Annemin Sessizliği

Bir an dünyadan koptuğumu sandım. Telefondaki ses yoğun bakım, şimdi geldik, ambulans, anne, çok ağır, konuşamıyor, diyor. Kulaklarımda bir uğultu başlıyor duyar duymaz. Dünya bir nokta kadar küçülüyor gözümün önünde. Güneşli bir sonbahar, üşüyecek soğuk yok, bendeki bu titreme ne. Kontrolsüz bir şekilde zihnimden binlerce düşünce geçiyor. Arka arkaya bebeklik, çocukluk, ilk gençlik, gençlik günlerim geçiyor zihnimden. Durdurulamaz bir şekilde geçmiş yaşantım tek tek görüntüler halinde gözlerimin önüne geliyor. Her ayrıntıyı ayrıntılı bir şekilde teker teker tekrar yaşıyorum.

İnsan bu dünyada anneden ibarettir. Kendime ait dünyamın yarısı benimse yarısı annemindir. Belki de daha fazlası. Son yirmi yıldır ayrı yaşıyorum annemden. Her yıl her yaz memlekete gitsek de yılda bir iki ay görüşmek insanı doyurur mu anneye. Doymuyor insan. Anneme dedim ki bu yaz, ben mi yaşlıyım sen mi. Ne kadar büyürsen büyü sen benim gözümde daha yeni yürüyen yavrumsun sen benim gözümde halen o haşarı gençsin dedi. Annemin dizlerine başımı koyup şımarıkça yatmıştım kucağına. İnsan bu dünyada en fazla annesine şımarır, annesine nazlanır. Bu dünyada benim her nazımı çeken tek insan annemdir.

Beş evladı olmuş annemin. Ben annemin dördüncü evladıyım. İlk evladı, en büyük ablam, iki yaşında vefat etmiş. Bazen hiç görmediğim ablamı merak eder anneme ona dair sorular sorarım; onu her anlatışında anlatırken gözleri dolar, gözlerinden yaş gelir. Annemin hayatta olan dört evladı var; ikisi kız ikisi erkek. Ben annemin hayatta olan üçüncü evladıyım. Benden büyük bir ağabeyim ve bir ablam var, benden küçük bir ablam var. Küçük ablam benden önce evlendiği için ben sanki en küçükmüşüm gibidir.

Okuması yazması yok annemin. Hiç okula gitmemiş. Rahmetli dedem “gâvur okuması” diyerek ilkokula göndermemiş annemi, okula göndermemek için yaşını büyüttürmüş. İlginçtir aynı dedem daha sonra ‘halk partisi’nin seçtirdiği muhtar olmuş muhtarlık yapmış. Babamın babası olan dedem ise ‘halk partisi’nin zulmüne maruz kalmış bir imamdır. Annemin babası dedem, babamın babası dedemin (Hafız Hoca dedemin) Kur’an kursundan öğrencisiymiş. Daha sonra annem de aynı dedemin Kur’an kursundan öğrencisi olmuş. Dedem oğlunu (babamı) öğrencisinin kızı öğrencisiyle evlendirmiş. Annem ilkokula gitmemiş ama Kur’an kursuna gitmiş, yani babamın babası olan dedemden Kur’an öğrenmiş. Okuması yazması yok annemin ama sureleri bilir, ibadetlerini yapar. Annem rahmetli babasını sevdiği kadar rahmetli kayınbabasını da çok severdi. Kendi babasının yanında sesini yükseltmediği gibi babamın babasının yanında da hiç sesini yükseltmezdi. Hem hocası hem kayınbabası olan rahmetliye çok hürmet ederdi. Biz aile (sülale) olarak büyüklerimizin yanında sesimizi yükseltmeyiz.

Annemin okuması yazması yok ya, benim okuduğum binlerce kitaptan edindiğimden çok daha fazla irfani bilgisi olduğuna eminim. Benim yazdığım hiçbir şiiri ve hiçbir yazıyı okumuş değil. Yayımlanmış beşi şiir üçü nesir sekiz kitabım var. Şiirlerimi okumasını çok isterdim annemin. Okusa ne hissederdi acaba, zaman zaman merak ederim. Annem okuması yazması olmadığı için parayı da bilmez. İlk gençliğimde, anneme para değişelim sana çok para vereyim der beş lira verir elli lirasını alırdım. Ablamlar anne seni kandırıyor derdi, güler gerçeği söyler tekrar parasını verirdim.

Ben beni bildim bileli ki öncesi de var annem hep hasta olur. Hastalıklarının, genç yaşta doğum sırasında vefat eden çok sevdiği halamın vefat etmesinden sonra başladığını söyler. Ben ortaokul yıllarımdan beri doktora götürürüm annemi. Bir hastalıktan iyileşir bir başkası başlar. Annem beş gündür yoğun bakımda. Ablam haber etti. Her gün hastaneden bilgi alıyorum. Dualarınızı bekleriz efendim.

Hastalık ve hasretlik kaderdir!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder

# Dolar

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

08

ŞEHMUS ÇALIŞKAN - Rabbim şifa versin annenize ve tüm hastalara.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Ekim 11:27
07

Saadet deyim - Rabbim Ummeti Muhammedin annelerine acilen ve acilen Şafi ismiyle Sifalar ihsan eylesin

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Ekim 23:54
06

Ebu Musab - Rabbim şafi isminin hürmetine şifa ihsan eylesin inşallah.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Ekim 22:00
04

Ercü - Rabbim annenize tüm hastalara şifa versin inşaallah..

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 23 Ekim 11:01
03

Duacıyız - çok iyi bilirim annenin yoğun bakımda olmasının ne olduğunu. Rabbim benim annemi bana bağışladığı gibi,sizin annenizi de size bağışlasın. Amin

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 23 Ekim 10:10
02

Kayseri - Cenabı Allah sıhhat ve afiyet versin. ne güzel yazmışşınız Cafer bey.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 23 Ekim 09:57


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?