Reklamı Kapat

Gaz alan değil, veren yayın organı; Milli Gazete

Geçtiğimiz perşembe günü Millî Gazete 45. kuruluş yıldönümünü kutladı. Yayın hayatına başladığı günden bu yana “çizgisinden milim sapmadan”, hikmetle insanlara hakkı anlatmak kolay iş değildir. 

Yeryüzündeki Müslümanların gündemini belirleyen ve acılarını paylaşıp dünyaya yansıtan oydu. Bundan dolayı ümmetin “yeryüzündeki sesi” tanımını hak etti.

“Müminler ancak kardeştir” İlahi düsturunun ne anlama geldiğini yıllar boyu yaşayarak gösterdi.

Mazlum coğrafyaların sesi olarak yayınlarında şahısları ve cemaatleri değil; yanlışı hedef aldı. Böyle bir gazetenin farkı, ancak yokluğunda anlaşılır.

***

“Millî Gazete okumuyorum, beğenmiyorum” diyenlerin suçluluk psikolojisiyle göz ucuyla gizli gizli baktıkları ve merakla izledikleri gazetedir.

Her devirde egemen güçlere rağmen eğilmeden, bükülmeden çizgisini koruyan; yangına körükle gitmek yerine, meselelere soğukkanlılıkla yol gösteren, zulme karşı direnişinde heyecanı dolu bir gazete.

Arkasındaki holdinglerin ve baronların desteğiyle çıkan gazetelere inat duyguları okşayan değil; fikirlere tercüman olan, gündemin gizli noktalarını ortaya koyan ve sükûneti elden bırakmadan çözüm üreten muhtevası dolu bir gazete.

***

Hemen her alanda doyurucu yazıları insana bilgi ve şuur verir, ufuk açar. Geyik muhabbeti tarzında boş lakırdı ve gönül eğlendirmeye yer yoktur. Hem yazar hem okuyucu kitlesi itibarıyla bir okul vazifesi görür.

İlk günden beri durduğu çizgide yoluna devam ederken kimler gelip geçmedi ki bu rahle-i tedristen! Hep sadıklar, bilhassa da her satırının altını çizerek okuyan gönüldaşları kaldı.

Okuyucusuyla bir bütün olduğundandır ki, Hatay’dan Samsun’a, Ağrı’dan Edirne’ye tüm okuyucuları aynı bakış açısı ve şuura sahiptir.

Yokluğunuzda muhafaza edilecek ve hepsi tek tek okunacak, çoğu kimse için sabah ilk ihtiyaç, enerji ve hayat kaynağıdır.

Bu nedenledir ki evine Millî Gazete giren insanın şuuru sarsılmaz. Yüzlerce örnekten bahsetmek mümkün ancak sadece bir örnek olarak; davanın köklü çınarlarından olan bir büyüğümüzün, kızını gelin ederken damattan “kızının evinin Millî Gazete abone yapılması” şartı koşması boşuna değil.

***

Belli ki gazetenin tirajı düşük. Ancak okunma oranı ve etki gücü ile yüzbinlerce satan gazeteleri fersah fersah geride bırakır.

Zaman zaman ülke çapında başlatılan kampanyalarla ve büyük özveriyle arkasında sadık kitle var. Deyim yerinde ise çeyizlik eşya gibi süsleyip kurdele bağlayarak- gerçekleştirilen Millî Gazete Dağıtım Kampanyası ile Hakk’ın sözünün geniş kitlelere ulaşmasını sağlamaları, gazetenin arkasındaki gizli kahramanlar olan adanmış ve fedakâr insanların bir göstergesidir.

Bir dostumuzun, “Bu imkânsızlıklarınıza rağmen bu kadar içeriği dolu, her cümlesi dikkatli okunacak bir gazeteyi nasıl çıkarıyorsunuz, şaşmamak elde değil! Bir ayda ancak

çıkarılabilecek kalitede ve doluluktaki bir gazeteyi, hem de her gün yayınlıyorsunuz!” sözü hâlâ kulaklarımda yankılanır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Doç. Dr. Necmettin Çalışkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?