İkinci İman-Küfür Savaşı

İman-Küfür mücâdelesi en bâriz şekilde Hz. NûhAleyhisselâm zamanında başlamış, günümüze kadar devam edegelmiştir. Bundan sonra da kıyâmete kadar devam edecektir. İman-Küfür mücâdelesinin en şiddetli olduğu devre, Peygamber Efendimizin (asm) yaşadığı devirdir. Bu devrede bütün ehl-i küfür Müslümanlara karşı ittifak etmiştir. Peygamber Efendimizin (asm) Devlet Başkanlığında ve Başkomutanlığında Müslümanlar, dünyadaki bütün müşriklerle, bütün Hıristiyanlarla ve bütün Yahudilerle savaşmak durumunda kalmışlardır. Kırk sene içerisinde de 40 büyük devleti ve 120’den fazla devlet cesametindeki kabileleri mağlup etmişlerdir. 

Gelelim günümüze. Günümüzdeki İslâm yurduna vâki düşman saldırıları için “Haçlı seferi” denilmektedir. Gerçekte bu ifade, işin ciddiyetini târif etmede yetersiz kalır. Bu saldırılar, kelimenin tam mânâsıyla, tıpkı Asr-ı Saâdet’teki ve Hulefâ-i Râşidin devrindeki gibi ehl-i küfrün topyekûn saldırısıdır. Kısaca, günümüzde İkinci İman-Küfür Savaşı yaşanmaktadır.

BOP Projesinin dünyaya ilan edilmesinden sonra yaşananlara bakınız: ABD, İngiltere ve bütün Avrupa devletlerinin başı çektiği Hıristiyan dünyası; İsrail’in sembolik olarak gözüktüğü, gerçekte dünyadaki bütün Yahudiler ve onların komiteleri; Rusya ve Çin’in başını çektiği komünistler; Hindistan ve Myanmar gibi inekperestler, putperestler, budistler birlik olmuş, topyekün İslâm yurtlarına ve Müslümanlara saldırmaktadırlar.  

Küfür cephesinin durumu bu. İman cephesine gelince; Mü’minler hâlâ işin vehâmetinin ve ciddiyetinin farkında değiller. Son çeyrek asırda 10 İslâm ülkesi alenî saldırıya mâruz kaldı ve işgal edildi. Yaklaşık beş milyon Müslüman hunharca katledildi. 10 milyon Müslüman mülteci durumuna düştü. 15 milyon Müslüman yetim ve dul kaldı. Milyonlarca hâne harap oldu. Peki, Müslümanlar bu durum karşısında ne yapıyor? 40 Sahabe 40 senede 40 devleti mağlup etmişti. Nasıl? Kur’ân’a dayanarak… Kur’ân öyle mucizevî bir kitaptır ki, Müslümanların idarecileri ona sarılsa, en güzel idare şeklini bulacaklar. Kumandanlar okusa, düşmanlarını mağlup edecekleri planları ve taktikleri görecekler. Müslümanlar ciddiyetle Kur’ân’a yapışsa, bütün düşmanlarını alt edecekleri bir güç elde edecekler. “İslâm düşmanları da Şarkiyat Enstitüleri kurmuşlar, Kur’an üzerine araştırmalar yapıyor.” Denilecek olunursa, diyeceğimiz budur: İstedikleri kadar araştırsınlar, Kur’ân’ın o mûcizevî formülü ancak îman gözüyle görülebilir. Peki, bu müthiş mücâdeledengâlip çıkmamız için ne yapmamız lazım? Efrâdını câmi, ağyârını mâni söz söylemek çok zor olsa da ârif olanın anlayacağı şekilde söyleyelim: 1) Evvelâ, sahih bir itikada sahip olacağız. İslâm devletinin varlığına ve Allah’ın hükümlerinin hâkimiyetine inanacağız. İslâm yurdunun münkerattan arındırılması için çalışacağız. İçki, kumar, fuhuş, fâiz gibi münkerâtın alenen işlenmesi ağlanacak bir durumdur. Önce tahliye [hı ile]. Sonra tahliye [ha ile]. Yani önce içerisini kirlerden temizlemek, sonra süslemek…

2) Ehl-i Küfür birliğimizden korkuyor. D-8 gibi hayırlı bir adım atıldı, birkaç senede ne güzel neticeler alındı. Sonrasında olanlar ise ortada. Öyle ise birlik yolunda ilerlemeye devam. Ehl-i küfre de Kur’ân lisanıyla, “kininizle geberin!” diyelim.

3) Hadis-i Şerifte var: Mü’min, aynı delikten iki kere ısırılmaz. Günümüzde ise bırakınız ikiyi, yüzlerce defa ısırılıyor. Müslümanın sinesi delik deşik olmuş vaziyette. Bunun sebebi, imandaki za’fiyettir. Mü’min, feraset sahibi olsa, yani “Allah’ın nuruyla nazar etse,” aynı delikten iki defa ısırılmaz. 

4) Ehl-i küfür, tıpkı Müşriklerin yaptığı gibi, İslâmî hakikatlerin duyulmaması, öğrenilmemesi için gürültü çıkarıyor, şamata yapıyor. Onlara, “kesin gürültüyü!” diye erkekçe kükremek lazım. Bu da cihadla olur.

5) Mü’min cihadı düşünemez olmuş. Ilımlı, light, hatta seküler hale gelmiş. Âcilenecdâdı gibi mücâhid bir yapıya kavuşması lazım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Burhan Bozgeyik - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?