Aşk ve saplantı arasındaki fark

“Üniversite son sınıftayken duygusal yakınlık duyduğum biri vardı ve bir arkadaşım aracılığıyla ona evlilik teklif etmiştim. Ama kız kabul etmedi, evliliği düşünmediğini söyledi. Reddedilmek çok ağır gelmiş epey zaman etkisinden kurtulamamıştım. Okulu bitirdim, işe başladım, evlendim ve Allah iki evlat bahşetti ama onu unutamadım. İki yıl önce eşimle yollarımızı ayırdık ve hayatımızı çocuklarımıza adadık. Üniversite yıllarında tanıştığım o kız şimdi nerede ve ne yapıyor bilmiyorum ama onu duygularımda taşıyorum ve onunla yaşıyorum…” (Zafer K.)

Bir kardeşimizin paylaştığı bu ifadeler saplantıya dönüşen aşk duygusunun, kişinin hayatına getireceği ağır yüke işaret ediyor aslında. Kişinin yaşadığı saplantıyı aşk olarak tanımlayıp sürdürmesi onu haddinden fazla yoruyor ve tıkanma noktasına getiriyor, çözümsüzlüğe itiyor. İfadelerim yanlış anlaşılmasın aşk nefes alıp vermek kadar doğal bir duygu ve Mevla bu duyguyu insanın üremesi için bir imkân olarak bahşetmiştir. Ancak kişi duygularının yularını elinde tutmalı ve kontrolü sağlamalıdır. Aşk doğal bir duygudur ancak hayatın akışı içinde korumamız gereken sınırları burada da korumak zorundayız.

Aşk insani bir durumdur ancak bu süreçte kişi aklı ile değil duyguları ile hareket eder ve olanı değil olmasını istediği şeyi görür. Kişi mahrumiyetlerini, sevgi ve onay açlığını, güçsüzlüğünü, gelecekle ilgili beklentilerini duygusal yakınlık hissettiği kişiye yamar ve onu hayalindeki prototipe uygun hale getirerek gözünde büyütür. İnsan muhatap olduğu kimse ile duygularında büyüttüğü kişinin farklı olduğunu görememektedir çünkü körleşmiştir. Bu durum evlilik sonrası uyumu zorlaştırabilir kişi aynı evi ve aynı hayatı paylaştığı eşinin duygularında büyüttüğü gibi olmadığını fark edip bunu sorun haline getirebilir. Zira evlilik gerçekleştiğinde aşk duygusu yerini sevgiye terk eder sevgi ise ancak emek ve çaba ile kalıcı olabilir. Eğer eşler yaşadıkları duygusal yoğunluğu emeğe, sevgiye dönüştürememişlerse aile içi çatışma kaçınılmaz olacak ve bu sorun evliliğe büyük darbe vuracaktır.

Uzmanlar aşk duygusunun beynin haz bölgesini aktive ederek dopamin salınımını artırdığını ve heyecan verdiğini ancak bu durumun dopamin hormonunun azalmasıyla normal düzeye ineceğini ifade ediyor ve aşkın ömrünün en fazla dört yıl olduğunu belirtiyorlar. Aile danışmanları ise aşktan ziyade kalıcı olan emeğe ve sevgiye vurgu yapıyor ve bunun için eşlerin çaba göstermeleri gerektiğini belirtiyorlar.

Aşkın ömrü belli bir süreye tabidir, vefa, fedakârlık, sadakat gibi değerlerden beslenen sevgi ise kişiye hayat boyu dostluk edecek bir değerdir. Aşk zaman geçtikçe etkisini kaybetmeye başlar sevgi ise her gün biraz daha güçlenir ve kişinin yaslandığı bir duvar haline gelir.

Aşk duygusu insana bahşedilmiş özel bir duygudur ve bu duygu olgunlaşarak bir kazanıma, bir değere dönüşür saplantı ise kişiyi kendisinden ve hayatın gerçeklerinden uzaklaştırır ve yoksulluğa sürükler. Saplantı kişinin direncini kırar, onun özgürlüğünü elinden alır ve esarete sürükler. O nedenle eğer beklentilerimize ulaşamamış, hayal kırıklığına uğramış ve ellerimiz boş dönmüşsek kendimizi cezalandırmaya hiç gerek yok, yasımızı tutup yola devam edebilmeliyiz. Sağlıklı olan budur, makul olan budur, olması gereken budur…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder

# Allah

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Gökhan Nebioğlu - Size ders vermek gibi olmasın.Aşk,yaratan ile yaratılan arasında olur.Sevgi ise insanla insan arasında ya da başka unsurlar arasında olur.Aşkın olması için taraflardan birisi mutlaka yaratan olmalı.Saplantı da insan ile insan arasında olabilir.Sevgi ile nefretin karışık halidir.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 25 Kasım 15:30
03

Nurettin Gedikoğlu - @Gökhan Nebioğlu 02 nolu yoruma cevabı: Değerli kardeşim yaratan ve yaratılan sevgisi amenna o batın yönü ancak iki insan arasındaki sevgi zahir yönü

Selam ve dualarımla

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Kasım 21:03
01

Nurettin Gedikoğlu - Kardeşim çok mükemmbel bir yazı kadınları öldüren İstanbul sözleşmesinin iptal değil sevgiden uzak bir saplantı o saplantı da sevginin eseri olmayan karanlık duygular Rabbim sizden razı olsun inşallah

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 25 Kasım 14:28


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?