Şükür ile nankörlük

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Modern cehaletin karanlığında yaşayan insanlar için şükür olayı, hiçbir anlam ifade etmiyor. Günümüz Müslümanları ise; itikat, ibadet, ilim, fıkıh ve düzen olarak İslam ile aralarına duvarlar ördükleri için, onlar arasında da şükür anlamını yitirmiştir. Şükür; Allah’ın nimetinin etkisinin kulun dilinde; itiraf ve övgü olarak, kalbinde; şahitlik ve muhabbet olarak, organlarında da; itaat ve boyun eğme olarak ortaya çıkmasıdır. Şükrün zıddı, nankörlük ve küfür; yani nimeti ve sahibini unutup yok saymaktır. Şükür; iyilik yapan kimseyi, iyiliğini anarak övmektir. Şükür; nimeti verene teşekkür etmek, memnuniyet ve minnettarlığını belirtmek, verilen nimetin değerini bilip takdir etmektir. Şükür; Allah’ın verdiği nimetler ile Allah’a isyan etmemektir. Şükür; iman ve tevhidin en önemli alametidir. Allah, insanlara karşı lütufkâr olduğu halde, çoğunluk şükretmek yerine, nankörlük etmeyi tercih ediyor. Nankörlüğü tercih edenler, duyarsızdır, Kur’an ve sünneti anlayabilecek; hidayetten, ferasetten ve dirayetten mahrum olurlar. Allah: “…Bana şükredin; sakın nankörlük yapmayın. ...Allah şükredenleri mükâfatlandıracaktır. …Eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım ve eğer nankörlük ederseniz, haberiniz olsun, gerçekten azabım pek şiddetlidir. Allah sizi annelerinizin karınlarından hiçbir şey bilmez halde çıkardı ve belki şükredersiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi. Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur. Kim de nankörlük ederse, şüphesiz Allah hiçbir şeye ihtiyacı olmayan, övgüye layık olandır... Şükredin. Kullarımdan şükreden azdır” buyurmaktadır.

MÜMİNİN İŞİ

Müminin her işi, hayırdır. Bu durum, yalnızca mümine hastır. Sevindirici bir işle karşılaşsa şükreder, o iş kendisi hakkında hayırlı olur. Üzücü bir işle karşılaşsa sabreder, kendisi için hayırlı olur. Hamt, şükrün başıdır. Allah’a hamt etmeyen, O’na şükretmemiş olur. Peygamberimiz geceleri ayağa kalkıp ayakları kabarıncaya kadar namaz kılardı. Kendisine; “Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını affetti, niye kendini bu kadar yoruyorsun” denildiğinde, “Allah’a şükreden bir kul olmayayım mı?” cevabını vermiştir. Peygamberimizin; “İnsanlara karşı hamt edip, teşekkür etmeyen, onlara nankörlük yapan insan, Allah’a karşı da hamt edip şükretmemiş, nankörlük etmiş olur” hadisi, şükür konusunda önemli bir esastır. Şuurlu bir toplumu zafere, şükür hali taşır. Allah, bir kuluna nimet verince, kulunun üstünde o nimetin izini görmek ister. Şükür, iman etmenin çeşitli organlarla ve bu organların faaliyetleriyle ortaya konulmasıdır. Kul nimeti tanıdığı zaman, nimetin sahibini de tanır.

Şükür, imanın eyleme dönüşmesiyle yerine getirilir. Şükür ve nankörlük, insan için bir imtihan konusudur. Şükredenler; Kur’an ahlâkını esas alırlar. Nankörlük edenler ise, Batı ahlâksızlığını tercih ederler. Şükredenler; itikat, ibadet, ilim ve düzen olarak İslam’ı, onun telkin ettiği Adil Düzen’i tercih ederler. Nankörler ise; Batı zihniyetini ve onun tekin ettiği faizci kapitalizmi, zulüm düzenlerini tercih ederler. Şükür; dil ile kalp ile aksiyon ve eylem ile yani cihat ile eda edilir. Şükür; Allah’ın vermiş olduğu İslam nimetinin etkisinin, kulunun dilinde övgü, kalbinde sevgi ve ezalarında itaat ve bağlılık olarak ortaya çıkmasıdır. İnsanları İslam’a çağırmak, Adil Düzen’i emretmek, faizci zulüm düzenlerini yasaklamak, hayra vesile olan kimseleri takdir etmek en büyük şükürdür.

ŞÜKÜR HAYATTIR

Hayat bir nimettir. Hayatın devamını sağlayan her şey birer nimettir. Şükrün başı Allah’ı bilmektir. Allah’ı bilip tanıyan her insan, O’dan başka kimsenin kulluğuna rıza göstermez.

Şükür; Allah ve Resulünün hükmüne rıza göstermektir. İblis bizi şükür yolundan uzaklaştırmak için çalışır. Araf 16-17: “İblis dedi ki; öyle ise beni azdırmana karşılık, yemin olsun ki, ben de insanları saptırmak için, senin doğru yolunun üstünde tuzak kuracağım. Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulamayacaksın.” Müminin hayatı sabır ve şükür hayatıdır.

İman, faydalı işler, hakkı ve sabrı tavsiye etmek kurtuluştur. Biz, Fatiha ile Allah’tan; “Yarabbi, bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanların ve doğru yoldan sapmış olanların yoluna değil” diye niyazda bulunuruz. Kişiyi Allah’tan ve İslam’dan uzaklaştıran hiçbir şey, o kişi için nimet olamaz. Her nimetin şükrü, kendi cinsinden yapılır. Malın şükrü, zekât ve infak, ilmin şükrü, onunla amel edip, başkalarına öğretmek, vücudun şükrü, onu Allah yolunda kullanmaktır. Şükür, insanı iyimser yapar. Şükür; insanın ruh ve gönül âleminden coşan heyecanıdır. Gördüğü iyilikleri, kavuştuğu maddi ve manevi nimetleri inkâr eden, iyilik edeni ve nimet vereni bilmeyen, teşekkür veya şükretmeyen nankörlerde bu heyecan görülmez. Şükretmeyenler; açgözlü ve korkak olurlar, kıtlık içinde yaşarlar, yaşadıkları ülkeler, harabeye döner. Şükür, izzettir. Nankörlük ise zillettir. Şikâyetçi ve karamsar kimselerin kararttığı karanlık insanların dünyasını ancak şükür şuuru aydınlatabilir. Nimet ve ilâhî rahmetin bedeli şükürdür. Şükür, nasıl nimetleri arttırıyorsa, şikâyet de musibeti arttırır. Mümin insan her türlü zorluğa ve denemeye sabreder, her türlü nimete ise şükreder. Müminler; Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Allah’ın rızasını gözetmek, mümin fert ve toplum için büyük bir ideal ve hedeftir. Bizler de her şeyimiz ve halimizle Allah’ın rızasına koşanlardan olmalıyız. İnsanlar bu dünyaya mülk ile gelmediği gibi, bu dünyadan da mülk ile gitmezler. İnsan, bu dünya hayatında sadece bir emanetçidir. Ölümden sonra hesap vardır. Tekasür 8: “Bir de o gün, size verilen nimetlerden dolayı hesaba çekileceksiniz.” Allah bizi nankörlerden değil, şükredenlerden eylesin. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Millî Görüş Hamdolsun - Allah c.c sizden razı olsun muhterem hocam.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 18 Ekim 00:07


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?