İyi Şeyler Durağı

Az değiliz ümitsiz hiç 

Kırılmakla bitmez kalbimiz

Said Yavuz 

Bir kar küresine bakarken onun içindeki sihirli dünyaya adım atmaya benziyordu. Ansızın sizi buluveren bir neşe parlaması.

Koltuğun düğüm noktasından uzanan garip şey dikkatimi çekti. Başta bir çekirdek kabuğu ya da üzüm eziği olabileceğini düşündüğüm bu şeyin canlı olduğunu yakından bakınca hayretle anladım. İtinayla yukarıya yükselen bu tuhaf kabuk hafif ıslak bir görünüme sahipti. Sonra birden gri bir top bu kabuktan kurtulup koltuğun üzerinde hızlı çalımlarla gezinmeye başladı. Tuhaf ki bu bir böcek yavrusuydu. Muhtemelen koltuk henüz imal edilirken onun içine bir yumurta olarak düşmüş sonra her nasılsa bu garip cismin içinde kuluçka dönemini tamamlamış ve nihayet yeryüzüne çıkışını gerçekleştirmişti. 

Ondaki ferahlığı sevinci görmeliydiniz. Galiba ayaklarının olduğuna böylesine hızlı hareketlerle yeryüzünde dolaştığına hayret edip duruyordu. 

Uzunca süre beklediği karanlıktan nihayet kurtulmanın şaşkınlığını üzerinden atması biraz vaktini aldı. Ne yöne gitmeliydi? 

Ya biz hangi yöne gitmeliyiz? Propagandalarla işgal edilen zihinlerin olduğu kuyuya mı yoksa gerçeklere açık Rabbe güvenen huzura yelken açan sakin sabırlı telaşsız yollara mı? İkincisi daha makul görünüyor. Aklımızı yitirirsek bir şey kazanmış olmayacağız fakat umut bizi yaşamak için birtakım sebeplere bağlamasını bilecek. 

Geçen zamanda bir şeyi netlikle görür oldum. İnsanlar bu iki yoldan birini tutuyor ve ilkine gidenler ikincisinde yürüyenleri sürekli eleştirmek istiyorlar. Uzaktan onları izlerken içlerinden kinleniyor hatalarının çetelesini ilginç bir şekilde tutuyor ve kendilerine bu topladıkları ucuz malzemelerden bir eser inşa ediyorlar. Alıcısı oluyor mu bilmem fakat bana boş bir uğraş gibi görünüyor. 

Tartışma insanların zamanını çalmak için oluşturulan bir platformdur. Herkesin kendi fikir dünyasını bilmem kaç küsur yılda oluşturduğunu düşünürsek üç beş saatlik tartışmalar esnasında bu fikirlerinde en ufak bir değişim bir oynama mümkün olabilir mi? Bilakis herkes kendi fikrinin ne kadar doğru haklı ve yerinde bir tasarım olduğundan bahsedecek haliyle karşı tarafı esas düşünceye inanması için iknaa çabalayacak neticesinde öfkelenecek ya tatsız bir söz ile muhatabının kalbini kıracak ya da bir öfke patlamasıyla kendisini rezil edecektir. Netice olarak herkesin tek kazancı koca bir zaman kaybından fazlası olmayacaktır. Gerilimli bir atmosferde sağlıklı çiçeklerin yetişmesi beklenemez. Farkında olmadan kendimizi attığımız her tartışmada gerilimden başka bir hava elde etmemiz de olanaksız. 

Yıllardır televizyon kanallarının beslendiği merci de budur. Hararetli tartışmalar atışmalar öfke ve gerilim. Tuhaf bir şekilde izleyiciyi ekrana kilitler ve adeta aptallaştırır. Öte yandan onun mutlu dünyasını da kabusa çeviriverir. Toplum huzursuzsa televizyondaki yayınlarda bir sıkıntı var demektir. 

Güzelliğin tükenmesi mümkün değildir fakat bizim güzellik algımızın yitmesi tabiidir. En çok saldırı aldığımız kaybetmemek için farkında olmadan savaş verdiğimiz de budur. Aksi halde geçen günlerin saatlerin anlamını kaybedeceği kuşkusuz. Var olana iyi yanlarından baktıkça nefes almak kolaylaşacak. 

İyi şeyleri kaybetmeden.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hatice Çay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?