Ya orası, buradan güzelse…

Ya orası, buradan güzelse…

D enizin dağla bir olup yeryüzünü gergefinde nakışlaması.

Sanki dağla deniz birlikte adımlamışlar şu yalan dünyayı.

Ya da birbirlerinin önüne geçmeden, bir sen bir ben deyip beraber boyamışlar ellerinde fırça, mavi ve yeşille.

Ayvalık’ta cennetten kopya çekmişler belli.

Bu yakıcı güzel manzaralar elbet insanların aklını başından almış.

Cennet tam da burası deyip, ölüme, çürümeye isyandalar.

Bu isyanlarına Cunda Adası’ndan, Şeytan Sofrası’ndan esen rüzgâr fısıldamakta: “Ya orası, buradan güzelse.”

Tahayyül edemeyeceğiniz manzaralar hak edeni bekliyorsa.

Irmakların, nehirlerin öte serüveninde yeşil tepeler daha revnaklı yerleştirildiyse.

Bu Neo-klasik mimari, bu kendini İtalya’da sanma hülyaları, Bizans’ı diriltme sevdaları, doğanın, tarihin, sanatın büyüleyiciliğinde.

Taş Kahve’de sakızlı kahve yudumlamalarını, kokulu adanın çiçeklerini, “Despot Evi”nin denizi kucaklayan bakışlarını gölgede bırakan hayal edemediğimiz manzaralar, sevenlerini bekliyorsa ya.

Gün batımı ve gün doğumunu kıyılardan kutladığınız kadehleriniz kalkarken.

Hiç betimleyemediğiniz oranın kızıllıkları.

Yedi rengin, yetmiş renkle yer değiştirdiği o harikulade diyarlarda tüm buraların güzelliklerinin toplamından fazla yekûnunu bulabilmek hiç zor değil oysa.

Dünyada cennet çizen usta sanatkâr Rahman, orada ne büyük sanat eserleri hazırlamıştır kim bilir.

Cunda’dan Midilli’ye bakıp, bütün bu mavi suların, bulutların, minik dalgaların, temiz rüzgârların daha daha güzelinin var olacağını bir kez daha anladım.

Aklın Ege’de kalmasın.

Antik Roma’nın çanak çömleklerini, eski Rum evlerini, Girit mutfağını, özlemeyesin.

Şeytan Sofrası yanlış bir adlandırma, bu melekler sofrasının ötede katrilyonlarca kat güzelini hayal etmek zor değil.

Eski bir lav birikintisinden oluşmuş tepe yuvarlak görüntüsünden sofraya benzetilmiş, oluşan çukura şeytanın ayak izi denmiş. İnsanlar bu çukura para atarak dilek diliyor, demirlere kırmızı çaput bağlıyor.

Pîrî Reis’in Kitab-ı Bahriye’sini anımsayıp Ayvalık ve Midilli arkadaşlığını bir kez daha izledim.

22 adanın çamlıklar, zeytinliklerle, üzüm bağlarıyla harmonisi.

Adanın özerk yıllarında burada konsolosluklar, bankalar vardır. Gezi rehberlerinde manastırlar, kiliseler sayılır, cami adı anılmaz. Hamidiye Camii yok sayılır, görmek istenmez bu aykırı genç mimari. Oysa adayı aydınlatan en güzel kandildir.

Daha iyi döşenmiş denizden mobilyaların, milyonlarca çiçekten bahçelerin hazırlandığı bir yer hayal et.

Kendini sarhoş etmeden.

Balığı rakıya kurban etmeden.

Allah’ım ne geceydi.

Ha bir tane ayık adam olsun.

Sorduğunuz soruya cevap verememekte, alkolün bakışlarını kör, dillerini lal, beyinlerini meflûç ettiği.

Kıyı ve tepelerin gün batımı, gün doğuşu sarhoş etmemişti elbet.

O kurtulamadıkları bağımlılık, dozer gibi bir bedenin yaşlı kadına çarpıp da asfalta yapıştırdığında, yardım bile edemiyorlar.

Çarpan, iki çift laf edemiyor, zihnini toplayıp.

Kıpkızıl gözleri, kekremsi, acı, yarı meflûç yüreği ile öyle zavallı bakıyor ki kadından çok çarpana acımamak mümkün değil.

O anda anlatsam da anlamayacaktı.

Güzelliklere kadeh kaldıran adama körlüğünü gösteremeyecektim.

Bu muhteşem manzaraların sahibinin güzelliğini, daha şahika eserlere gücünün yeteceğini görmüyordu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mine Alpay Gün - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?