Haksal’dan İki Kitap

Milli Gazete yazarlarından öykücü Ali Haydar Haksal, 2017’de biri öykü diğeri roman olmak üzere iki yeni eserle yeniden esenledi okurlarını. 1987’nin Mart ayında yayın hayatına başlayan ve bugün artık 30 yaşını dolduran Yedi İklim dergisinde hemen her ay denecek kadar fasılasız olarak denemeler, incelemeler, araştırmalar, değiniler, öyküler ve hatta şiirler kalem almış olan Haksal, verimlerini kitaplaştırmayı sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl içinde gazetedeki yazılarından bir demeti Güncel Yanılgı Karşısında Müslümanca Duruş adıyla MGV Yayınları tarafından basılmıştı. 

Haksal son olarak Kör Kuyu adını verdiği bir roman ve Aradan Geçen Uzun Yıllar adını verdiği bir öykü kitabıyla çıktı okurların karşısına. İz Yayıncılık etiketiyle okurlarla buluşturulan kitaplar, öykücülüğümüzün önemli duraklarından olan ve kendi sesini erken bir dönemde, hemen hemen ilk kitabı Evdeki Yabancı ile birlikte- bulduğunu söyleyebileceğimiz Haksal’n yeni öykü ve roman duraklarını gösteriyor. 

Yedi İklim dergisinde Yunus Emre Özsaray ile birlikte bir özel sayı hazırlamıştık, Ali Haydar Haksal adına. 2010 yılının Ocak ayına denk gelen 250.sayısında. Haksal’ın öykü dünyasını anlatan yazıların ortak birkaç noktası vardı: 

Haksal, ara ara köye göz kırpsa da, kent yaşamından şikyetçi olsa da kahramanları; bir kent öykücüsüdür son tahlilde. Kentli insanları, modern şehirlerin insanlarını, ev ile iş arasında sıkışıp kalmış insanlardır onun öykülerindeki tipler. Öykülerinde çokluk benöyküsel dil kullanır. ara ara ironiye de sığınır üslubu. Aşağı yukarı böyledir haksal öyküsünün genel özellikleri.

Haksal, yayımladığı her öykü kitabıyla öykü evreninin çeperlerini genişltmekte, yeni daireler kurmaktadır. Haksal’ın bu tavrı, onu takip edenler çin heyecan verici ve merak ettirici bir duurm. özellikle nitelikli okuyucu ne demek istediğimi anlayacaktır. bugün artık edebiyatın da sırtını oyuna dayadığı bir dönemde, Haksal’ın içerikten taviz vermeden şekilsel ve biçemsel  kimi atraksiyonlarla durumu kurtarması öykümüz adına önemli bir özellik. zira sırtını oyuna dayayarak, okuru da oyuna çeken öykü, anlatıdan, hikayeden ödün verdiği için unutulup gidecektir; zannımca.

Hemen her kitapta yeni bir öykü dairesi çizer demiştik Haksal için. Benzerbir durumu Rasim Özdenören öyküsünde de görmek mümkün. Özdenören’in Hastalar ve Işıklar kitabı, ikinci yeni etkisiyle oluşan bir lisanla inşa edilmiş. Sonra gelen ve benim 3Ç diye kısalttığım Çözülme, Çok Sesli Bir Ölüm ve Çarpılmışlar mekan olarak taşrayı merkeze alarak insanoğlunun yaşadığı zorlukları trajedi/facia boyutuna çıkartarak ve ruhsal derinliklere inerek anlatmaktadır. 3Ç’nin maddeci köy edebitaından ayrıldığı ve kendisini bugünün okuruna da kabul ettirebilen özelliği madde ile mana arasındaki uyumsuzluğu manaya değinerek anlatabilmesidir... Ardından Denize Açılan Kapı ve tasavvufa açılan pencere. 

İmkansız Öykülerle yeni bir anlayış ve pencere daha. İddiam odur ki, İmkansız Öyküler sadece Türk edebiyatında değil, dünya edebiyatında da eşine rastlamadığımız bir anlatı tekniğine sahip... Eleştirmenler henüz bu kitabın hakkını vermediler. Ben ve Hayat ve Ölüm’ün hakkı da verilmemişti. Lakin Özdenören o mıntıkada epeyce yol yürüdü. Son olarak Uyumsuzlar... O da yeni bir evren, Özdenören öyküsünde.

Haksal da hemen her kitabıyla farklı öykü evrenleri kurabilmekte. Onu canlı ve diri tutan da bu olsa gerek. Haksal’ın Özdenören’e nazaran daha yoğun bir içsel çatışmadan yana olduğunu söyleyebiliriz. İki hikayenin birbiriyle akraba olduğunu görebiliriz. Haksal, Özdenören öyküleriyle beslendiğini birçok yerde açığa vurmuştur zaten. Bu anlamda Aradan Geçen Uzun Yıllar, Haksal’ın yeni bir öykü evreni kurduğunu gösteren ilk metindir. Kanaatimce Haksal, bu evrende bir müddet dinlenip dillenecek. Belki de br iki kitap daha yayınlayacak. 

Son olarak bir hakkı teslim etmemiz gerekiyor. Haksal’ın kitaplarının yayıma hazırlanmasında emeği geçen Mehmet Özger’in  çağcıl ve batıcıl anlamda bir editörlüğün nasıl yapılacağını bizlere gösterdiğini belirtmeliyim. bu vesileyle kendisini tebrik ediyorum.

Kör Kuyu adlı romanı da bir başka yazıda değerlendirmeye çalışalım nasipse.

# DİĞER MAKALELERİ

Yazar İsmail Demirel - Mesaj Gönder



Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Seçim barajı ile ilgili ne düşünüyorsunuz?