Siyonizm’in ‘su’ hedefi!

Oya Akgönenç, zarif bir hanımefendi idi… Milletvekilliği ve üst düzey görevler dâhil, Milli Görüş’ten hiç kopmadı.
Türkiye’nin ilk 1. sıradan milletvekili adayı gösterilen kadın parlamenterdi. Son derece nazik bir insandı.
Şahidiyim; çok çalışkandı, işini en iyi şekilde ifa etmek için büyük çaba gösterirdi. Bunu da kimselere ilan etmeden, reklâm yapmadan, gürültü patırtı çıkarmadan yaptı…
***
Avrupa Birliği büyükelçileri bugünlerde Osman Kavala dolayısıyla gündeme geldi ya, hani!
Oya Hanım’ın 2011 yılında, Türk Yurdu dergisinde kaleme aldığı makalesi, Avrupa Birliği’nin hedefleri açısından sadece dünü ve bugünü değil yarını da özetler mahiyette;
* “AB İlerleme Raporu kapsamında bulunan en tehlikeli maddelerden birisi de, AB Meseleler ve Etkiler Raporu içinde, ekonomi paketlerinin arasına sıkıştırılmış (veya saklanmış olan) bir maddedir. Bu konu, nedense henüz layıki ile basında tartışılmamıştır.”

* “Konu şudur: Türkiye’nin AB adaylığı ve daha sonra da üyeliği ile birlikte, GAP bölgesinde bulunan barajların (22 adet) ve çok zengin su kaynakları olan Dicle ve Fırat nehirlerinin ve su havzalarının, uluslararası bir idare altına alınması konusunun da gündeme geleceğinin dile getirilmesi hususudur.”
* “Raporda, suyun en az petrol kadar değerli bir meta durumuna gelmekte olduğu belirtilerek, ileriki yıllarda bu zengin kaynaklardan, su bölüşümünde İsrail ve komşularının eşitlik içinde yararlanmasının da adı geçen ‘uluslararası idare’ tarafından gerçekleştirilmesinin isabetli olacağı tavsiye edilmekte ve bunun AB için önemli bir husus olduğu vurgulanmaktadır.”
Ortadoğu’nun çıbanbaşı ve bir terör devleti olan İsrail ile su ilişkisine -uzun vadede- dikkatinizi çekmek istiyorum.
***
17 Ekim 2018 tarihinde vefat etti, Oya Akgönenç. Allah (C.C.) rahmet eylesin… Mekânı cennet olsun.

5 (BEŞ) DAKİKA!
Asistan doktorların 36 saat kesintisiz nöbet uygulamasının hatalı olduğunu, bunun istenmeyen sonuçlar doğurduğunu yazdım, geçen yazımda.
Başta şehir hastaneleri olmak üzere bazı hastaneler durumu mercek altına aldı ve bu uygulamayı daha insani çizgiye çekmeye başladı. Daha kısa süreli nöbetler ve nöbet sonrası izin konusunda memnun eden açıklamalar geliyor.

Sevindirici bu elbette… Asistan doktorların da insanca çalışma şartlarına kavuşma hakları var… Sadece asistan doktorlar mı? Ebeler ve diğer sağlık çalışanlarına da benzer uygulama yapılıyor. Bunların da düzeltilmesi gerekir.

Madalyonu çevirdiğimizde, sağlık alanında son 20 yılda iyi şeyler yapılmadı mı? Haksızlık yapmayalım, elbette yapıldı. Ancak, başta asistan doktorlar olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının çalışma şartlarının yeniden bir değerlendirilmesi yerinde olacaktır.
***
Unutmadan…
Bir de tabii ‘5 (beş) dakika’ meselesi var.
O da ne diyeceksiniz!
Hâlihazırda hastanelerde hastalara muayene süresi olarak 5 dakika veriliyor.
İnternetten randevu almak istediğinizde bakıyorsunuz 5’er dakika arayla randevu verilmiş!
Birisi anlatabilir mi, acaba; 5 dakikada doktor hastayı mı dinlesin, muayene mi etsin, tetkiklere mi baksın, ne yapsın?
Bu 5 dakika uygulamasından da behemehal vazgeçilmesi elzem…
Hekimleri yarış atı gibi kullanmaktan behemehal vazgeçmeliyiz…

