Ölçüyü kaçırmak

Ölçü eski tabiriyle mizan, bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme olarak açıklanır Türk Dil Kurumu sözlüğünde. Aynı zamanda bir konuda aşırı olmama, ılımlı, uygun olma hali de vardır açıklamaların arasında.

Dinimiz bizlere her konuda ölçülü davranmayı ve aşırıya kaçmamayı emreder. Bakara suresi 143. ayette “Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık…” buyurmaktadır Yüce Allah (C.C.). Görüldüğü gibi “Orta ümmet” biz Müslümanlar için dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Her alanda ölçülü davranarak aşırılıklardan da kaçınmamız gerekmektedir.

Ölçü söz konusu olduğunda bir de ölçüyü kaçırmak gelir insanın aklına. Ölçüyü kaçırmak yiyip içmekte ya da davranışlarda aşırıya kaçmaktır lana itibariyle. Hem nimet boyutu hem de insani boyutu olan bir deyimdir. Biraz üzerinde düşününce de aslında çok mühim bir konudur ölçülü olmak ve ölçüyü kaçırmak.

İsterseniz biraz düşünelim ölçü ve ölçüyü kaçırmak hususunda! Hayatımızın hangi alanlarında, devrelerinde ölçülü davranmışız ya da ölçüyü kaçırmışız? Çocukluk devresi daha ziyade soyut değerler üzerinde bina edildiğinden pek ölçüden anlamaz insanoğlu. Ergenlikle başlayan dönem aslında ölçünün de başlangıç devresidir. İşte ömrün son anına değin yaşantıyı şekillendiren de aslında bu evredir bana göre. Zira bu dönemde edinilen alışkanlıklar ilanihaye gitmektedir. Bu devrede ölçü ve ölçüyü kaçırma hususunda dikkatli olanlar ömürlerinin sonuna değin bu konuda zorluk yaşamamaktalar. Demek ki ölçü hususu gençlerimize öğretilmesi gereken önemli bir husus! Gençlerimiz ölçülü davranmayı ve hangi hallerin ölçüyü kaçırmak olduğunu iyi bilmeliler. Tabi bu da anne babaların onlara vereceği eğitimin bir parçası olacağından öncellikle anne babalar ölçülü olmak zorundalar. Yoksa onlar ölçüyü kaçırırlarsa çocuklarına neyi, nasıl öğretecekler değil mi?

Devletler de insanlar gibidirler aslına bakarsanız. Onların da her hususta ölçülü davranmaları ve dikkat etmeleri gereklidir. Devletin ölçüyü kaçırması bireyin kaçırması gibi değildir. Zira koskoca bir millet ölçünün kaçmasından etkilenebilir ve sıkıntılı duruma düşebilir. Devlet idarecilerinin bu hususa özellikle dikkat etmeleri lazımdır. Aksi halde ülke mizanda dengesizliğe düşer ki bu tam bir felaket olur Allah muhafaza!

Eleştiride de ölçülü olmak gereklidir. Zira eleştiri aynı zamanda hak kavramını da içermektedir. Bir durumu, insanı haksızca eleştirenler ve eleştirirken ölçüyü kaçıranlar bilerek veya bilmeyerek karşısındakinin hakkına da tecavüz etmiş olurlar. Günümüzde belki de en az dikkat edilen ve ölçünün en çok kaçırıldığı konuların başında gelmektedir eleştiri konusu. Sosyal medyanın da hayatımıza girmesiyle daha farklı bir boyut kazanan eleştiri bu alanda haksızlığa hatta hakarete varan ölçülere varmakta. İnsanlar kıyasıya birbirlerini eleştirirlerken ne hak ne de hukuk tanımaktalar. Özellikle siyasi alandaki eleştiriler insanın midesini bulandıracak derecede ölçüsüz ve seviyesiz yapılmakta, insanlar acımasızca karşısındakine saldırarak kendisiyle aynı düşünceye sahip olmayanları yerden yere vurmaktalar. Oysa bir konuda herkes elbette aynı düşünceye sahip olmayabilir. Hele konunun siyasi boyutu varsa birbirinden farklı pek çok düşüncenin olması da doğaldır. Fakat burada doğal olmayan şey insanların tahammül etmemeleri ve kendisi gibi düşünmeyenlere karşı yargısız infazda bulunmalarıdır. Ölçü bir kere kaçtı mıydı giderek eleştirinin dozu artmakta ve sonrasında eleştiri iftiraya dönüşmektedir.

Toplum olarak zor bir süreçten geçiyoruz. Elbette ki bu zor süreçte herkes üzerine düşeni yapmak ve ülkemizin selameti açısından sabırlı olmak zorundadır. Millet olarak her zamankinden daha fazla anlayışa ve toplumsal uzlaşıya ihtiyacımızın olduğu günlerdeyiz. Belki de birlik beraberliğe en çok muhtaç olduğumuz devirdir bu devir. İşte eleştirilerimizde biraz ölçülü olsak insanların ne demek istediklerini anlamak için biraz daha gayret göstersek bu beraberlik daha kolay sağlanacak diye düşünmekteyim. Kendimizi bir hesaba çekip nerede ölçüyü kaçırdığımızı düşünmenin tam zamanıdır. Yoksa hepimiz kaybedeceğiz…

Minik bir tebessüm

Üst düzey yönetici kursu

Bir grup mühendis bir televizyondaki yarışma programı için bir adaya bırakılır. Yanlarında sadece giyeceği elbiseleri ile adaya bırakılan mühendisler hayatlarını yardım almadan idame ettireceklerdir. Mühendisler önce bir ağaçtan ev yapmak için kolları sıvarlar. Göz kararı ölçü alamadıklarından kimisi tek gözünü kısıp başparmağı ile ölçü alır kimisi karış ile ölçerek, özenerek işlerini yaparlar.

Bu arada içlerinden bir tanesi iş yapmadığı gibi sürekli olarak mühendisleri eleştirerek kendisinin daha iyi yapacağını söyleyip, yaptıkları işi de beğenmezmiş. Gün geçtikçe eleştirilerinin dozu artınca diğerleri artık dayanamaz ve yaka paça adamı tutup senin derdin nedir diye sorarlar. Tüm kameralar onlara dönmüştür ve canlı yayındadırlar. Adam:

- Arkadaşlar ben buraya gelmeden üst düzey yönetici kursu almaya başlamıştım, alışkanlık yapmış bende. der…

İlgilisine notlar:

* “17- Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir. 18 - Hem insanlara karşı avurdunu şişirme (kibirlenme) ve yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah övünen ve kuruntu edenlerin hiçbirini sevmez. 19- Yürüyüşünde mutedil ol; sesini biraz kıs; çünkü seslerin en çirkini şüphesiz merkeplerin sesidir” (Lokman Suresi ayet: 17 - 19)

* “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz” Hadisi Şerif (Buhârî, İlim 11; Müslim, Cihâd 5)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?