Reklamı Kapat

İslami kadın dernekleri gerçekten İslami mi?

Günümüzde İslami kadın dernekleri furyası oluşmuştur. Bu derneklerin oluşmasını ilk zamanlarda beğeni ile takip ediyorduk. Müslüman kadınların örgütlenmesi, seslerinin çıkması, sorunlarını dile getirmeleri açısından hayırlı bir gelişme olarak görüyor ve destekliyorduk. Fakat artık bu derneklerin ne kadar İslami kaygılarla hareket ettikleri ne kadarı da kadınları İslam›dan uzaklaştırıp feminist yaptıkları sorusunu sormanın zamanı geldi diyorum. Sonuçta biz bu derneklerin çoğunun (istisnalar kaideyi bozmaz veya çoğunluğun arasında cılız kalmaktadır) sistem (küresel sistem)  tarafından İslam kisvesiyle mütedeyyin kadınları bozmak, sokağa çıkarmak, evlilik kurumunu yok etmek, aile mefhumunu tahrip etmek ve kadını kocasına karşı nüşuzluğa itmek için kurulduğuna karar verdik. 

Bu derneklerin çoğu karı-koca arasındaki anlaşmazlıkta arabulucu olup sorunu çözmek yerine kadına mücadele etmeyi, kocasıyla kavga etmeyi ve hatta boşanmayı tavsiye etmektedir. Yine buraya çöreklenmiş olan boşanma avukatlarına yönlendirilmekte ve böylece insanların yuvalarını yıktıkları gibi aile yapımızı da parçalamaktadır. Söze geldiğinde ise İslam’ı kimseye bırakmazlar. 

Güya İslami hassasiyeti olan dindar kadınların ve dindar ailelerin kadınlarının kurduğu bir kadın oluşumudur İslami kadın dernekleri. Ama gerçekte dindarlık işin maskesi. Onlar, feminist kadınlardan daha feminist ve feminizmi dindar kadınların beyinlerine yerleştirme için oluşturulmuş zararlı bir harekettir. Avrupa birliği projeleriyle sürekli yurt dışına da çıkan bu dernekler, özellikle dindar ailelerin yok edilmesine yönelik kurulmuş Truva atı görevini görmektedir. Benim bu iddiamı sert bulup eleştireceklerdir fakat Erbakan’ın deyişiyle “Siyonizm, kendisine karşı mücadele ediyormuş gibi seni kendine hizmet ettirir” sözünün canlı tezahürüdür. Yani çoğu iyi bir şey yaptıklarını düşünerek şerre alet olduklarının farkında bile değildirler. 

Hâlbuki, Feminizm bir hastalıktır. İnsanları cinsiyet merkezli bölen bir batı sapkınlığıdır. İnsan, kadın ve erkeği ile ancak insan olur. Kadın ve erkek arasında yardımlaşma ve sırt sırta verme ile hayat yolunda ayakta kalır. Ama feminizm, kadın sorunları adı altında toplumu bölmekte, aile yapısını tahrip etmektedir. Toplumumuzda kadın sorunu yok, İnsan sorunu vardır. Sorunlarımızı insan merkezli alıp çözmek yerine ayrıştırmak, sorunları daha büyütmekten başka bir şeye yaramamaktadır. Batının sorguladığı ve terk ettiği bu köhne düşünce maalesef İslami hassasiyete sahip olması gereken STK’larda can bulmaktadır. Hâlbuki batının feminizm ve kadın özgürlüğünden anladığı şey, kadının sokağa çıkması, çıplaklık ve özgür cinselliktir. Bizim İslami kadın örgütlerimizin bu sorunları yeniden düşünmesi gerektiği gibi, bu tür derneklere karşı da bizzat hassasiyet sahibi kadın örgütlerin mücadele etmesi gerekmektedir. 

Dindarlar, özellikle buralara takılan eşleri konusunda daha hassasiyet sahibi olmalıdırlar. Çünkü eşlerini kaybedebilirler. Onlar, güya referanslarını İslam’dan alıyorlar, ama feminizmden baktıkları için söylemleri de cinsiyet üzerine kurulmuştur. Hâlbuki İslam, kadın ve erkek konusunda görevler ve roller biçmiştir. Fakat onların anladığı feministlerin yaklaşımıdır. Yani kadının ekonomik özgürlüğünü kazanması, ardından sosyal özgürlüğünü kazanıp kendi başına gezip tozması, tatil beldelerine gitmesi, eşine karşı nuşuz olma gibi faaliyetler içerisindedirler.

Artık Müslüman cemiyetlerin ve kuruluşların bu kadın derneklerini mercek altına almaları gerekmektedir. İslami kadın dernekleri STK’lar Avrupa birliği projeleriyle neler yapmaktadırlar? Avrupa ülkelerine yaptığı seyahatlerin amacı nedir? Batı, neden özellikle kadın merkezli projelere para aktarmaktadır. Buralara girip çıkan uluslararası örgütler kimlerdir? Yurt dışında kimler onlarla ilgilenmektedir? Bunlar da irdelenmelidir. Eğer bu konuyu ciddi anlamda takip etmezsek maalesef aile yapımız tahrip edilecektir. Çoğu erkek, dindar kadın maskesi altında yapılan bir çalışma olduğundan eşlerini gönül rahatlığı ile buralara gönderirken, bir süre sonra eşlerinin farklılaştığını gördüğü gibi, zamanla iş boşanmaya kadar gitmekte veya fiilen ayrılık gerçekleşmektedir ki; okumuş ve kariyer sahibi Müslüman ailelerde fiili ayrılıklar yaygınlaşmaktadır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Halil Er - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


İstanbul Markaları

Milli Gazete, İstanbul ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

0 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Özel araçlarda sigara yasağı uygulamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?