ANLAYANA SİVRİSİNEK
dilimden dökülen kelimelerim
bir legonun parçalarıdır
gönlüm sökülmüştür yerinden
ki dışarıdan bakınca bir parça
içeriden paramparça
gönlünde yerini bulmuyorsa eğer
ya değer görmüyorsun uğraşa
ya aklın kıt demektir
bu durumda sen de yarımsın ben de yarım

Selami Güder
[email protected]

ÖNEMLİ AYRINTI!
Milli Gazete Haber Merkezi’nden Furkan Erten bir süredir Suriye’de. ‘Büyük(!) ve boyalı basın’ her ne kadar görmek istemese de çok önemli detaylar ve ayrıntılar kaleme alıyor, gönderdiği haberlerinde. Bu haberleri Milli Gazete sayfalarından ve internet sitesinden takip ediyorsunuz.

Mesela, şu ayrıntıya bakar mısınız;
ABD, Kendisine Yığınak Yapıyor!”
Bu da ne demek diye bakıyorsunuz? Son derece önemli bir ayrıntı/ayrıntılar karşılıyor sizi. Okuyalım;
* “Millî Gazete’nin ulaştığı özel bir bilgi ise ABD’nin bölgeye bu kadar fazla silah göndermesinin altındaki sebep... Özel görüşmelerden edindiğimiz bilgiye göre ABD, terör örgütü ‘PYD’ye gönderme kılıfı altında’ bölgede yığınaklar oluşturuyor. ABD’nin gönderdiği silah ve mühimmat terör örgütü PYD için oldukça fazla miktarda. Bu silahlar, eski tip silahlar gibi herhangi bir depoda da saklanamıyor. Özel şartlarda depolanması gereken silah ve mühimmatların bakımının da özel işlemlerle yapılacak olması bu iddiayı kuvvetlendiriyor. Bu iddiaya göre ABD’nin yeniden Suriye’de asker sayısını artıracağı konuşuluyor.”

Terör devleti Amerika, terör örgütleri PKK ve PYD’ye son dönemde binlerce TIR silah ve mühimmat yolladı! Bu silahlar nerede ve nasıl kullanılacaktı?
Furkan Erten, işte bu sorunun cevabını gönderdiği haberlerde net biçimde vermekte; “ABD, Suriye’yi işgal etme peşinde…”

ŞULE YÜKSEL ŞENLER’İN HAYALİ!
Şule Yüksel Şenler, özellikle Huzur Sokağı romanıyla genç nesiller üzerinde derin izler bıraktı.

Erzincan İmam Hatip Lisesi, ortaokul 1. sınıfta üst sınıf ağabeylerden aldığım, sayfaları yıpranmış ve kapak rengi solgun (kim bilir kaç öğrencinin elinden geçen) bir “Huzur Sokağı” romanı sayesinde kitabı ve okumayı sevdim ben...
Hoş bir sadâyla ebediyete irtihal etti. Mekânı cennet olsun.
***
Şule Yüksel Şenler’in bir hayali vardı. O hayalini şimdi İHH gerçekleştiriyor. Okuyalım;
* “Ömrünü gençlerin eğitimi ve bilinçlenmesine adayan Şule Yüksel Şenler’in bir hayali vardı. Çok sevdiği ve binlercesini yetiştirdiği genç kızlar için bir öğrenci yurdu inşa etmek istiyordu. Hayalini vasiyeti olarak bırakarak 1,5 yıl önce vefat etti.”

* “Biz de, çok sevdiği Balkanlar’da, onun adını yaşatacak bir yurt açarak vasiyetini yerine getirmek istedik. Üsküp’teki yurt, 90 kız öğrencinin güvenle barınacağı, yıllar boyu binlerce öğrenciye hizmet verecek bir merkez haline gelecek. Yemekhanesi, mescidi, etüt salonu ve bahçesiyle gençlerin bütün ihtiyaçları karşılanırken, kızlarını eğitim için uzaklara gönderen ailelerin de gözü arkada kalmayacak.”

* “Bağışlarınızla, binlerce genç kızın eğitimine güvenle devam etmesini sağlayabilirsiniz. Şule Yüksel Şenler’in hayalinin gerçekleşmesine vesile olmak ister misiniz?”
Hayırlı olsun...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?