Ekonomik düzenleri İslam’ca okuyabilmek-5

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Türkiye’nin yaşadığı maddi ve manevi krizin temelinde; kuvveti hak sebebi sayan yanlış zihniyet, faizci kapitalist düzen, materyalist eğitim ve çıkarcı yönetim tercihi vardır. Toplumun bu krizden kurtulması; tercihini değiştirmesine bağlıdır. Bu krizden kurtulmanın tek ilacı Milli Görüş, ortamı ise Saadet Partisi iktidarıdır. Gardiyan veya garson iki devlet vardır. Gardiyan devlet; hapishane, garson devlet; fabrika ve üretim yapar. Milli Görüş; garson devletten yanadır. Garson devlet; Adil Düzen ile çalışır. Adil Düzen’de; meşru olmayan gelirler, gizli tutulan mallar ile haram mallar devletin teminatı altında değildir. Ferdi mülkiyetlere tecavüz, devlet mülkiyetine tecavüz gibidir. Adil Düzen, bütün mülkiyet haklarını korur.

Emek; bir gaye ile çalışıp enerji harcamaktır. Emek, insanın koşmasını, çalışmasını, hareket etmesini sağlayan bir güç ve enerjidir. Özel mülkiyetin asıl kaynağı emektir. Emek mal değildir; bu sebeple ücret dengesini sağlamak için, mallarda olduğu gibi, emekte arz talep dalgalanmaları uygulanamaz. İnsanların emekleri birbirinden farklıdır. Emekler farklı olunca, çalışma hayatında iş bölümünün olması doğaldır. Vasıflı ve vasıfsız emeklerin durumu bir birbirinden farklıdır. Mal; Allah’ın dünyada insanların ihtiyaçlarını gidermesi için var ettiği bir vasıtadır. Başka bir deyişle mal, alınıp satılabilen, bir değeri olan ve onu telef edenin tazmin etme yükümlülüğü bulunan şeylerdir. İnsanların çalışıp kazandığı ve elde edip faydalandığı her helal şey, maldır. Mal ve paraların tedavülünü sağlamak ve bütün sınıflar arasında dolaşımını temin etmek esastır. Mallara kimin daha çok ihtiyacı varsa onun elinde olması daha faydalıdır. Kapitalizmde olduğu gibi, mal ve paraların sadece zenginlerin elinde toplanması zararlıdır. Mülkiyet hakkı; ferdin özel menfaati için mal ve mal sayılan şeyler üzerinde bağımsız bir şekilde elde tutma ve tasarruf etme hak ve salahiyetine sahip olmasıdır. İnsandan başka mülkiyet hakkına sahip başka bir varlık yoktur. Mülkiyet düzeni, bir devlet düzeni olup insanlar için, bir rahmettir. Mülkiyet hakkı, tamamen hukuki rejime tabidir. Mülkiyete müdahale asla caiz değildir. Hükümetler kendisine tanınan vergi dışında bir ekonomik müdahalede bulunamazlar.

FAİZ; MİLLİ GELİRİ TÜKETİR 

Zarara ortak olmaksızın elde edilen kârlar, faizdir. Faiz; karşılığı, bedeli olmayan bir fazlalıktır. Faiz; sahibine üretmeden tüketme imkânı verdiği için bir emek gaspıdır. Faiz, zamanla çoğalır ve kat kat olur. Faiz; Müslümanlar için haram, insanlık için zulüm ve kötülüktür. Faiz; üretimi azaltır ve hatta imkânsız hale getirir. Fabrikaların çalışmasını zorlaştırır ve bir noktada krizlerin doğmasına sebep olur. Faiz, alışverişi yavaşlatır, mal dolaşımını engeller ve milli geliri tüketir. Faizin; haram, zulüm ve kötülük olduğunu kabul etmeyenler, onu meşru sayanlar, Allah ve Resulüne isyan, şeytan ve adamlarına itaat etmiş olurlar. Faiz ve düzeni; milli geliri katleder. Bir ülkenin milli geliri üretimle artar, faiz ve haksız vergiler ile azalır. Haram paranın bereketi olmaz. Akıl; bunları fak etmeye yarıyorsa hidayet, Adil Düzen’e götürüyorsa feraset, inadına Adil Düzen diyorsa dirayettir. Faiz; toplumun dengesini bozar, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapar. Bir Müslüman; Allah’a inanıyorum, İslam’a teslim olmuş bir Müslüman’ım dedikten sonra; İslam’ca değil, Batılılar gibi düşünüyor ve yaşıyorsa, faizci kapitalist düzene rıza gösterip, faizden ve faizcilerden yüz çevirmiyorsa, Kur’an bilgisi yerine, materyalist bilgiye itibar ediyorsa, helale haram karıştırıyorsa, batıla hak elbisesi giydirip sunuyorsa, bu kimseler dünya imtihanını kaybederler. Ve böyle kimseler hak nazarında samimi Müslümanlar olarak kabul edilmezler.

GELİR DAĞILIMI

Adil Düzen’e itibar edilen bir ülkede gelir dağılımı “adalet” esasına göre yapılır. Üretim sonunda meydana gelen katma değerler; vergi, kira, kâr ve ücret arasında var olan doğal esaslara göre bölüştürülür. Gelir dağılımını adil bir şekilde yapamayan ülkeler; ilerleyemez, çabuk çöküp yok olurlar. Düzeni adil olan ülkeler, bolluk ve refah içerisinde olurlar. Kapitalist düzenlerde gelir dağılımını, zenginler lehine seyrettiren; faiz, haksız vergiler, israf ve yolsuzluklar, Adil Düzen’de olmayacağından toplum, ekonomik düzenden endişe duymaz. Endişenin yerini güven, darlık ve sıkıntının yerini refah alır. İyilik ve refahın kuralları bellidir. Bir toplum; bütün olarak ilerler veya geriler. Kurtuluş, refah ve saadet için, bireysel gayretler yeterli değildir, toplumsal bir mücadelenin olması gerekir. Faizci düzenden, Adil Düzen’e hicret; bolluk ve zenginliğe sebep olur. Refahın sağlanabilmesi için iyi ile kötünün, bozuk ile sağlamın, meşru mal ile gayr-i meşru malın birbirinden ayrılması gerekir. Milli Görüş’ün teklif ve telkin ettiği, faizi, zulüm vergilerini, israfı ve yolsuzlukları yasaklayan, üretimi ve adil paylaşımı teşvik eden Adil Düzen tam olarak uygulandığında Türkiye, bolluk ve refah ülkesi haline gelir. Türkiye’yi refah ve bolluk ülkesi halile getirmek, Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi’ni bir mühürle iktidara getirmek kadar kolaydır. Bu kalay işi yapmak için, azıcık şuur yeterlidir.

İSRAF

İsraf; herhangi bir şeyde haddi aşmak ve aşırı gitmektir. İsraf; hem ifrat hem de tefrit şeklinde olabilir. Lüks ve gösteriş tüketimi için yapılan talepler, ihtiyaç sayılmaz. Allah’ın, “Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiz” emri, önemli bir kuraldır. Malların dengeli harcanıp harcanmaması ve israf edilip edilmemesi konusunda toplumu terbiye etme görevi devletindir.

Bünyeye uygun olan, faydalı ve münasip şeyleri kararınca tüketmek iktisat, bünyeye uygun olmayan, zararlı ve yabancı şeyleri tüketmek ise israftır. Ve israf haramdır. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?