Reklamı Kapat

El Çek Kalbimden

Hayat’ın yönünü belirleyen etmenlerin başında korkular, kaygılar geliyor. Özellikle son zamanlarda, ekonominin belirleyici etkisi arttıkça bu daha çok hayatı etkiledi. Bankaların, kredilerin hayatın tam merkezinde bağlayıcı etkisi, yenidünya algısı ile sahip olma arzusu birleşince; bağlanma ve mevcudu koruma isteği ile tercihler çatıştığında korku ve de kaygı devreye girerek belirleyici oluyor.  Önce krizin içerisine gözü kapalı bir şekilde girilip sonra krizden çıkmanın yolları aranıyor. Bütün uyarı işaretleri görmezden gelinerek gidilen akıbet için birçok argüman da destek olarak kullanılıyor. Özellikle inanç referans olarak kullanılırken telafisi mümkün olmayan tahribatları da beraberinde taşıyor. Makas açılırken korku ve kaygılar hayatın yönünü de daha büyük korku ve kaygıların eşiğine getiriyor.

Yaşadığımız hayatın neye tekabül ettiğini görebiliyor muyuz? Neye göre yaşıyor, neye göre kararlarımızı şekillendiriyoruz? Attığımız adımlar, takip ettiğimiz yollar, yöntemler müstakim mi? Bizi bir istikamette mi tutuyor,  yoksa bizi başkalaştırıyor mu? Başkaya yaklaşan ise elbette kendinden uzaklaşmıştır.  Bu uzaklaşma esnasında insan, ne yazık ki başkalarının yargısı ile yer arar ve bu durum onu doğruya-hakikate ulaştırmaktan çok uzaktır.  Uzaklık arttıkça adımlar ileri atılmaktan çok geriye doğru atılır ve birbirine dolaşır. Zira bu dolaşıklık, zihni melekeleri köreltmeye yeter.  Modern zihniyet, insanın bu halini sevmektedir. Çünkü önünde duran büyük problem yığını karşısında insan, çaresizlik hissi ile pesimist bir hale bürünür. Böylesi bir durumda insan, her şeyin olduğu gibi kalmasını ister. 

Dünya’nın dört bir yanında insanlar, kendine mahsus bir hal içinde gibi görünse de aslında tek bir bütün gibi yaşarlar. Biraz fazla biraz eksik ama durum böyle çünkü insanın çaresizlik hissi ve korkuları sürekli sıcak tutulduğundan insan eylem yetisini kaybeder. Bu durumdaki insanı, bir bakıma yaşayan ölü diye adlandırabiliriz. Çünkü insan fıtratı gereği kötülüğe, karanlığa, çirkinliğe karşı hiçbir şey yapamıyorsa bile, en azından kalbi bir uzaklık duymalıdır. Ancak bunu duyamayacak kadar dağınıktır. Özellikle Müslüman bir kişinin en önemli özelliklerinden biri olan; ‘bir kötülüğü kalbi, dili ve eli ile düzeltmesi’ gerekliliğidir. Düzeltmiyorsa, gri bir hayatı kendine uygun buluyorsa geri kalan her şey nafiledir. Çünkü varlığını her hal ve şartta ortaya koyacağı en temel aksiyonu budur. Kendisi ile hakikat arasındaki engelleri kaldırması onun en büyük ibadetidir. 

Bugün herkes bir aidiyet ile kendini var ederken aynı zamanda o aidiyetten güç devşirmeye çalışmaktadır. Ait olmanın bütün maddi imkânları karşısında kör, sağır ve dilsiz bir halde yaşamaktadır. Bu peşinen kabul edilmiş bir yenilmişlik halinin ete kemiğe bürünmüş biçimidir. Başkalarının iyiliği, kötülüğü, büyüklüğü, zenginliği bize bir fayda sağlamayacaktır. Çünkü herkes hesabını ferden verecek ve yapıp ettikleri ile sığaya çekilecektir. Bugün modern dünya ölümü ve ahireti tahfif ederek tedavülden kaldırmak istese de, gündemden düşürse de insan sorumluluk sahibi yegâne varlık olarak hesap verecektir. Yaşamanın gereğini ortaya koymak zorundadır. Bütün mazeretler, bütün aidiyetler hükmünü yitirecektir. Etiketler, markalar ve de kazanımlar ne uğruna yapılmışsa o uğurda karşılık bulacaktır. İsmet Özel’in dediği gibi “Aidiyetim sadece bu millet içinde kıldığı namazdan gâfil olmayanlar kısmınadır.” Agâh olmak ve adım atıyor olmak, hesap gününü unutmadan yaşamak bütün korkuları, bütün maddi esareti kırmanın en güzel yoludur. Yolda olmak ve yürümek gerek, ‘yol terbiye eder’ derler. İşte o zaman korkular, vehimler kalbinden el çekmez mi? Hoşça bakın zatınıza…

TAŞ GEMİ

“Nâdânı terk etmeden 

yârânıârzûlarsın

Hayvânı sen geçmeden 

insânıârzûlarsın.”

(Niyâzî-i Mısrî)

Not : Ahmet Telli,  ‘Karda İzler Şiiri’nde; “Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün/ Bir uçurum kıyısında vursunlar beni, vursunlar” diyor. Bir yanda da Ahmet Kaya, ‘Beni Vur” diyor.  Biz de dinliyoruz. Külümüzü uzak yollara savuruyoruz. Vur ama ellere verme diyoruz. Yüreği elinde adamlar geçiyor gönlümüzden. Bir notaya binip gelip geçiyorlar. Ağlama dur!

Not: Sevgili kardeşim, güzel insan Ufuk Timur’un muhterem babası hakkın rahmetine kavuştu. Allah rahmeti ile muamele etsin, cennetine koysun. Çocukluk, gençlik artık uzak ülke!

Bize Kadar:

1- Bu Ülke’de Cemil Meriç, “Zıt fikirlere kulaklarımızı tıkamak, kendimizi hataya mahkûm etmek değil midir?” diye sorar. Haksız mı? 

2- HermannHesse, “Tutku, manevi bir enerji değil, ruh ile dış dünya arasında bir sürtüşme, anlaşmazlıktır” der.

3- Sadettin Ökten, “İnsan dağlara bakmalı, hilkate bakmalı, kendisiyle yalnız kalmalı” der.

4- Bu hafta Hasan Aksakal’ın, Alfa Yayınları’ndan çıkan “Türk Muhafazakârlığı” isimli kitabı var. İlginizi çekeceğini umuyorum.  İyi okumalar.

5- “TheFisherKing” belki tekrar izlenebilir. Günah ve kefaret bağlamında bir film, iyi oyunculuklar ve 90’lar…

Dağarcık

“Koro halinde yenildik, herkes haklı çıktı/onlar kaptan oldular, ben sarhoş oldum.” (Ahmet Erhan’dan tadımlık)

TEKKE

“Bizler genç kuşaklara nostaljik masallar anlatıyoruz, onlar maddi zenginliğe ulaşmanın yolları üzerinde düşünüyor.” (Atasoy Müftüoğlu’ndan tadımlık)

Bir Lahza:

“Sen bedeninde hapsolmuşsun, ben dairemde” (Dalgıç ve Kelebek’ten, 2007)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Biten - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?