Ülkem yangın yeri

Ülke ekonomisi iktidar mensupları her ne kadar görmek istemese de, milletin yaşadığını sahip olduğu medya kanallarıyla, “Bakın dünyada daha büyük krizler var. Burada öylesi yok” dese de, “Ama canım, biz gıdım gıdım zamlar yapıyoruz” diye söylese de ülkenin çarşı ve pazarı yangın yeri. Genç nüfus arasında işsizlik resmî rakamlarda bile tehlike çanlarını çalıyor. Ülkenin doktora yapmış ve yapan gençleri ülkede çalışacak iş, emeklerini ortaya koyabilecekleri bir çalışma alanı bulamıyor. Ev kiraları ateş pahası, ısınma için hem doğalgaz hem kömür evleri ısıtmadan vatandaşın cebini yakıyor. Aslında yaşayanlara bunları anlatmak fazladan söz söylemek. Fakat yazı da bir girişe ihtiyaç duyuyor.

Son günlerde ülke ekonomisinde meydana gelen krizleri gördükçe insanın aklına 2003 seçimlerinden sonra Ali Kırca’nın Siyaset Meydanı’na konuk olan Erbakan Hocamın sözleri geliyor. Rahmetli Erbakan 3 Kasım Erken Genel Seçimleri’nden sonra ilk canlı yayın konuğu olduğu televizyon programında ülkenin bu duruma geleceğini bildiği için uyarılarını yapmıştı. O televizyon programında yeni kurularak iktidara taşınan AKP’ye mealen şu sözleri eklemişti: “Siz yeni kurulmuş bir partisiniz. Bu kadar kısa sürede bir devleti yönetmek, hükümet olmak için gerekli programı hazırlayamamışsınızdır. Ülkenin en önemli meselesi olan ekonomide de. Buyurun bizim Adil Düzen programımızı alın ve uygulayın. Ve yaşadığımız ekonomik sıkıntıdan milletimizi IMF ve Dünya Bankası reçetelerine mahkûm etmeyin.”

Erbakan ömür boyu taşıdığı milletine hizmet sorumluluğu ile kendinden kopanlara babacan bir ifade ile bunları söyledi. Herkes şahittir buna. Peki, yeni iktidar olanlar ne yapmayı tercih etti? İşin ilgililerin hatırladığı gibi 2001 ekonomik krizin sonucunda ülkeye getirilen Kemal Derviş’in getirmiş olduğu modeli uyguladı. “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı’’ adıyla millete duyurulan sistem bir takım kanunların değişmesinin yanında 24 Ocak Kararları’yla Batı dünyasına eklemlenen Türkiye ekonomisini Batı dünyası ile tam olarak perçinlemiştir. Hem ekonomide, “Faizli ekonomik modeli” yerleştirmiş, bu süreçte üretime yatırım yapılmamış, özelleştirilmelerle, “Devlet fabrika işletmez” denilerek Cumhuriyet döneminde milletimizin tırnağından artırıp yapmış olduğu fabrika tesisleri çoğunlukla da etrafındaki müştemilatlarla beraber satılıp, elden çıkarılmıştır. Bu özelleştirilen yerlerin çoğunun üretime yönelik çalıştırılmadığına şahit olduk. En büyük örneklerinden biri İzmit Seka Kâğıt Fabrikası’dır. Kâğıt üreten fabrika lojmanlarıyla birlikte özelleştirilip park alanına ve müzeye dönüştürüldü. Ve böyle Seka gibi onlarca üretim yapan fabrika…

Aynı televizyon programında Erbakan Hoca’ya Kırca küresel güçlerin dayattığı programdan başka bir ekonomik programın uygulanıp uygulanamadığını soruyor ve siyasilerin unutmaması gereken cevabı Erbakan veriyor: “Biz de başbakanlık yaptık. Bunlar bize de geldi kaç defa. Bir defa biz 1974-1978’de hükümetteydik, ekonomik kurul olarak. 1977 senesinde Sayın Demirel, ‘İlla Hoca IMF ile anlaşalım, bunlardan borç alalım’ dedi. Kesinlikle ret ettik. Turgut Özal’ı bana gönderdi, ikna etmek için. Siz bana Demirel’in sözlerini bana getireceğinize, benim sözlerimi Sayın Demirel’e götürün. Öyle kendi elimizle paranın değerini düşürerek, faizi artırarak, IMF’den borç alarak bu ülkeyi biz borç-faiz sarmalında içerisinde mahvetmeyiz… Bu ülkeyi batırır. Özal, ‘Hocam’ dedi. ‘Çok doğru söylüyorsunuz. Söylediklerinizi ben de biliyorum ama. Oyun kuralına göre oynanır. Ne yapalım ki, Türkiye’de böyle bir düzen var. Bu düzenin kuralları budur’ dedi. O zaman ben ona dedim ki: Bak Turgut, oyun kuralına göre oynanır ama ondan daha mühim bir şey vardır. Ne oyunu oynayacağız? Önce şunun adını koyalım. Dış mihraklar oyunu mu oynayacağız, Milli Görüş oyunu mu oynayacağız? Milli Görüş kuralı oynayacaksak bizim kurallarımız başka. Demekle de kalmadık. Açın bakın bütün gazetelere. 1977 yılının Ağustos ayında tam 22 gün 22 gece Sakarya Savaşı yapıyormuş gibi ‘yüksek planlama toplantısı’ yaptık. 7 Eylül’de Ekonomide Milli Çözüm diye kararname neşrettik. Ve 29 Ekim’de Afyon Şeker Fabrikası’nı açarak, Ağır Sanayi hamlesini tekrar başlattık.” Erbakan Hoca’mız sözlerinin devamında: “Biz dış güçlere Kıbrıs Harbi’nin arkasından teslim olmadık. Biz dış güçlere IMF’ye 1977’de tüm paralar tüketilmişti, gene olmadık. Milli kaynaklarla bulduk. Biz 54. Hükümet döneminde IMF geldi. Kendilerine çay ısmarladık ve gönderdik. İşte Milli Görüş budur.”

Sonra ülkede ne oldu? 28 Şubat safsatası ile atağa geçmiş ülke ekonomisine darbe indirildi. Yeni kurulan hükümetler dış güçlerin istediğini yerine getirdi, ülke sonu AKP iktidarına taşıyan da boğaza sürüklendi ve AKP’nin eliyle başta ekonomi olmak üzere her alanda Batı’nın tayin ettiği, belirlediği kanunlar Meclis’ten geçirildi. Böylece yaşadığımız günlere ulaşıldı. “Milli” kelimesinin dillerden düşürülmemesine rağmen “milli bir hamle” hiçbir alanda göremiyoruz. 

Erbakan Hoca’mızın ömrü boyunca anlattığı Hayım Naum Planı’nın tıkır tıkır işlediğine ve son hedeflerine yaklaştığına şahit oluyoruz.

Bir düşünelim! Erbakan’ın televizyon programında sunduğu teklifi mevcut iktidar kabul etseydi, ülke bu hale gelir miydi?

Bir defa daha yaşayarak idrak ediyoruz ki; bu ülkede Milli Görüş’e dönülmeden felaha çıkamayacağız. 2001 krizinden daha beter bir yangın yerine dönen ülke için başka çıkış kapısı yok.

Bazı kalem erbaplarının ve sorumlularının günü kurtarmak yerine tarihi derinsel olan meselelere bu açıdan bakma zamanı gelmedi mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Elif Örs - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?