Gerçek İslam Sevgisi Anketi

Edirne’den Kars’a, Muğla’dan Artvin’e kadar 81 ilin merkezindeki en büyük meydanda, o şehrin halkını toplasanız, Toplanma sebebi de İslam düşmanlarının Allah’a, İslam’a, Kur’an-ı Kerim’e saldırısı nedeniyle olsa,

Parti kavgası için değil,

Daha önce Danimarkalı karikatüristin yaptığı saygısızlığa Diyarbakır’da 200 bin Müslüman’ın toplandığı gibi bir toplantı bütün illerde yapılsa,

 Yüz binlere hitap edecek şekilde ses sistemleri kurulsa ve kürsüye çıkan hatibin, gür sesiyle ilk sözü “Allaaaah” olsa ve durup etrafı seyretse bütün ağızların sessizce “Celle celalüh” fısıldadığını görecektir.

Aynı hatip yine mikrofona yaklaşıp, sesine aşk, şevk, muhabbet, heyecan yükledikten sonra “Âlemlere Rahmet, Hazreti Muhammed” dese ve durup etrafı kolaçan etse, resmen kurulmuş 60 partiye üye her ırk ve renkteki insanlardan meydana gelen o topluluğun dudakları “Allahümme salli ala Muhammed” derken, yarıdan fazlasının farkında olmadan sağ ellerinin göğüsleri üzerinde olduğunu görecektir.

İşte gerçek anket budur.

Bu ankette tuzak sorularla yönlendirme yoktur.

Kadıköy’de Osmanağa Camii’nde, Taksim Camii’nde, Ayasofya’da, Fatih Camii’nde, Eyüp Camii’nde veya herhangi bir meydanda, siyasi liderlerin birbiri hakkında kullandıkları ağır sözler hakkında anket yerine, Sevgili Peygamberimiz hakkında hafif bir iğneleyici söz söyleyen kim olursa olsun o kişiyi sorun, alacağınız cevap %99,99 onu reddetmek olacaktır.

Bu tür ankette biraz yönlendirme olabilir ama en yüksek oran ortaya çıkar yine de.

Sultanahmet Camii’nde Cuma namazını mahfilde kılınız.

İki rekâtlı Cuma namazının farzı kılındıktan sonra cemaatin bir kısmı çıkar.

Bir kısmı, dört rekât daha kılar ve çıkar.

Geri kalanlar da altı rekât daha kılar, tespih çeker ve imamın duasından sonra çıkar.

İlk çıkanlara dikkat ediniz, en önde namazını kılmışsa bir turistin anlamayacağı bir şekilde camiden çıkar.

Turist size sorar: “Bu adam neden böyle zikzak çizerek çıkar?”

Siz bilirsiniz ki, namaz kılanın önünden geçilmez. Onun için boşluklar arayarak çıkar.

Bu harekette parti pırtı ayırımı yok.

Hepsi aynı hareketi yapar.

Onu etkileyen babası ve özellikle de annesidir. Yürümeye başladığı andan itibaren nur yüzlü annesi, namaz kılarken önünden geçmesini engellediği için çocuğun şuuraltına yerleşir ve namaz kılanın önünden geçemez.

Sonra aldığı eğitimle namaz kılanı üniversiteye kabul etmeyen rektör haline gelir.

Harp okuluna öğrenci alırken, sözlü imtihanda alnına ve topuklarına bakarak, namaz kıldığını tespit ettiğini okula almayabilir ama aynı adam, namaz kılanın önünden geçemez.

Devran değişirse aynı kişiler, severek İslam’ı yaşamaya çalışanlara hizmet ederek eski hatalarını telafi etmek ve istiğfarlarını böyle yerine getirmek isterler.

1962’de Talat Aydemir olayında askeriyeden atılanlardan biriyle, 1983’te buluştuğumda, “Bundan sonra konuşmalara gideceğin her yere seni götürmek için senin şoförün olayım” dedi ve bir buçuk yıl beraberliğimiz devam etti.

Biz, hazinenin üzerindeki harap evde oturan fakirler gibiyiz.

Biz, hepimiz, arkeolog hassasiyetinden biraz daha hassas olmamız gerekir.

Arkeologun araştırdığı, geçmiş zamanlarda yaşayan insanların yaptıklarını ortaya çıkarırken, Müslümanların görevi, insan gönlünün gizlediklerini ortaya çıkarmaktır.

Her insanın gönlünde “Kalü Bela”dan kalma izler var.

Bizimkinden daha eski olduğu kadar yeni olan başka bir hazine yok.

Arkeologlar, insanların yaptığı şeyleri ortaya çıkarırken kazmayla değil, hassas fırçalarla kazdıkları hassasiyetten bin kat daha hassas olmamız gerekir.

İnsanı yaratan Rabbimizdir. Dünyaya tertemiz getirildikten sonra günahlarla kirlenen kalplerin üzerini kazırken insan yapımı sözlerle değil, insanı ve kalbini yaratanın ayetleriyle çalışırken, Sevgili Peygamberimizin hassasiyetini göstererek görevimizi yaparsak kendi kalbimizi de temizlemiş oluruz.

Kirli iki el, çeşmenin altında temizlerken temizlenirler.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Toptaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?