Yaşanan kıyamet savaşı

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Türkiye’de ve dünyada; faiz, israf, yolsuzluk, haksız kazanç, ahlâki yozlaşma, materyalist eğitim, ilahi kitaplardan kopartılmış bilim kıyameti ve ifsat savaşı yaşanıyor. Genel anlamda milletimiz ve insanlık âlemi, böyle bir savaşın yapıldığının şuurunda değil… Bu savaş; Allah’ın bütün insanlığa bir saadet düzeni olarak ikram ettiği İslam’a karşı, inkârcılığı ve ırkçılığı esas alan emperyalist Yahudi ve Hıristiyanların, kurumsal olarak ABD’nin, AB ve İsrail’in yürüttüğü bir savaş… Bu savaşta hedef alınan kitle ise, Müslümanlar ve öteki insanlıktır. Bu savaşın amacı, yeryüzünü öteki insandan temizlemek veya köleleştirmektir. Bu savaşın zemini olarak da, bir hile rejimi ve bir de köle düzenleri kurmuşlardır. Kurdukları hile rejimi demokrasi, köle düzenleri ise kapitalizm ve sosyalizmdir. Bunlara göre demokrasi; halkın yönetime alet edilmesinden başka bir şey değildir. Kapitalizm ve sosyalizm arasında, elde edilmek istenen sonuç bakımından hiçbir fark yoktur. Kapitalizmin bel kemiğini faiz, haksız vergiler, ölü yatırımlar, israf, paranın mal sayılması, borca dayalı para düzeni ve dolar oluşturmaktadır. Özel mülkiyeti sınırsız bir şekilde savunur gibi gözüken kapitalizm; faiz, borca dayalı para düzeni, bankalar, haksız vergiler, israf ve ölü yatırımlar ile özel mülkiyeti ve halkın alım gücünü buharlaştırmaktadır. Sosyalizmde ise aşırı devletçilik benimsediğinden, halka mal ve mülk sahibi olma hakkı tanınmaz. Sosyalizm; kârı, faizi ve miras hakkını yasakladığı için vatandaşı devletin, “bir lokma ve bir hırka” mantığı ile çalışan köleleri olarak görür. Bu iki düzen ile de insanlığın saadet bulması imkânsızdır. Çünkü bu iki düzenin kuruluş sebebi, insanların refah içinde yaşayıp saadet bulması değildir. Büyük İsrail’i kurmak ve insanları, bu yapının kölesi yapmak, bu iki düzen için tek hedeftir.

TÜRKİYE

Türkiye, nereye aittir ve hangi düzenle nasıl idare edilmektedir? Partizanlıktan ve ideolojilerden kendimizi temizleyerek; içimizdeki ahlâk ve vicdan yasalarına bağlı kalarak bu soruya bir cevap verebilir miyiz? Veremeyiz, çünkü Türkiye’de en yüksek eğitim derecelerine ve unvanlarına sahip olanlar bile, bir sosyal ayrışma ve siyasi kutuplaşmanın parçası haline gelmişlerdir. Böylesine bir sosyal yapıda doğruları ve yanlışları görmek ve anlamak neredeyse imkânsızdır. Bu ülkenin insanları, olaylara ve sıkıntılara; sahip oldukları materyalist bilgi, zihinlerine yerleştirilmiş olan batıl inanç, taassup içinde sahiplendikleri ideolojiler, partizanlık, elde edecekleri ya da mahrum kalacakları çıkar çerçevesinde bakmaktadırlar. Akıl, bilgi, ahlâk ve fazilet gibi değerlerin hiçbir kıymetinin kalmadığı bir yerde, doğrular ve yanlışlar birbirine karışmış olur, çözüm bulmak zorlaşır, hatta imkânsız hale gelir. İnsanlar; sahte yaşam kaliteleri ya da hissedilen rahatlık ve hoşnutluğu bozmayarak toplumdaki haksızlıklara, adaletsizliklere ve manevi fesada karşı ilgisiz ve duyarsız kaldıkları sürece, yaşanan kıyamet savaşının yıkıcı etkisinden kendini koruyamazlar. AB; bir Yahudi ve Hıristiyan birliğidir. ABD; Siyonizm’in “Büyük İsrail’i kurma” gayesine hizmet eden jandarmadır. Faizci kapitalizm ise; milletlerin maddi ve manevi imkânlarını Siyonizm’in kasasına aktaran emme basma tulumbasıdır. İnsanlar, bu üç şerre karşı sessiz kalıp alanı boş bırakırlarsa, ahlâki yozlaşmanın, ekonomik yıkımın, toplumsal çöküşün giderek daha da derinleşmesine sebep olurlar. Bakmak ile görmek arasında fark vardır. Algılar ile tersyüz edilen gerçekleri kimse görmek istemiyor.  Sessizlik ya da suskunluk, ilgisizlik ya da kayıtsızlık, vurdumduymazlık Türkiye gibi bir ülkeyi AB, ABD ve İsrail karşısında zelil duruma düşürüyor. İnsan; materyalizm, kapitalizm ve sosyalizm ile çöker, Milli Görüş ve Adil Düzen ile hayat bulur. Özgürlük, adalet, hakkaniyet, fırsat eşitliği, liyakat, doğruluk, dürüstlük, sorumluluk, ahlâk, ilim ve izzet sadece Milli Görüş ile kazanılır. Bir fert ve tolum; Milli Görüş’ün temsil ettiği değerlere itibar etmiyorsa, değersizleşir. Hazine; 2021 yılı Ocak-Eylül döneminde 142.273 milyar TL faiz ödemesi yapmıştır. Bunun ne anlama geldiğini kimse düşünmüyor.

