Müslümanların dayanışması şart 

Günlerden beri ABD’nin Yunanistan ile Savunma İşbirliği Anlaşması’nı uzatması medyada yer alıyor. Olay elbette sadece var olar bir anlaşmanın süresinin uzatılmasından ibaret değil. Bu uzatma ile birlikte ABD’nin Yunanistan’ın Türkiye sınırına yakın yerlerine asker ve silah sevkiyatına başlamış olması, bunların bir bölümünü getirdiği, önemli bir bölümünün de getirilmek üzere hazırlandığı belirtiliyor. Olaylar böylesine gelişirken bir başka hususa dikkat çekmek istiyorum. O da Yunanistan’ın AB üyesi ülke olması ve bu AB üyesi ülkenin ABD ile askeri işbirliğini sürekli artırmasına karşılık AB’nin diğer üyelerinin bundan rahatsızlık duymuyor olmasıdır. Peki, Türkiye’yi 50 yılı aşkın bir süreden beri Avrupa Birliği’nin kapısında bekletenlerin ABD’nin Yunanistan’a askeri yığınak yapmasından bir rahatsızlık duyuyorlar mı? Bu soruya evet demek yanlış olur. Çünkü böyle bir rahatsızlık söz konusu değil. Çünkü ABD’yi kendilerinden farklı görmüyorlar. Bunun ana sebebi de AB ülkeleri ile ABD’nin din birliği halinde olmalarıdır. Meseleye bu açıdan bakıldığında Türkiye’nin de AB kapısında kuruluşundan bu yana bekletiliyor olmasının sebebi de Türkiye’nin Müslüman bir toplumdan oluşmasıdır. Bu gerçeği artık herkesin görmesi ve ona göre bir takım yeni adımlar atılması, tedbirlerin alınması gerekiyor,

Bu noktada son üç gündür okumaya başladığım Cengiz Özakıncı’nın kaleme aldığı, Türkiye’nin Siyasi İntiharı Yeni Osmanlı Tuzağı adlı kitabına atıfta bulunmak istiyorum. Yaklaşık 750 sayfalık bu kitapta son 200 yıllık tarihimizde yaşanan önemli olaylar inceleniyor ve özellikle de 1815’te kurulan Avrupa Devletler Konseyi, bir diğer ifadeyle bugünün Avrupa Birliği örgütüne de Türkiye’nin alınmamış olması ve bunun arkasındaki fazla açıklanmayan niyetler tüm yönleriyle ortaya dökülüyor. Özellikle de adını ettiğimiz Avrupa Devletler Konseyi’nin ana hedefinin Osmanlı’yı parçalamak olduğu üzerinde duruluyor. Böyle olunca da Avrupa devletlerinin dün Osmanlı’yı parçalamak için birlik oluşturmaları ile bugün oluşturdukları Avrupa Birliği’nin kapısında Türkiye’nin yıllardır bekletiliyor oluşu da gaye olarak aynılık arz ediyor. 1815’te kurulan bugünkü Avrupa Birliği’nin geçmişteki adı karşımıza Avrupa Devletler Konseyi olarak çıkıyor ve aralarında tam bir Haçlı ittifakı var. Bu yüzden olsa gerek Müslüman Türkiye’yi bin bir bahane üreterek aralarına almıyorlar. Bu arada 1815’te kurulan Avrupa Devletler Konseyi’ne Rusya da üye. Yani tam bir Haçlı ittifakı. Buna bir de ABD, Avrupa Birliği’ne üye olmasa da adeta üye imiş gibi üye ülkelerle askeri anlaşmalar yapabiliyor olması, bunun hiçbir tepki görmemesi ama Türkiye söz konusu olduğunda Haçlı ittifakının anında aynı amaca yönelik bir araya gelmesi üzerinde artık derin derin düşünmek ve bu şartlara göre yeni strateji belirlemek gerekiyor. Elbette bu sadece Türkiye’nin sorunu değil. Çünkü Haçlı ittifakının tek düşmanı Türkiye değil, Haçlılar olaya Haçlı ittifakı açısından bakıyorlar ve davranışlarını buna göre belirliyorlar. Tıpkı 200 yıl önce kurulmuş olan Avrupa Devletler Konseyi gibi. Çünkü o yıllarda Osmanlı adeta tek başına İslam Birliği’ni sağlamıştı, bu ise Haçlıları rahatsız ediyordu. Özellikle Müslüman ülkeleri rahat sömürebilmek için Osmanlı’nın parçalanması yönünde adımlar atıyorlardı. O hedeflerine ulaştılar ama tatmin olmamış görünüyorlar. Türkiye’yi bir yandan kendi aralarında eritmenin çabalarını gösterirken öbür yandan da tıpkı geçmişte olduğu gibi kapılarından ayırmamak, kendilerine ekonomik ve siyasi açıdan mahkûm olarak sürdürmek istiyorlar.

Bunun için tüm Müslümanların en kısa zamanda aralarında bir dayanışma oluşturmak, ikinci adım olarak da İslam Birliği’ne giden yolda gelişmeler sağlamaları gerekiyor. Yoksa Haçlıların kuklası olmayı sürdüreceğiz demektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?