Reklamı Kapat

Referandum en çok sol kesime yarayacak!

Son sürat yeni bir seçime doğru gidiyoruz. Bu seçim diğerlerinden farklı bir seçim üstelik! Halkımızın nadiren karşılaştığı seçim türlerinden! Türkiye’nin idari yapısıyla ilgili bir değişiklik yapılacak ve halkımızın fikrine danışılacak olan bir seçim. Bu açıdan oldukça önemli ve iyice düşünülüp karar verilmesi gerekiyor.

Parlamenter demokrasi ile idare edilen ülkemiz eğer 16 Nisan’da teklifi kabul ederse ülkemiz artık “Başkanlık” ayarında Cumhurbaşkanlığı ile idare edilecek. Konu başkanlık olunca ilk akla gelen iki partinin çekişmesi oluyor haliyle değil mi?

Mevcut sistemde pek çok parti iktidar olabilmek için mücadele ediyor. Ama söz konusu başkanlık seçimleri olduğunda en çok oyu alan iki partinin yarışması akla geliyor.

Mevcut şartlarda iktidara oynayan sol partilerin tek başına iktidara gelmesi çok zor gözüküyor! Zira yüzde yirmi beş - otuz civarında oy alan bir partinin en fazla koalisyonun büyük parçası olarak iktidara gelmesi söz konusu. Ama başkanlıkta öyle olmuyor işte. İki parti yarışacağından ve günümüz şartlarında sağ ve sol diye nitelendirebileceğimiz seçmenin ağırlıkta olduğunu da göz önüne alacak olursak; sağda kimin olacağı belli olmayabilir ama solda şimdilik CHP tüm sol seçmene hitap edecek bir parti konumuna yükseliyor.

Bu bir futbol yazısı değil elbette ama konuyu futboldan örnek vererek izaha çalışalım. Malum Avrupa çapında iki tane önemli organizasyon var biri Şampiyonlar Ligi diğeri Avrupa Ligi. Şampiyonlar Ligi’nde bildiğiniz gibi her ülkeden belli bir başarıyı elde eden takımlar müsabaka yapma hakkı kazanmaktalar. Avrupa Ligi’nde de aynı ülkelerin daha alt sıradan başarı kazanmış takımları bulunuyorlar. İşte teşbihte hata olmasın ama CHP mevcut haliyle Avrupa Ligi’nde mücadele edecekken başkanlık sisteminde her seçimde bırakınız Şampiyonlar Ligi’nde oynamayı direk finale katılma hakkı elde edebiliyor. Hatta eğer biraz da şansı yaver giderse finalde kupayı kazanma ihtimali de mevcut.

Sağ ve sol seçmen çeşitli partilere irili ufaklı oy yüzdeleri ile dağılmaktalar. Onlarca partinin yarıştığı bir seçimde bindelik de olsa yüzdelik de olsa belli bir rakamda her partinin seçmeni bulunmakta. Yüzde on barajını geçenler Meclis’te aldıkları oy oranına göre temsil hakkı kazanırken diğerleri milletvekili çıkaramadıklarından Meclis’te temsilci bulunduramıyorlar. Bu da seçmen nezdinde temsil hakkının elinden alınması anlamına gelmekte ve yüzde on barajı yıllardır tartışılmaktadır.

Referandumda önümüze konulan sistemin kabul edilmesi halinde yüzde elliden bir oy fazla alan kişi ülkenin başkanı oluyorken geri kalan yüzde elliden bir oy eksik alan kısım temsil hakkını kaybetmiş olacaktır.

Son altmış yılda sol zihniyetin tek başına iktidarda olduğu dönem 1923 – 1950 yılları arasıdır. Ki bu yıllar tek partili seçimlerin yapıldığı yıllar olarak bilinmektedir. 1950’den sonra Demokrat Parti Adnan Menderes ile 10 yıl, Adalet Partisi Süleyman Demirel ile 6 yıl, Anavatan Partisi Turgut Özal’la 8 yıl ve Adalet ve Kalkınma Partisi Recep Tayyip Erdoğan’la son on beş yıldır tek başına iktidar olmuştur. Genel seçimlerde sol partiler tek başına iktidara gelemeseler de ya birinci ya da ikinci olarak seçim yarışını tamamlamışlardır. Yani her seçimde ilk ikinin arasında olmuşlardır. Bunun bir tek istisnası var bildiğim kadarıyla o da 1995 yılında Refah Partisi’nin birinci geldiği seçimlerdir. Bu seçimde milletimizin asli kimliğinin sandığa yansıması sonucunda RP birinci, ANAP ikinci, DYP ise üçüncü olmuştur. Solun o zamanki güçlü temsilcisi DSP dördüncü olurken diğer sol parti CHP beşinci sırayı almıştır.

Günümüzde ise oy oranı belli bir rakamın üstüne çıkamayan ve milletle olan kavgasını hâlâ bitirememiş bir söylemde bulunan sol zihniyetin bırakın iktidar olmasını ana muhalefet olarak kalabilmesi bile giderek zorlaşmakta. Tüm çabalara rağmen sürekli oy kaybına uğrayan bir yapıda seyir ediyor sol partilerin gidişatı.

İşte şimdi referandum kabul edilirse yapılacak ilk seçimde gittikçe eriyen yapıdaki bu sol zihniyet adeta neşvünema bulacak. Zira tüm muhalefetin tek temsilcisi konumuna yükseleceğinden hükümetten memnun olmayanlar mecburen bu partiye oy vermek durumunda kalacaklar. Bu da yerlerde sürünme aşamasına gelmiş olanları –bana göre bu değerlendirme- yeniden ayağa kaldırarak mücadele azmi aşılamakla eş değer bir davranıştır.

Referandum sürecini farklı bir bakış açısı ile değerlendirelim istedik bu yazı ile. Olumlu ya da olumsuz eleştiriler olacaktır elbette. Onlar da kendilerince haklıdırlar mutlaka. Saygı duyarım…

Selam ve dua ile…

Minik bir tebessüm

Öldüğünden eminim

Ormanda dolaşan 2 avcıdan biri birden bire yere düşer. Arkadaşı, düşen adamın nefes almadığını ve gözlerinin ferinin söndüğünü görür. 

Bunun üzerine telefonla acil yardımı arar.

- Arkadaşım öldü, ne yapabilirim diye sorar.

Telefondaki ses yanıtlar:

- Sakin olun. Size yardım edebilirim. Ama önce arkadaşınızın ölüp ölmediğinden emin olalım.

Telefonda bir süre sessizlik olur ve bir silah sesi işitilir. 

Avcı telefonu tekrar eline alır ve şöyle der:

- Evet, tamam. Artık öldüğünden eminim. Şimdi ne yapacağım?”

İlgilisine notlar:

* “Bu ülke (ABD) caniler tarafından idare edilen bir ülkedir. Hiç kimse efendisini, hizmetkârından iyi bilemez.” Malcolm X

* “Yönetmek, insanlara yapılması gerekeni yaptırmaktır. Liderlik insanların yapılması gerekeni yapmak istemelerini sağlamaktır. Yöneticiler iter. Liderler ise çeker. Yöneticiler emir verir. Liderler iletişim kurar. Liderler doğru işi yapan kişilerdir; yöneticiler işleri doğru yapanlardır.”

WarrenBennis

* “Her şeyi ifsat edecek bir bela vardır. Bu dinin afeti de kötü idarecilerdir.” Hadisi Şerif (Camiu-s Sağir, C: 1 Hadis: 479)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?