BİR ÖRNEK

Fatsa-Korgan arasında yapımı devam eden “İslamdağ dere yolu” ödeneksizlik yüzünden durma noktasına gelmiş… Hâlbuki bu yolun bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, en geç 2019 yılı sonunda bitirileceği sözü, 3 Mart 2019 tarihinde Ordu’da yaptığı mitingde verilmişti. Korgan-Niksar yolunun ihalesi de bir türlü yapılamıyor. Gerekçe ödeneksizlik… Ben basit bir örnek vermek istedim… Türkiye’nin her tarafında durum bundan farklı değildir. Biz Sayın Erdoğan’ın sözünün çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. Kınamıyoruz, hatırlatıyoruz.

GAFLET UYKUSU

Bir toplum; fert ve toplumları felakete sürükleyen şeyin, kuvveti üstün tutan AB’nin muteber bir medeniyet olarak benimsenmesi, faizci kapitalist düzenin katı bir şekilde yürütülmesi, ABD ve İsrail’in stratejik müttefik olarak görülmesi tercihinin olduğunu göremiyorsa, derin bir gaflet uykusundadır demektir. İktidarlar; temsilcilerinin balkon konuşmalarına göre değil, yaptıkları işlere göre değerlendirilmelidir. Şeytan ve adamalarının varlığı, faizci düzeni yürütmenin gerekçesi olamaz. Toplumun AK Parti de hakka hizmet ediyor “güncel yanılgısından” kurtulması gerekir. Bu, AK Parti’yi karalamak için değil, yürütülen bir zulüm düzeninden milletimizi korumak için önemlidir. Bir insanı değerli yapan sahip olduğu para, mal-mülk, servet, makam-mevki, unvan, rütbe, cübbe gibi şeyler değildir. Bir insanı değerli kılan; zalimin ve bütün kötülüklerin karşısında vereceği onurlu, şahsiyetli mücadelesidir. Irkçı emperyalizm tarafından yürütülen “kıyamet savaşı” karşısında, korkmadan, yılmadan hakikatin ve adil düzenin savaşını yapıyorsan kahraman olursun. Bu savaş, sadece Milli Görüş ile yapılabilir. Ve bugün bu direnişi Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi gösteriyor. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

True Legend - Bizim millet neyin farkindaki zaten,farkinda olanlarda fetöcü vatan haini pkkci oluyor şimdik bunlara bi yenisi daha eklendi kavalacimisin sen demeye başladilar , belasını. Arayan bir millet belasını bulacaktir

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Ekim 12:35


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?