Özür dilemek insanı küçültmez

Her gün gazetelere yansıyan cinayet haberleri, yol ortasında yaşanan silahlı çatışmalar insanı tedirgin ediyor. İnsan, ‘Ne oluyoruz?’ diye sormadan edemiyor. Bu arada zaman zaman dikkat çekmeye çalıştığım insanların her an patlamaya hazır bombalar haline gelişi, özellikle trafikte adeta sürücülerin birbirlerinin önünü kesmek için yarış halinde oluşu, gereğinden fazla yolcu aldığı için ikaz edilen sürücünün ikaz edeni dolmuştan indirmesi, taşıtlardaki sinyal lambalarının görevi kalmamış gibi hareket edilmesi, kısacası toplumda karşılıklı sevgi ve saygının anlamsızlaştığı havası esiyor. Zaman zaman sanki 40-50 yıl önce dilimizden düşmeyen özür dilerim, af edersiniz, kusura bakma gibi kelimeler sanki unutulmuş durumda. Bu vesile ile çevremde en son ne zaman insanların birbirlerinden özür dilediklerini düşündüğümde böyle bir cümleye ihtiyaç duyulmadığı gibi bir görüntü ortaya çıkıyor.

Sanki toplumda tahsil seviyesi yükseldikçe kibarlığın yerini kabalık alıyor. Bunun da ötesinde giderek sergilenen vahşet görüntüleri artıyor. İşlenen cinayetler toplumun çıldırma noktasına geldiği izlenimi veriyor. Sayın Milli Eğitim Bakanı eğitimin 5 yaşında başlayacağını açıkladığı günlerde samuray kılıcı ile yolda karşılaştığı ve hiç tanımadığı bir genç kızı samuray kılıcı ile katleden kişinin iki üniversite mezunu olduğu, avukat olan annesinin, “oğlunun müdafiliğinden istifa ettiği” medyaya yanıysan haberlerden. Aynı gün bir gencin anne ve babasını vurarak öldürdükten sonra siyanür içerek intihar ettiği haberi de yer alıyordu. Tüm bu yaşananlar karşısında insanın tedirgin olmaması, ne oluyoruz diye sormaması mümkün değil.

Tüm olanlar karşında siyasette hâlâ dil sertliğini koruyor, siyasilerin sesi her gün biraz daha yükseliyor, sanki sesi fazla çıkanın haklı olduğu gibi anlayış hüküm sürüyor. Böyle olunca da ülkeyi idare etme makamında olanların böylesine sert bir üslup sergilemesinin toplumdaki sosyal çalkantıdaki payını sormak ihtiyacı duyulmuyor. Bunun da ötesinde küçümseme ve aşağılayıcı bir üslup hükmünü sürdürüyor. Hemen belirteyim ki, yaşanan tüm çılgınlıkların tek sebebini siyaset dilindeki sertlik ve aşağılayıcı üslup olarak görüyor değilim. Ancak, toplumda biraz olsun oturup düşünmeye, bunun da ötesinde oluşan kampların bir araya gelebilmesine ihtiyaç var. Ne var ki, bunu sağlamanın yolu helalleşme ve kucaklaşmadan geçtiği halde buna da ilgi duyulmuyor. Helalleşmek isteyenler suçlanıyor. Kısacası, işler giderek içinden çıkılmaz hale geliyor. Çünkü özellikle toplumda giderek artan yoksullar ile zenginler arasında toplumu ayakta tutan orta direk çökmüş durumda. Bu ise ister istemez toplumsal ortamı geriyor. Bu duruma çözüm bulunması için erken seçime gidilmesini istemek de sanki iktidar kanadından suçmuş gibi takdim ediliyor. Tüm bunlara bir de iki yıldır devam eden korona tehdidi eklenince insanların hiçbir şeye tahammülü kalmıyor. Birbirleri ile ilişkiler giderek zayıflıyor. Kısacası insanlar için bir kardeşinin gönlünü alacak bir cümle kurmak yerine sesini yükselterek onu susturmaya çalışıyor olması sağlıklı bir durum görülmüyor. Çünkü öncelikli olarak toplumun sakin bir şekilde var olan sorunlara yoğunlaşması ve bu sorunlara toplumun ortak çözümler araştırması gerekiyor. Ne var ki, erken seçim demokrasilerde yaşanan bunalımdan kurtulmak için bir yol olduğu halde, erken seçim isteyenler suçlanıyor. Sözün özü çıkmaz bir sokağa girmiş durumdayız. Bu çıkmazdan en kısa zamanda çıkmadığımız/çıkamadığımız takdirde toplum olarak duvara toslama tehlikesi var.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 4.250 TL oldu! Yeni rakamı nasıl buldunuz?