İyi kötü

Güzel Şeyler: TV5 yeni bir toparlanma, daha ötesi hamleye hazırlanıyor. Hamle öncesi sessizlik iyi şeyler olacağını fısıldıyor kulağımıza. Kanaatim odur ki TV5 sadece haber kanalı olsun. İçerisinde kültür-sanat programlarını barındıran bir haber kanalından bahsediyorum tabi ki. 

İşte Bu!: Tv5’te Merhum Necmeddin Erbakan Hocamız adına verilen ödül törenini izlerken, ağzımdan gayri ihtiyarı çıkan iki kelime: İşte bu! Daha önceki benzerleri gibi kayırma usulü bir ödüllendirme olmaması kamuoyunda gerçekten takdir topladı. Düşünce ve Edebiyat ödülünün Cevdet Said’e verilmesi ayrıca iyi düşünülmüş bir tercih. Seçici kurulu kutlarız.

Olmadı Bu!: Yusuf Kaplan’ı severiz. Dobradır, açık fikirlidir. Fakat Siirt kitap fuarında konferans esnasında içeri giren Bakan’a karşı tavrı bu dobralığa dâhil sayılacak cinsten değildi. Bu çıkışlar inişe hizmet eder.

Hay Allah!: Evet ve Hayır kelimeleri alabildiğine hoyratça kullanılıyor bu seçim sürecinde. Her türlü vurgu deneniyor iki kelimeyi siyasilerin emellerine uygun hale getirebilmek için. Kamusal iletişim daha çok ‘evet’ten yana. Sözgelimi nikah memuru gelin ve damada birbirlerini eş olarak kabul edip etmediklerini sorduğunda tek hakim yanıt ‘evet!’ olmakta. Zaten “hayır” diyecek adamın nikah masasında işi olmaz. İyi ki cenaze merasimlerinde de bu tek kelimelik onaylama usulü kullanılmıyor. Merhuma olan haklarınızı helal ettiniz mi? Sorusunun ardından “evet” yanıtı gelebilirdi, hem de uzatarak. Hayırcılar ise “hayır ve şer”rin “hayır”ını kullanışlı bir malzeme olarak kullanmakta beis görmüyorlar. Şu seçim bir an önce bitse de bari tekrar sözcüklerimizi gerçek anlamlarıyla ağzımızı doldura doldura çekinmeden kullansak. 

Ah İdlib!: Dünyanın gözü önünde İdlib’e kimyasal bombalar yağdı. Suriye Esad güçleri muhaliflere karşı yürüttüğü operasyonlarda insaf ve insanlık duvarını çoktan aştı. Ondan insaf zaten beklemiyoruz. Ya olup biten karşısında istifini ve gündemini bozmayan medeni dünya, Müslüman milletler, hiç mi vicdanları kendilerini uyarmıyor? Artık Suriye’de olup biten vahşetler bile haber değeri taşımıyor. Nereye gidiyoruz? Olup bitenlerin olup bitmemesi için sen ne yapıyorsun ey insanlık?

Muhasebe: Bugün aynadaki resmime baktım. Boy aynasında iskeletimi göremesem de bir şeyi fark ettim: Kimse ile küs değilim. Alacaklarım var elbette. Birileri selamı sabahı esirgiyorsa bu onların kendi aynalarından kendilerini göremeyişlerindendir. Bana küsene ben küs değilim. Karşıdan bakılınca sanki ben küsmüşüm gibi görülüyor değil mi? Ah yansıma, ah yanılsama yine mi sen?

İyi kötü:  El yazısından bir kere daha vazgeçiliyormuş. Milli Eğitim Bakanlığı durmuş düşünmüş bu karara varmış. El yazısı el değiştirecekmiş. İyi mi kötü mü? İyi kötü desek daha iyi bir cevap olur sanırım. Dileyen dilediği gibi yazsın be kardeşim. Tıpkı serbest kıyafet gibi. Çocuklar iyi kötü çeşitli yazma biçimlerini deneyip gidiyorlardı. Şimdi yeniden başa döndük. El yazısı karakterdir. Ele sadece elin sahibi hükmeder. Nasıl yürüyeceğimizi, adım atış şeklimizi resmi makamlar belirleyemeyeceği gibi. Ha tören yürüyüşü ha eğik yazı, devletin “kıta dur!” demesiyle durmaz. 

Ben Gördüm Siz de Görün: Orhan Gazi Gökçe günümüz genç yazarlarından. Ara sıra gazetemizde de yazıyor. Dünyaya bakışı, kelimeleri kullanışı özgün ve dikkat çekici. Usturup sahibi olmak öyle kolay bir şey değil. Orhan Gazi her şeyden evvel yazıda ve yaşantıda bunu yakalamış. Notlar dergisinde oldukça sağlam yazılar yazıyor. Genç kuşakla iletişim problemini halledip onlarla müşterek dil oluşturabilen bir sıkı eğitimci aynı zamanda. Bütün bunları niçin söylüyorum? Daha çok yazsın Milli Gazete’de, daha çok yazsın ahvalimizi ve millet ve medeniyet olarak kaybolan eşkâlimizi. Ben bir genç yazarı işaret ediyorum, lütfen parmağıma değil işaret ettiğim noktaya bakınız. Çünkü biz birbirimize bir nokta kadar yakınız. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?