. Büyük bir savaş var. Irkî bir savaş. Bu iyice derinleşmiş durumda. Bunun sloganlar ile önüne geçilemeyeceği de ortada. Türkiye özelinde bütünlük sağlanamayacağı gibi, İslâm milletini temsil anlamında da ciddî bir sorun ve açmaz.

15 Temmuz darbe girişimi ırkî Kemalist ruhu iyice pekiştiriyor. İslâm düşüncesi adına kendilerine feda edenleri tanımlayan kavram oldukça ciddî bir sorun içeriyor. “Çılgın Türkler” sloganı basit bir tanımlama olamaz. “Şehitlik” kavramı ile bu sloganın bir aradalığı bile bir çelişki. Millet olma bilincinin önünü tıkayıcı. Büyük hedefe yönelişi engelleyici. Şu Suriye bataklığından sonra artık millet olma bilincinden çoktan vazgeçilmiş bulunuluyor. Millet olma ruhu büyük bir darbe aldı.

Millet bilinci bütüncüldür. Türkiye’deki onlarca kavmin topluluğun tanımlayıcı bile olamıyor sloganlar ve kimi kavramlar. “Çılgın Türkler” kavramının ayrıştırıcılığı sanıyorum pek hesaba katılmıyor. Zaten var olan derinleşmeyi hızlandırmaktan başka bir işlevi yok bunun. Düşünceyi batılı kavramlar ve oluşlar üzerine kuran anlayışın elbette birleştirici bütünleştirici olması beklenemez. Bu bakış açısıyla onlarca kavimden oluşan İslâm milletinin bütünlüğüne gidilemez. Böyle bir hayal söz konusu değil

Batı, kendi içinde bütüncüldür. AB ile Avrupa genelinde bir Katolik Hıristiyan ümmet birliği oluşumu sağlanıyor. Buna kimi dış unsurlar da dâhil ediliyor. Bosna Hersek AB’ye dâhil edildi. Çoğunluğu Müslüman olan bu topluluk bundan böyle bu yapı içinde eritilmiş olacak. Türkiye ise kapana sıkıştırıldığı şu zaman içinde refleks ile canını kurtarma telâşında. Dolayısıyla içteki baskın çevreler ile bir koalisyona gidiyor. Bu, zaten büyük idealden vazgeçişten başka bir şey değil. Zorun zoru bir durum.

“Tek vatan” sloganı da benzer durumu pekiştiriyor. Müslümanların yaşadığı bütün coğrafyalar Müslümanlara ait. İslâm milletinin ortak değeri. Kaldı ki Türkiye bu sloganıyla kendi kendisiyle de çelişiyor. Bir yandan Suriyeli Müslüman kardeşlerini barındırıyorken neden böylesi bir slogana gereksinim duyuluyor?

Bu gidişle kan ölçümlerine, kafatası ölçümlerine kadar gidilecek. Irkî ve mezhepsel çıkışların arkasında yatan şey bütünlükten vazgeçiş.

Bu sınırlayıcı kavramlardan sonra “Tek millet” slogan veya kavramının bir karşılığı olmaz. Sadece bir niyet olarak kalır. Çünkü Batı, İslâm milletinin bir arada olmasını arzu etmez, izin de vermez. Ancak onlara hizmet muhafazakârların eliyle de olabiliyor.

Kemalist rejim bundan daha iyisini bulamazdı. Beklenenin aksine büyük bir zafer kazanmış durumda. Bazen kazandığımızı düşündüğümüz durumların kayıp olduğu sonradan anlaşılıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?