Okulda Eğitim Yetersiz Peki Ya Evde?

Birkaç gün önce rehber öğretmeni olan bir arkadaştan mesaj aldım. Rehberlik saati için tüm ortaokul sınıflarını ziyaret ettiğini ve aile tanıma formu verdiğini ama aldığı cevapların içler acısı olduğunu dile getirdi. Anlattığına göre çocuklar ailelerinin telefonlarını bilmiyor dahası anne-babanın ne mezunu olduğunu, mesleğini, nerede çalıştığını bilmiyorlar. Telefon numarasını günümüzde kimse ezberlemiyor akıllı telefonlar var diyebilirsiniz ama acil durumlar için bir iki telefon ezberinizde vardır muhakkak. Neyse belli ki aileler de akıllı telefonların yeterli olacağını düşünmüş ki acil bir durumda çocuklarının akıllı telefonlarına ulaşamayabilecekleri olasılığını göz ardı etmişler.

Gelelim diğer başlıklara… Ailelerinin ne mezunu olduğunu, mesleğini ve nerede çalıştığını bilmemeleri asıl sorunumuz. Birkaç öğrenci de değil. Rehber öğretmeni arkadaş girdiği tüm sınıflarda öğrencilerin bu halde olduğunu söylüyor. Bu çocuklar ilkokul çocukları değil ortaokul çocukları. Hani biz onların yaşındayken öyle çalışırdık böyle çalışırdık nutukları attığımız, belki de çoğu ebeveynin hayata atıldığı yaşlar. Artık kendi sorumluluğunu üstlenmesi, çevreleriyle ilgili sorumluluk alması gerektiği bir yaşta bırakın bunları bilmeyi ailelerini dahi tanımıyorlar.

Eğitimci olarak sahada bulunduğum dönemde çocuklarla ilgili farklı sorunlara şahit olurdum. Bunların en büyüğü de çocukların yer çekimi yasası gibi basit konuları bilmiyor oluşlarıydı. Nasıl bir ortaokul çocuğu bu kadar basit bir şeyi bilemez hocam abartma demeyin. Teoride böyle bir yasanın varlığından elbette ki haberdarlar. Ancak pratikte bunun ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Bir kalemi masanın kenarından itince düşeceğini, bir kutuyu nasıl kapatırlarsa içindekilerin dökülmeyeceğini hesaplayamayan öğrencilerin sayısı azımsanamayacak şekilde çoktu. Onlarla sağlıklı iletişim kurduğunuzda anlattıklarımdan çok daha fazlası olduğunu göreceksiniz.

Rehber öğretmeni arkadaşın ilettiğine göre aradan geçen birkaç sene içinde durum düzeleceğine içler acısı bir hâl almış durumda. Bu sorun sadece birkaç ailenin sorunu değil toplumsal olarak hepimizin derdi. Zira bu çocuklar bu toplumun yarını. Peki, çocuklarımız niye en basit davranışları bile yerine getiremiyor hale geliyorlar? Bunun üzerine durup düşünmek gerekiyor. Hem de acilen.

 Eğitimdeki sorunları birilerinin üzerine atmak kolay olanı. Evet eğitim sistemimiz ezberci ve yetersiz. Peki, biz ne yapıyoruz? Aileler bu açığı kapatmak için kurs kurs, eğitim eğitim gezdirerek bunu kapatabileceklerini düşünüyorlar. Bu doğru bir davranış mı? Basit temel eğitimleri okula yıkmak, bu temel eğitimlerin okulda kazanılabileceğini beklemek doğru bir beklenti mi?

Çocukların aileleri ile ilgili bu kadar basit bilgileri dahi bilmiyor oluşları aile içi iletişimin sıfır derecesinde olduğunu gösteriyor. Büyük ihtimalle çoğu derslerinden geri kalmasın diye okuldan gelir gelmez karnını doyurup çocuğa odasının yolunu gösteriyor ve ders çalışmasını bekliyor. Haricinde çocukla kurulan iletişim oldukça zayıf ve yeterince sorumluluk verilmiyor. Ama bu ailelerin çocukları ile konuşsak çok iyi ebeveynler olduklarını, çocuklarının geleceği için gece gündüz çalıştıklarını söylerler. Bu konuda çoğu ailenin samimi olduğunu da biliyorum. Ancak sorun çocuklara iyi imkânlar sunmak, iyi okullara göndermek, marka giydirmek vs. değil. Sorun çocuğun en temel becerileri zamanında kazanamıyor oluşu. Sorun aman dersinden geri kalmasın diye her şeyi önlerine altın tepsilerle sunmamız.

Küçük yaşta evdeki işlerin ucundan tutmayı öğretmediğimiz, kendi sorumluluğunu almasını sağlayamadığımız, yemeğini önüne getirdiğimiz, okul çantasını bizim hazırladığımız, bağcıklarını bizim bağladığımız bir çocuk ezberci bir sistemden tam puanlar alabilir, okul hayatında başarılı olabilir. Hatta dijital eşyaları bizden çok iyi kullanabilirler. Ama okul hayatından sıyrıldığında kendi başına ilçeden ilçeye gidemeyen, sosyal uyumluluğu olmayan yetişkinler olurlar. Sosyal medyada iyi bir çevreleri olsa dahi…

Bugün iş dünyasında “ekmek parasını bu işten kazandığı halde nasıl bu kadar sorumsuz olabilir” diye şikâyet ettiğimiz, sosyal hayatta verdiği sözleri bir türlü yerine getir(e)mediği, bizi oyaladığı için kızdığımız sorumsuz yetişkinler, çocukluğunda bu basit görevler verilmediği için bu haldeler.

Yarın bir gün kendi ayakları üzerinde durabilsin diye okuttuğumuz, varımızı yoğumuzu serdiğimiz çocuklarımız, bu temel becerileri kazanamazlarsa aldıkları diplomalar kendi ayakları üzerinde durmaları için yeterli olamaz. Bu gerçekle acilen yüzleşmeliyiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Selime Sümeyye Abatay - Mesaj Gönder

# Altın

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Mustafa ERDEM - Çok kötü şekilde kanamakta olan bir yaraya parmak basılmış bu yazı ile. Çok acil olarak duyarlılık gösterilmesi gereken mühim bir mevzuya dikkat çekmesi nedeniyle yazarı tebrik ederiz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Ekim 09:20


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?