AB ve ABD aynı paranın iki yüzünü oluşturuyorlar 

ABD Büyükelçiliğ’inin öncülüğünde 10 ülkenin büyükelçileri ortak bir bildiri yayınlayarak Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını istemişler. Bu ortak hareket elbette ülkemizde büyük tepki aldı. Ancak, tepki vermenin yeterli olmadığını, bu vesile ile dost bildiğimiz ülkelerin dost değil düşman olduğunu, bunların başını da ABD’nin çektiğini artık görmek durumundayız. Özellikle de ülkemiz aleyhine alınacak kararlarda birlik oluşturmakta güçlük çekmediklerini, böyle olunca da adına ister Batı ister Hıristiyan ittifakı diyelim Türkiye’miz lehine bir adım atmalarını beklemenin yanlış olduğunu da görmenin zamanı geldi de geçiyor. Çünkü zaman zaman hoşumuza giden kararlar alınmış olsa bile bunların uygulamada adeta kuyumuzu kazmaya yönelik adımlar olduğunu çok gördük.

AB’nin ülkemizi üyeliğe almıyor olması da aslında Haçlıların gizlemeye gerek duymadıkları Türkiye düşmanlığının bir dışa vurumudur. Kavala’nın serbest bırakılması çağrısı, isterseniz buna küstahlık diyelim, bardağı taşıran son damla olmuştur. Geçtiğimiz günlerde açıklanan AB Komisyonu Türkiye raporunda 2021’de diyalog ve işbirliğinin arttığına dikkat çekilerek Türkiye’nin göçmenlere ev sahipliği yapma konusundaki çabası muazzam olarak nitelendi. Yani, Türkiye ile AB arasında diyalog ve işbirliğinin artmış olması, AB tarafının çabası ve gayretinden ortaya çıkmıyor. Türkiye’nin AB’yi göçmen istilasından koruyarak kendisi büyük maddi sıkıntılar çekiyor olmasından ileri geliyor. Böyle olunca AB ile Türkiye arasında diyalogun ve işbirliğinin artmış olduğu ifadesi sadece gönül almaya yönelik bir sözden ibaret kalıyor. Çünkü AB Türkiye ile bir başka Avrupalı ülke arasında bir ihtilaf oluştuğunda hep kendi dindaşlarının yanında saf tutmaktadır. Söz gelimi Libya’da ve Kıbrıs’ta yaşananlar bunların birer örneğidir. Olayın sadece uluslararası ilişkilerde yaşandığından ibaret olmadığını biliyoruz. Son olarak tamamen kendi iç meselimiz olan bir yargılamada; ABD, Almanya, Fransa, Kanada, Hollanda, Danimarka, İsveç, Finlandiya, Norveç ve Yeni Zelanda Ankara büyükelçilerinin ABD elçiliğinin öncülüğünde yaptıkları açıklama ortada iken BM’nin reforma ihtiyacı olduğunu dile getirmek bir gerçeğin ifadesi olmakla birlikte böyle bir yapı içinde BM’de reformun olmasını beklemek gerçekle çelişiyor. Yapılan açıklama bir gazetemizde, “Militan diploması” olarak nitelendirilirken bir geçek dile getiriliyordu. Çünkü diplomasi olayları barış yoluyla halletmeyi önceler. Yoksa diğer bir ülkeyi tehdit ederek değil. Diplomasi barışın savaşsız sağlanması ve devamını öngörür. Bunun aksi ise çatışmayı öne çeker. Peki, söz konusu 10 ülkenin büyükelçileri nasıl oluyor da adeta tehdit kokan bir bildiriye imza atıyor ve bunu yayınlıyorlar. Belli ki söz konusu büyükelçiler böyle bir bildiriyi yayınlamadan ülkeleri ile konuşmuş, onayını almışlardır. Aksini düşünmek işin esasına aykırıdır. Yani, öncelikli suçlu büyükelçiler değil, temsil ettikleri ülke yönetimleridir. Kendilerinde bir başka ülkenin yargısına müdahale hakkını görenlerin BM’de yapılanmanın yeniden şekillendirilerek adil bir yapıya kavuşmasını istemeleri mümkün mü?

Hemen belirtelim ki benzer küstahlıklar sadece Kavala ile ilgili yapılan açıklamadan ibaret değildir. Rusya’dan S-400 füze savunma sistemi aldık diye ekonomimize her fırsatta darbe indirmenin adımını atıyorlar. Bu darbelerin sona erdiğini söylemek de gerçekçi olmayacaktır. Sözün özü BM’nin yapısında reform yapılması çağrısı elbette doğrudur ama bunu o adaletsiz yapıyı oluşturanlardan beklemek gerçekçi değildir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?