“Hedef, AB’ye tam üyelik”

Dışişleri Bakan Yardımcısı Faruk Kaymakçı, AB ile işbirliğinin 2021-2027 döneminde de devamını sağlayacak anlaşmaların imza töreninde yaptığı konuşmada bir kez daha, “Hedef, AB’ye tam üyelik” diyerek AB kararlılığımızı vurgulamış. Aslında bu husus her fırsatta ilgililer tarafından dile getiriliyor, ama Türkiye’nin AB kapısında bekletilmesinde hiçbir değişiklik olmuyor. Adeta Türkiye’ye AB canımız isterse sizi aramıza alırız, aksi halde kapıda beklemeye devam edersiniz anlamına gelen bir tavır sergiliyor. Hemen belirteyim ki bu kapıda beklemenin belli bir süresi de yok. Sadece uzun yıllardan beri bir oyalama taktiği uygulanıyor. Bu oyalama taktiğini gerek Türkiye gerek AB de biliyor, buna rağmen ille de hedefimiz AB’ye tam üyelik açıklamaları yapmayı sürdürüyoruz. Sanki hem de biz Avrupa ve AB’ye tam üyelik açıklamasını tekrarladıkça girişimiz kolaylaşır gibi bir hava estiriliyor. Hâlbuki üyelik konusunda tarafımıza hiçbir kolaylık gösterilmiyor, istedikleri adımı atıyoruz, bizler de ufak bir karşı adımın atılmış olmasını bir lütuf gibi algılıyoruz. Belki algılanmıyor da öyle bir görüntü veriyoruz.

Bu kapıda bekletilmekten ne çıkarımız var diye kendimize sorduğumuzda verilecek ciddi bir cevap da bulunmuyor. Çünkü AB’nin bir Hıristiyan Birliği olduğu gerçeği, aralarına bir Müslüman ülkeyi almak istemedikleri de hemen her tavır ve hareketlerinden açıkça anlaşılıyorken bizi ısrarlı bir şekilde, “Hedef, AB’ye tam üyelik” açıklaması yapmaya zorlayan husus nedir? Toplum olarak bilmediğimiz bir mecburiyetimiz mi var? Eğer böyle ise böyle bir zorunluluğu ortadan kaldıracak adımın atılma zamanı gelmiş olması gerekiyor.

Bu arada zaman zaman bir takım anlaşmalar imzalanıyor, bir süre sonra bu anlaşmaların toplum yapımıza, kültürel değerlerimize ters düştüğü açıkça ortaya çıktığında da attığımız imzayı geri çektiğimiz olabiliyor. Ancak atılan imzanın geri çekilmesi sonucu değiştirmiyor. Çünkü kapıda beklememiz devam ediyor. AB’nin Türkiye’yi tam üye olarak kabul etmesinin kolay olmadığı, bizim bunca kültürel değişimi sineye çekmiş olmamıza rağmen kendilerinden kabul etmedikleri ortada iken yine yeni anlaşmaları imzalamaya devam ediyoruz. Belli ki AB’nin bizi tam üyeliğe kabul etmesinin ana şartı her şeyimizde onlara benzememiz, onların değer yargıları ile toplumumuzu eritmemiz gerekiyor. Böyle olacak ise o zaman ortada Müslüman bir Türkiye toplumu kalmayacak demektir. Avrupa ülkelerinde giderek artan Müslüman düşmanlığı bu gerçeği sık sık suratımıza vuruyor. Yani, bizim ısrarla sizinle olmak istiyoruz dememiz onlara yetmiyor.

Kaldı ki, insanımıza yaklaşık 150 yıldır ulaşılması gereken hedef olarak Avrupa gösterildi, bu yönde değişimler oluşturuldu, buna rağmen Haçlılar bunu yeterli görmüyorlar. Biz ne yaparsak, hangi kılığa girersek yeterli görecekler bunun bir çerçevesi de çizilmiş değil. Uzun yıllar Türkiye’nin AB üyeliğine alınmayışının sebebi ekonomik gelişmişliğimizin yeterli olmadığı ile izah edildi. Ancak zaman geldi Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından gelişmişlik konusunda yanımızdan geçemeyecek durumda olan ülkeler hemen aralarına alındı ama Türkiye bekliyor. Böyle olunca AB ülkeleri için önemli olanın maddi gelişmişlik değil, özellikle kültürel ve inanç olarak onlara benzeyip benzemediğimiz ölçü olarak ortaya çıkıyor. Bu ise eğer AB’ye tam üyeliğimiz kabul edilecek olursa onlardan hiçbir farkımız kalmamış olacaktır. Bu ise toplum olarak ciddi bir değişim değil başkalaşım yaşamamız anlamına gelecek ki, bu başkalaşım ölçüsünü de AB adlı Hıristiyan Birliği belirleyecek demektir. Böyle olunca artık bu yolun sonunu beklemenin anlamı yok, bir an evvel bu yolun çıkmaz olduğunu görüp bu hedeften vazgeçmemiz gerekiyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder

# bakan

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Dumrul - Tam üyelik Türkiyenin ve "Türkün"tüm deģerleri yok olması demek,sonra istedikleri gibi oynatırlar ,Hristiyan Polonya ya bknz.Ülkemde benim sözüm daha aģır basar dedi,hepsi (AB)çullandılar üzerine,biz hele hiç oldurulmak istenmeyiz,tmm iyi şeylerini alalım,ortaklık tmm ama tam üyelik INTIHAR!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Ekim 23:27
01

Kiyano Çapali - Bakara 120. Ayet-i Kerime bütün durum özetliyor zaten; "Sen onların dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da senden asla memnun kalmayacaklar".

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Ekim 19:33


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?