Afganistan’da kadın olmak

Bilindiği üzere ABD kendini, Taliban örgütüne karşı bir kurtarıcı olarak lanse etmiş, Afganistan’ın kültürel değerlerine ve kaynaklarına konmuştu. Emperyalist odakların bilinen özelliğidir; İslam topraklarını hedef alırken, mutlaka İslam’ın değerlerini karalama yoluna gider, nefret kokan söylemleri ile birey ve toplumların zihinlerini bulandırmaya çalışırlar. Nitekim ABD ve küresel emperyalist odaklar, Afganistan’a giderken burkalı kadın fotoğrafları göstererek, Müslüman kadınların okuma yazma bilmediklerini, baskı ve dayatmalara maruz kaldıklarını, bir meta gibi alınıp satıldıklarını dillendirmiş ve kendilerini bir kurtarıcı olarak göstermeye çalışmışlardı. Afganistan’a vaat ettikleri özgürlüğü getirdiklerinde her şeyin çok daha iyi olacağını, kadının hak ettiği özgürlüğe ulaşacağını ve bu insanları özgürlükle tanışacaklarını söylemişlerdi. Küresel odakların Afganistan’ı işgal etmelerinin üzerinden epey zaman geçti fakat bu topraklara zulüm ve baskılardan başka bir şey girmedi. Halkın yerel kültürü, yaşamsal değerleri tarumar edildi ve her şey çok daha kötüye gitti. Halk bir yandan yoksullukla diğer yandan işgal güçlerinin baskı ve dayatmaları ile mücadele etmeye başladı. Afgan halkı savaşın tortularını hâlâ üzerlerinden atmış değiller. Hemen her fırsatta öne çıkarılan Taliban ise insanların zihinlerine kazınmış sanal bir düşman... 

Afganistan’da savaşın birinci derece mağdurları kadınlar ve çocuklar oldu. Ailelerin çoğu ya sürgün edildi ya da canlarını verdiler. Burkaları ile gündeme getirilen kadınlar işgalcilerin tecavüzlerine maruz kaldılar. Küresel odaklar, kendi elleriyle ürettikleri Taliban ve El Kaide gibi örgütleri kullanarak zulümlerine devam ettiler. Halk savaşın faturasını açlıkla, yoksullukla ve baskılarla ödediler. 

ABD işgal kuvvetleri Afganistan’a özgürlük değil işgal ve zulüm götürdü. Küresel odakların işgalinden sonra kadınlara yapılan şiddet daha da arttı. Kadınlar eğitimden yoksun bırakıldılar, emperyalist güçlerin fiili saldırılarına maruz kaldılar. Oysa bir toplumu ayakta tutan en etkin dinamik ailedir. Ailenin en etkin üyesi ise kadındır. Eğer bir toplumun kadınları baskı ve zulme maruz kalıyor ve kendilerini özgürce ifade edemiyorlarsa o toplumun başarıya ulaşma şansı yoktur. Kadına hak ettiği değeri verecek ve onu koruyacak tek değer ise İslamdır. Bu bir gerçek!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Covid-19 aşısı bulunursa yaptırır mısınız?