Reklamı Kapat

Gücün imtihanı çetindir

İnsanlığın en büyük imtihanı güçle yaşadığı imtihandır. İktidar veya ekonomik gücü eline geçirenler için, artık bu büyük imtihan süreci başlıyor demektir. Bu imtihanın tek sorusu vardır, o da adalet. Soru kolay bir sorudur, fakat cevabı zordur. Çünkü adaletin tesisi bedel ister. Bu bedeli yüreğinde taşıyarak bu güce talip olmak gerekir. 

Bu çetin imtihanı ancak yaşayarak anlayabiliriz. Yoksa sınanmadığımız imtihanın kahramanı olmak kolaydır. Aslında hayatımızın küçük parçalarında hep güçle yoklanıyoruz. Bunun farkında olmamız kendi imtihanımız için önemlidir. Aynı zamanda ilerdeki imtihanlarımız için bir ölçüdür. İlk taşı atan günahsız olmak, imtihanın sırrına vakıf olmayı gerektirir. Yoksa taş da boldur, taşlanacaklar da boldur, taşlayacaklar da. 

Franz Kafka’nın Aforizmalar kitabında dikkat çekici bir sözü vardır: “İnsan ancak olabildiğince az yalan söylediğinde olabildiğince az yalan söylemiş olur; yoksa olabildiğince az yalan söyleme fırsatını bulduğunda değil”. Müslümanların güce yönelik taleplerini ve güçle yaşadığı imtihanlarını bu pencereden değerlendirmek gerekir. Bu yüzden muhaliflerin söyledikleri söylem olarak büyük ölçüde doğrudur. Ama sağlaması yapılmış bir söylem değildir bu. Çünkü sağlaması ancak gücü ele geçirilince yapılabilir.     

Varmaya çalıştığımız yer ile vardığımız yer arasındaki uçurum bizim güçle olan imtihanımızı kaybetmeye götürecektir. O yüzden gittiğimiz yeri bulmak için ara ara durup geldiğimiz yere bakıp, oradan istikamet ve yön sağlaması yapmamız gerekiyor. Çünkü varacağımız yeri önceden hesap ettiğimiz için, geldiğimiz yerin koordinatları sağlamdır. İstikamet geldiğin yer ile gittiğin yer arasındaki bir doğru parçası gibidir. İmtihanı başarabilmek de, iktidar ve para yüküyle bu doğru çizgiyi takip edebilmekten geçer. 

İktidarla ve parayla güçlenenler için en büyük tehlike hadsizliktir, yani gücün hadsizliği. Had bir ölçü birimidir, adaletin sağlanması için bir ölçüdür. Haddini bilmek, haddini aşmak gibi deyimler Anadolu irfanı için önemli sözlerdir. Bir insan haddini aştığı zaman adaletten sapmış demektir. Adalet mecburi olarak tesis edilmesi gereken bir kavramdır. Yoksa gücü elinde bulunduranların lütfuna bağlı değildir / olmamalıdır. 

Merhum Aliya’nın “benim düşmanlarıma karşı tek borcum vardır; o da adalettir”, ifadesi boşuna söylenmiş bir söz değildir. Allah insanlara hac zamanında şeytanı taşlarken bile bir had koymuştur. Taşın sayısı ve atış şekli bellidir. Cezalar da, mükâfatlar da bir ölçüyle yani hadle belirlenmiştir.    

İnsanı hadsizliğe iten iki kötü haslet vardır; bunlar hırs ve kindir. Kin sevgi ve sabırda hadsizliğin göstergesidir, hırs ise şükürde hadsizliğin.  Sevgi, saygı ve şükür gücü elinde bulunduranlar için büyük bir fırsattır. Çünkü sevgi, saygı ve şükürden adalete, adaletten merhamete giden güç, imtihanı kazanma yoluna girmiştir.

Güce talip olmak kolaydır, gücü ele geçirmek ise zordur. Ama en zor ve çetin olanı, güce hakkını vermektir, gücün haddini bilmektir. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Muhammet Esiroğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?