Reklamı Kapat

Kaostan beslenen güç

Günümüzün egemen paradigması, batılılar kurduğu uygarlık kodlarıyla belirlenmiştir. Batının kökenleri ise Mısır uygarlığına, Yunan düşüncesine ve Roma İmparatorluğuna dayanmaktadır. Baktığımız zaman bu silsilenin toplumsal yapısı “tabakalaşma” üzerine kurulmuştur. Geçmişten gelen efendi köle ayrımı üzerine kurulu yapılar, günümüzde “öteki” kavramı üzerinde yeniden canlanmıştır. Günümüzde ötekiler olarak ifade edilen ise düşmandır. Çünkü asırlar boyu kendi içerisinde çatışmış batıyı bir arada tutan maya düşman paranoyasıdır. Asıl sıkıntı düşmanların ötekileştiriliyor olması değil, asıl sıkıntı öteki olarak gördüklerinin düşman olarak algılanıyor olması. 

Batılı tabiri geniş bir yelpazeyi kapsasa da, batının zinde, egemen ve çatışmadan beslenen gücü ABD, İngiltere ve İsrail’dir. Yalta Konferansında kurulan bu dünya, insanlığa ne huzur ne de barış sunabilmiştir. İnsanlık özgürlük ve demokrasi gibi süslü kavramlarla oyalanmaktadır. Yine de, halkların gerçekleri kavrama endişesi bu güç odaklarının her zaman gündeminde olmuştur. Bu yüzden ırkçı emperyalizm için, düşmanın varlığı önemlidir. Soğuk savaş bu amaçla on yıllarca insanlığı korku ve kaosla oyalamayı başarmıştır.

1990’ların başında doğu blokunun çökmesi ile birlikte mevcut çatışma ortamı ortadan kalkmış oldu. Bunun doğal sonucu olarak silah ekonomisinin daralan pazar alanlarına takviye yeni pazar ihtiyacı ortaya çıktı. Aynı zamanda düşmandan beslenen batı için, mevcut düşmanın tasfiye olması ile yeni bir düşman oluşturma zorunluluğu doğdu. Yeni düşmanın bulunmasında fazla da bir zorluk çekilmemiştir. Bulunan yeni düşman İslam’dır. Artık çatışmanın yönü Doğu-Batı ekseninden Kuzey-Güney eksenine kayarken, düşmanın rengi kızıldan yeşile dönüşmüştür. 

Irkçı emperyalizmin Müslümanları bütünüyle karşısına alması mümkün değildi. Çünkü tarihi miras olarak Müslümanlar bil kuvve bir güçtü. Bütünüyle karşısına alması durumunda bu gücü yeniden harekete geçirebilirdi. O yüzden ırkçı emperyalizm, hem İslam’ın yeniden şahlanışına mahal vermeyecek, hem de Müslümanları zan altında bırakıp savunma refleksiyle enerjisini boşa harcayacak özel bir düşmanı tercih etmiştir. Seçilen bu düşman terörizmdir. Batının zihinlere yerleşmesini istediği tanımıyla “İslami terörizm” dir. 

Irkçı emperyalizm, özellikle son otuz yıldır terörizm adı altında islamla savaşmaktadır. Çünkü mevcut güç odakları kurdukları zulüm düzenini tehdit eden tüm oluşumları terörizm ile yaftalayarak onlarla mücadele etmektedir. Oluşturdukları taşeron örgüt, maşa ve işbirlikçilerle Müslüman ülkeleri bu çatışmanın tam ortasına yerleştirmişlerdir.  Algıları yönetme güçleri ile bu savaşı kamuoyu nezdinde haklı konuma getirip, karşı tarafı yalnızlaştırmayı hedeflerler. Ve bunda da şimdiye kadar başarılı olduklarını söyleyebiliriz.

Müslümanların birlikte hareket etme kabiliyetleri yapay düşmanlıklar, mezhepçi kaygılar ve etnik ayrışmanın körüklenmesi ile daraltılmıştır. Buna rağmen ortak tavır alabilme fırsatımız her zaman için vardır. Sadece Müslüman ülkelerle değil, kurulan bu sömürü düzenine itirazı olan herkesle birlikte hareket edebiliriz. Irkçı emperyalizmi ayakta tutan onların sahip olduğu güç ya da servetleri değildir. Onları ayakta tutan mazlum ve mağdurların bu düzeni sorgulamıyor olmasıdır. Yani zihni tembelliğimizden kurtulamadığımız sürece fiili tembelliği üzerimizden atamayız. Hâlbuki batı uygarlığının temel taşlarını sorgulamaya başladığımızda çöküşleri de beraberinde gelecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?