Toprak kadar aziz dost

Bir toplantıda, konuşmacının ekmek israfı ile ilgili verdiği bilgileri dinliyorum.

Verilen rakamlar ürkütücü.

İklim krizinin ayyuka çıktığı bir zamanda, küresel ısınmanın bu kadar canımızı yaktığı bir çağda.

Irmakların, göllerin kuruduğu, yeraltı sularının çekildiği şu kıyamet atmosferinde bile ekmek israfı katlanarak artmaktaymış.

Boynu vurulan, infaz edilen, darağacına çekilen; mezarlıktan beter yerler olan çöplüklere atılan ekmeğin intikamı ağır olacak.

Gıda maddelerinin azalacağını, hububatın tükeneceğini, etrafın bol renkli ambalajlarından belki anlamıyoruz lakin çanlar çok acı çalmakta.

Konya’da köylülerle konuştum bu yaz.

Tarlalarını ekmişler, lakin çeşmeler, kuyular kurumuş.

Hububatı sulayacak su yok.

Buğday, nohut, fasulye fideleri boyunlarını bükmüş.

Uzaklardan tankerlerle su taşıyıp ürünleri gıdım gıdım sularla kandırmışlar.

Tehlike büyük zira tarımla uğraşan kesim su bulamayınca bırakacak toprak işlerini.

Geçinebilecek maişetini kaybedeceğinden köyünde durmayacak, göç kervanına katılacak.

Zaten hayli boşalmış köyler iyice terk edilecek.

Toprağı eken biçen kalmayınca şehirli ne yiyip ne içecek.

Devletin çok acilen tedbir alması lazım.

Ziraat mühendislerinin çiftçiyi bilgilendirip, nasıl daha verimli tarım yapabileceklerini öğretmeleri gerekmekte.

Dahası toprağın iyi beslenebilmesi için tekniklerin verilmesi çok elzem.

Hastane, fabrika, okul, restoran, otel, pazaryerlerinin attığı gıda atıkları toplanıp sanayide kullanılacak kısmı ayrılıp posaların işlemden geçirilip besleyici aparat olarak toprağa gömülmesi gerekmekte.

Ki doğal gübre olarak minerallerini, vitaminlerini alarak güçlenebilsin.

Evden çıkan sebze meyve atıklarını, toprağın maması olması için yıllardır daima bahçeye gömmekteyim.

Sebze yıkama sularını da çiçekleri, ağaçları sulamada kullanmaktayım.

Fakat hâlâ evlerdeki israf her konuda had safhada.

Maskeler, kâğıt peçeteler, hunharca harcanmakta.

Elektrik, su sarfiyatı, bilinçsizce çok fazla.

Oturduğu oda haricinde evindeki farklı yerlerin ışıklarını söndürmeyenler, bahçesini sulayıp bir de hortumu yola atıp suyu boşa akıtmalar.

İnsanın sabrını zorlayan savurganlıklar.

Vakit israfı bir de.

Telefonda, kapı aralarında konuşmaları uzatmalar.

Çocuklarını büyütmüş, emekli olmuş kesim bari hem dünyamıza hem de kendilerine iyilik yapıp köylerine dönseler, toprakla uğraşsalar.

Fakat ne hazin ki, köylerine dönenler de, çalışmak istememekte, ekran önünde vaktini katletmekte, oturan tembel vücudunu hastalıklara terk etmekte.

Sağlık israfı.

Birkaç fideyi toprakla buluştursa, ekip biçse.

Ailesine gerekenden fazlasını satsa, ülke ekonomisi de kazanacak kendisi de.

Hem de çalışan vücut azaları ile sporunu yapıp, sağlıklı kalmış olacak.

O ki, topraktan yarattığını,

Toprakla besledi.

Toprak her seferinde insanoğlunu bezedi, tezyin etti.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder

# gübre

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?