Hz. Muhammed (S.A.V.) bizim için ne ifade eder?

Bir insan dünyada neyi tanımak istiyorsa, ilk önce Kur’an-ı Kerim’i tanıyacaktır. Kur’an-ı Kerim’i tanımayanlar, ne dostlarını ne de düşmanlarını tanıyamazlar.

Bir Müslüman olarak dünyada ilk tanımamamız gereken zat, Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimizdir. Peygamber Efendimizi (S.A.V.) tanımanın üç yolu vardır: 

1. Kur’an-ı Kerim bize Peygamberimizi (S.A.V.) tanıtıyor.

2. Efendimizin kendi söz ve davranışları.

3. Onun hayatını anlatan siret kitapları.

Bütün peygamberlerde bulunması gereken vasıflardan/sıfatlardan başka bizim Peygamberimizde bunlardan ayrı üç sıfat daha vardır:

1- Hatemü’l- Enbiya’dır ( Ahzap Suresi: 40). 

2- Peygamberliği cihanşümuldur.

3- Tebliğ ettiği din kıyamete kadar bakidir. 

İnsanlığın selameti için insanların Hz. Muhammed’i (S.A.V.) tanıması ve bilmesi şarttır. Peygamberi tanımak demek İslam’ı tanımak demektir. İslam’ı tanımaya herkesin ihtiyacı vardır. İslam’ı tanımadan insan olmanın manası yoktur. Asrımızın en büyük derdi Hz. Muhammed’i (S.A.V.) tanımaktır. Bakın şu ayetler bize Peygamberimizi nasıl tanıtıyor: 

• İçinizden öyle bir Peygamber geldi ki, sizin küçük bir sıkıntıya düşmeniz bile onu üzer, O size çok düşkündür. Müminler için yüreği şefkat ve merhametle çarpar ( Tevbe Suresi: 128).

• And olsun! Allah ve ahireti uman ve Allah’ı çokça zikreden sizler için Allah’ın Resulünden en güzel örnek vardır ( Ahzab Suresi: 21). Kur’an-ı Kerim’de Resulûllah (S.A.V.) bize her hususta örnek gösteriliyor.  Onun örnek aile hayatını her şeyiyle olduğu gibi örnek almaya daha çok muhtacız. Çünkü ferdi hayatımız, cemiyet hayatımız hep ona bağlı. İslam ailenin bir ferdidir. Aile cemiyetin bir bölümüdür. Ferdi ve içtimaı her meselemiz aileye bağlı.  Kur’an-ı Kerim’de, “Allah’a ve Resulüne itaat edin” buyruluyor.  İbn Kayyim El- Cevziyye, “ Peygamber Efendimize itaat edin demek, sağlığında kendine, vefatından sonra da sünnetine uyun demektir”  diyor.  İbn-i Kesir, “Bunun manası, Peygamberin sünnetine sarılın demektir” diyor.  Büyük âlim Şatibi, “ Bu ayetin manasını Kur’an’da olmayan hususlarda Peygamberin sünnetine sarılın demektir” diyor.  Bugün Hz. Muhammed (S.A.V.) hayatta olmadığına göre biz sünnetine uymak suretiyle O’na itaat edeceğiz. 

“Allah’a ve Resulüne itaat edin” emri Kur’an-ı Kerim de 11 yerde geçer. Peygambere itaat Allah’a itaat sayılır.  Peygamber Efendimizin günlük yaşayışıyla ilgili sıradan bir hareketinde bile insan hayatını yakından ilgilendiren birçok fayda ve hikmetler vardır. Mesela yemekten önce ve sonra ellerini yıkayan, midesini tıka basa doldurmayan, yatağa sağ tarafına yatan bir insan sıhhat bakımından birçok faydalar elde eder. Ailesinin yanında bulunduğu vakit Resulûllahın aile hayatıyla ilgili sünnetini tatbik eden huzurlu bir aile hayatı yaşar. Demek ki, sünneti yaşayan bir mümin hem kedisi doğru yoldan sapmaz, hem de başkalarını saptırmaz.  Bakıyorsunuz adam “ Müslüman’ım” diyor. Lakin yaşam tarzı İslam’a zıt. Dini önemsemiyor. Dini önemsemenin en büyük sebebi, Hz. Muhammed’in (S.A.V.) sünnetini terk etmemesidir. Resulûllaha uymamak helaki gerektirir. Sünnetle amel etmeyen kendi helakini hazırlamış olur. 

Sünnetin terki, inancın yok olmasının yolunu açar. İpin bir büklümünün gitmesi gibi dinde bir sünnet, bir sünnet derken yok olup gider. Sünnete uymak kurtuluş vesilesidir. Sünnete uymak bir fazdır. Yani;

• Müslüman nasıl çalışır?

