Reklamı Kapat

Tek adam rejimi 1923’te başladı

Milli Mücadele döneminde birlikte hareket eden Mustafa Kemal, Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, Refet Bele, Rauf Orbay, Ali Çetinkaya ve Ali Fuat Cebesoy gibi komutanlar, bu mücadele bitip sistem hakkında karar verme aşamasına geldiklerinde aralarında bazı görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Mustafa Kemal, İsmet İnönü’yü yanına alarak “Birinci Meclis”teki İslamcıları saf dışı etti. “İkinci Grup” olarak bilinen ve Ali Şükrü Beyin liderliğindeki milletvekilleri, 8 Nisan 1923 tarihinde parlamento dışı bırakılmış, liderleri Ali Şükrü Bey de, Topal Osman tarafından öldürülmüştü. Bu cinayette Mustafa Kemal’in parmağı olduğunu düşünen o günkü Başbakan Rauf Orbay, bu olayı aydınlatmak istemiş; bunu haber alan Mustafa Kemal, Topal Osman’ı ortadan kaldırtarak olayı kapatmıştı.

Bu olaydan sonra, Mustafa Kemal, Rauf Orbay’ın kendisini yargılamak için fırsat kolladığının farkına varmıştı. Bir taraftan İslamcıları saf dışı ederken, diğer yandan İttihatçı ve Saltanat yanlılarıyla da -ki bunlardan bazıları kendi arkadaşlarıydı- hesaplaşmak gerektiğini düşünen Mustafa Kemal ve İsmet İnönü, yeni kurulacak olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın “Cumhuriyet” ismini kullanacağı duyumu üzerine Halk Partisi’nin ismini “Cumhuriyet Halk Partisi” olarak değiştirdi.

İktidar partisi olan Halk Partisi’nin içinde beliren ittihatçı, İslamcı, saltanatçı ve sair düşünceden kişilerin “Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası” adıyla yeni bir parti kurması üzerine, bu yeni muhalefete karşı önlem almaya karar verildi. Yeni kurulan muhalefet partisi Erik Jan Zürcher’e göre ekonomide liberalizmi benimsemişti. Aslında bu parti, farklı görüşlü kişilerden müteşekkildi. Bunlar, Zeki Kadirbeyoğlu gibi hilafetçi, Adnan Adıvar gibi sol görüşlü, Rauf Orbay ve Refet Bele gibi saltanatın kaldırılmasına karşı çıkanlar ile İttihat Terakki geleneğinden gelen eşhastan oluşuyordu. Daha önce saltanat hakkındaki görüşlerini sorduğu Rauf Orbay ve Refet Bele’nin padişaha bağlılıklarını gören Mustafa Kemal, bu kişilere karşı önlem almıştır. Mustafa Kemal, ilk önce asker vekillerin, “ya askerliği ya da vekilliği” tercih etmesini zorlayan kanunu çıkarttırdı. Böylece birçok rakibi askerlikten istifa ederek milletvekili olmuştu. İkinci olarak şahin politika izleyen İsmet İnönü’nün yerine Fethi Okyar’ı Başbakan atayarak Halk Partisi’ndeki kırılmayı engellemek istedi. Bunda da bir nebze başarılı oldu. Bu arada Şeyh Said İsyanı’nın çıkması Mustafa Kemal için bir fırsattı. Hemen Fethi Okyar’ı Başbakanlıktan azlederek yerine İsmet İnönü’yü getiren Mustafa Kemal, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nı kapatma yolunu açmış oldu. İsmet İnönü’nün Başbakan olmasıyla, meclisten hükümete olağanüstü yetkiler veren “Takrir-i Sükun” kanunu çıkartıldı. “Şeyh Said İsyanı” bahane edilerek Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatıldı. Bu olayın bir sene sonrasında gerçekleşen İzmir Suikasti’nde bazı kişiler Terakkiperverci olduğu iddiasıyla idam edildi. Rauf Orbay yurtdışında olduğu için kurtuldu, gıyabında on yıl hapse çarptırıldı. Kazım Karabekir de Mustafa Kemal’le hukukundan dolayı ev hapsine mahkûm edildi. Böylece Mustafa Kemal, kendisine karşı ortaya çıkan ilk muhalefet partiyi kapattırarak kafasındaki rejimi kurmak için uygun ortamı hazırlamış oldu. Aslında ilk muhalefet denemesi uygun ortamı bulamadan sert tedbirlerle kapatılmış ve cezalandırılmış oluyordu. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve sonrasında yaşanan Serbest Cumhuriyet Fırkası deneyimlerinin başarısız olması ve Mustafa Kemal’in ölümü akabinde İsmet İnönü, muhalifler partiye çağırarak çok başlılığı önlenmeye çalışmıştı.

II. Dünya Savaşı’nın yaşandığı 1945 yılları gerek ekonomideki daralma gerekse demokrasilerin güçlendiği bir tarihe tesadüf etmekteydi. Sovyetler Birliği’nin şahin politikasına karşı Amerika ve İngiltere’ye yanaşan İsmet İnönü, bu ülkelerin demokrasi baskıları sonucu çok partili hayata geçmek zorunda kaldı. CHP içindeki Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Hikmet Bayur gibi milletvekilleri 7 Ocak 1946 tarihinde Demokrat Parti’yi kurdu. Aynı yıl yapılan seçimlerde Demokrat Parti 465 sandalyenin 62’sini kazandı. 1923 yılında başlayan, muhalif unsurları cebren sindirerek hayatiyetini devam ettiren “tek adam rejimi”, ancak 1946 yılında çok partili hayata geçilmesiyle son buldu. Bu son buluş, askeri darbe ve muhtıralarla tekrar ikame edilmeye çalışıldı. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Siyami Akyel - Mesaj Gönder



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket EYT konusunda ne düşünüyorsunuz?