Yürek acısı

Dert ehli olan acı çeker. Acı, insanda ağır bir hüzün oluşturur. Dert ehli aşk ehlidir. Gönlünü kaptıran, kapıldığı sevdaya bağlanır. Tutkusu giderek derinleşir. Ondan başka gözü bir başka şeyi görmez. Kara gözlü bile denir dert veya aşk ehline.

Dertsizlik insanı sıradanlaştırır, vurdumduymaz kılar. Dünyayı saran bir hastalıktır dertsizlik. İnsanlığın duygusuzluğudur.

Her insanın elbette kendine göre acıları olur. Kiminin hafif. kiminin ağır olur. Kimi bu ağır yükü kaldırır kimi umursamaz ya da dert edinip çözüm üretemeyince yenik düşer. Dert ehli olanların yüzü gülmez ya da belli etmese de hüznünü içinde taşır.

İnsanız, etrafımızda veya içinde bulunduğumuz dünya dönüyor. Dönemleri var. İnsanın dönemlerinin olduğu gibi. Her insanın bir amacı ve hedefi var. Kimi rızık kaygısı ile çabalar, sorumlu olduklarının rızkını temine çalışır. Kimi âşık olur, sevdiğine kavuşmanın çabasında olur. Kiminin inancı davası olur, aşkı ve hedefi olur. Onun içinde özgür yaşamayı arzu eder, onun için çırpınır. Huzursuz olduğunda acı çeker.

Bu, sadece kendisiyle sınırlı olmaz, etrafındakilerin derdini de kendine dert edinir.

Dünya kahrı zordur, yükünü taşımak ağır gelebilir. Gücü yettiğince direnir ve çabalar. Kendine göre bir yol tutturursa iyi kötü huzur bulur ve belki de mutlu olur.

İnsanlığın sorumluluğunu duyan acı çeken peygamberlerdir. Onlar hiçbir zaman dünyevî bir saltanat oluşturma çabasında olmadılar. Yükümlülüklerini yerine getirmek için çırpındılar. Onlar kendilerine düşeni hakkıyla yaptılar. İnsanlar anladı ya da anlamadı. Önemli olan sorumluluğun yerine getirilmesiydi.

Her inanan insan peygamberlerin vârisidir. Onların taşıdığı sorumluluğu taşıyorlar. Onların manevî yüceliğini taşımıyor olabilirler, onlar kadar etkili de olamayabilirler. Kendilerine yükümlenmiş oldukları ya da sorumlu bildikleri kadarıyla mücadele ve mücahede ederler. Acıları ve hüzünleri dolu yaşarlar. Aşk dillerinden vazgeçmezler. Aşk ve vecd hâliyle yaşama bir başkadır. Bu inandırıcıdır. Kendini ortaya koyarlar. Onlar hesabî değildirler. Çıkar duyguları dava bilincidir. Tıpkı peygamberlerde olduğu gibi. Çünkü onlar dünya saltanatı için görevlendirilmemişlerdir. Geride dünya mülkü de bırakmamışlardır.

Dünyayı saran dünyevi duyguların ağırlığı insanlarda inanç duygusunu azalttı ve zayıflattı. Dünya tamahı ağır basıyor. O zaman onların dert ve aşkları mal ya da meta oluyor. Bu da insanı kendisi olmanın dışına çıkardığı için zalimleştiriyor.

Zulüm, başkalarının haklarına göz dikmedir. Zulüm, Hakk olanın dışına çıkmadır. Kişinin çevresine zararı ve zulmü olabileceği gibi asıl zulüm kendisinedir. O insanda aşk ve gönül dili olmaz.

Günü günübirlik yaşananların sorumlulukları yoktur, benleri ağır basar, kendilerinden başka bir şey düşünmezler. Etraflarında ne olup bittiğinin farkında olmazlar. Çünkü onların görme yetileri körelmiştir. Görüyorlar ama görmüyorlar.

Hayat hızlı akıyor. Gençlik delikanlılık, bir şeyi görmeme biraz doğasında vardır insanın. Başında buğulu bir dünya var ve hızlı dönüyordur. Onları ilk uyaran aşklarıdır, sevdikleridir. O zaman da ondan başka bir şeyi görmezler.

Kimi zaman insan hızının kurbanı olur. Bu, denetlenemeyince tehlikeli olur. Her şeyin bir ortası var. Uçlar, uçurumlara sürükler. Uçlarda gezinme biraz da özel kişilere mahsus. Onlar bulunulan toplumun kanıksanmış olan, duyarsızlıklarına karşı var oluşlarını ortaya koyan, onlar için de dert sahibi olan kimselerdir. Onlar biraz da aykırı düşerler bulundukları ortamlara. Bunu göze alanlar özel kimselerdirler.

Yürek acısı ve dertleri olmayanlardan uzak durulmalı. Onların varlıkları kimi zaman olumsuz olarak bulaşıcıdır. Bu hem kendisine hem de yapacaklarına zarar verir.

Dert ehli olanların dertleriyle hâllenilmeli ve onunla birlikte yaşanmalı ve aşk ehli olunmalı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?