Reklamı Kapat

İstikamet üzere kalabilen değiştirir

Eğitim sorununun zirvede olduğu bir dönemde müfredata istikamet, öğrenciye nitelik kazandırmak bir duruş meselesidir. Bu duruşu öğrenciye, okula, aileye ve sosyal çevreye kazandırarak geleceği sağlıklı olarak ele almak önemli bir misyondur. Bu misyon zamanla muhtevayla biçimi birlikte ele alma,  niteliği sürekli yenilikle beraber destekleme vizyonuna ulaşabilir. Ancak buna ulaşmak için; “yeni bir sisteme ve anlayışa vesile olmak” gerekiyor. Gerçekten buna vesile olmak isteyenler önce kendi olmalarını başarmalıdır. 

“Kendi olma” çabası meselelere bütüncül bakmanın bir sonucudur. Bu bütüncül bakışa sahip herkes kendine önce şunu sorar: “yeni anayasa” için seçmenden üç kez (2011-2014-2017) oy isteyen bir anlayış değişimi başlatabilir mi? Kendi olma bilinci, “bu ülkenin dünyanın mazlum, mağdur, sömürülen ve geri bırakılmış halklarına sadece 15 Temmuz’da değil, 15 Haziran’da da (1997) nasıl örnek olduğunu hatırlatmalıdır. 

İstikamet sormayı, sorgulamayı gerektirir. OHAL’de soralım: “Millete tepeden bakanlar, darbeciler, ne zaman yönetime el koymuşlarsa ilk işlerinden biri olarak eğitime, okullara, öğrencilere, müfredata müdahale etmek olmuş”sa, neden “milli” görünenler on beş yıldır iktidarda olduğu halde işe eğitimden başlamadılar? OHAL’de sorgulayalım: “İşgalci vesayet odakları ve darbeci zihinlerden dolayı halka düşmanca davranılan dönemler yaşanmışsa” neden kutuplaşma diline sarılanlar destek buluyor?

Herkesin mazeret üreterek bir yerlere savrulduğu bir dönemde sivil kalmak çok önemlidir. Bu duruşu “istikamet üzere” gerçekleştirmek ise daha da önemlidir. Çünkü ancak “nitelikleriyle köklü, yenilikleri ile öncü” olan bir mücadele, özgürlüğümüzü ve bağımsızlığımızı pekiştirerek insanlık krizi yaşayan dünyaya umut olabilir. Bu umut, sözünü söyleme ve sorumluluğunu kuşanma bilinciyle buluştuğunda, emin olun halkın sesi ve milletin iradesi, devlet yönetimine tam yansıyacaktır!

ÖNCÜLÜK

“İslam’da erkler ayrımı vardır”’ diyerek yüzlerce hukuk ve ilahiyat fakültesine taş çıkartan Prof. Dr. Cevat Akşit hocamız, âlimlerin tek başına bir muhalefet kurumu olduğunu ispat etti.

ÖNCELİK

“7 İklim” yaşasak da, “Müslümanca duruş” adına iz bırakarak yol gösteren üstadımız Ali Haydar Haksal hocamızın “fahri doktora” alması, eli kalem tutanlara umut saçmıştır.  

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Veli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?