• Nasıl istirahat eder?

• Nasıl ve ne okur?

• Parayı nasıl kazanır-nasıl harcar?

• Nasıl evlenir?

• Nasıl yer-içer?

• Nasıl giyinir?

Bunları Peygamberini tanımayan bilemez. O, bizim Peygamberimiz. Bunları ve hayatımızın diğer bölümlerinin sünnete uygun bildiğimiz ve yaşadığımız zaman kurtuluruz. Peygamber Efendimiz gençlere ve gençliğe çok önem verirdi. İslam’ın anlatıldığı ilk yıllardan itibaren Efendimizin etrafında hep gençler vardı. Yaşları 10 ila 30 yaş arasındaki bu gençler Peygamberimizin etrafında pervane gibi idiler. 

Peygamber Efendimizin hayatında farz ibadetlerden başka nafile ibadetleri de vardır. Efendimiz (S.A.V.);

• Uzlete çekilmiş.

• Tezekkür ve tefekkür yapmış.

• Nafile namazlarını aksatmamış. 

• Oruçlarına muntazam devam etmiştir.

Günümüz insanı bunlardan uzak yaşadığı için;

• Zihinler darmadağın.

• Basiretler körelmiş.

Vahyin sıcak mesajını alabilmek için sünnet olan nafile kalp akordumuzu ayarlamamız gerekiyor. 

Sorulan bir soru üzerine Peygamber Efendimiz, Müslüman’ın;

• Korkak olabileceğini.

• Cimri olabileceğini.

• Ama asla yalancı olamayacağını ifade etmiştir.

Peygamber Efendimiz sözünde durmayı imandan saymış, aykırı davranmayı ise münafıklık alameti olarak kabul etmiştir.  Doğruluk, Peygamberimizin hayatının her safhasında görülen bir haslettir. O’nun içi ve dışı, özü ile sözü birdi. Söyledikleriyle yaptıkları arasında uyumsuzluk yoktu. Kendisine nasihat etmesini isteyen şahsa, “Allah’a inandım de sonra da dosdoğru ol” buyurdu. Bu sözü imandan sonra doğruluğun gerekli olduğunu vurguluyordu.  Peygamber Efendimizi her zaman olduğu gibi şimdi de burada anıyoruz. O’nu anmak için hiçbir zaman tekrar olmaz. İnsan

Peygamber Efendimizi ne kadar çok anarsa o kadar çok O’na bağlılığını tazelemiş olur. 

• Günahların yorduğu.

•  Hataların yorduğu.

• Koşturmaların yorduğu insanlığa Peygamber Efendimizi tekrar hatırlatmak büyük bir hizmettir. 

Gaflete düşen insanlara;

• Mus’ab bin Umeyr yüzlü insanlar.

• Hz. Aişe fedakârlığında kadınları.

• Hz. Hatice vefasında yürekler ile ve çeşitli programlarla Hz. Muhammed’i hatırlatacağız. 

• Geceleri teheccüt namazı ile aydınlatırsak.

• Pazartesi ve Perşembe oruçları ile feyizlenirsek.

• Selamı toplumda yayarsak. 

• Her gün hiç olmazsa bir ayet bir hadis okursak, amel listemize bunların gireceğini ilave edersek, bunlar Peygamber Efendimizi anlamanın en önemli neticesidir. 

• Efendimizi anmak O’nun sünnetini yaşamanın tetiği olur. 

Kim mutlu bir hayat yaşamak istiyorsa o her şeyi ile Peygamberimize benzemek ile mükelleftir. Her erkek özellikle Peygamber Efendimizin (S.A.V.) şu özelliklerini bilecek;

• Peygamberimiz nasıl bir baba idi?

• Peygamberimiz nasıl bir eş idi?

• Peygamberimiz nasıl bir aile reisiydi?

• Peygamberimiz nasıl bir dede idi?

• Peygamberimiz nasıl bir evlat idi?

• Peygamberimiz nasıl bir torun idi?

• Peygamberimiz nasıl bir kardeş idi?

• Peygamberimiz nasıl bir yeğen idi?

• Peygamberimiz nasıl bir kayınpeder idi?

Bütün bunların açılımını öğreneceğiz. Ve aynen Peygamberimiz (S.A.V.) gibi olacağız. Bu bizim asıl görevimizdir. Mutlu, huzurlu olmamız buna bağlıdır.  Ömrümüzü O’nun gibi olmakla geçirmek, mesele budur işte. 

Allahümme salli âlâ Muhammed…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Özcan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2 bin 825 TL oldu! Zamdan memnun musunuz?