Fon!

Kamuoyu tarafından bilinen bir vakıf, son derece çarpıcı bir fona öncülük ediyor; “Tarih ve Hafıza Araştırmaları Teşvik Fonu!”

Neyi hedefliyor, bu teşvik fonu? Önce biraz ayrıntı. Bakalım;

* “2010 yılında hayata geçirilen Tarih Araştırma Teşvik Fonu, 1915’te sergilenen ve günümüzün anlayışıyla insan hakları savunuculuğu olarak değerlendirilebilecek vicdanlı davranışların araştırılmasını teşvik etmeyi amaçlamıştı.”

* “2013 yılında bu fonun kapsamı genişletilerek ismi 'Tarih ve Hafıza Araştırmaları Teşvik Fonu' olarak güncellendi; 1915’te yaşananların insani boyutlarının günümüze yansımaları, sonraki nesillerde bıraktığı izler ve farklı hatırlanma biçimleri de fon tarafından desteklenecek araştırmaların kapsamına alındı.”

* “Teşvik Fonu'nun amacı, planlanmış bir bilimsel çalışma için araştırmacılara burs vermek suretiyle, Türkiye tarihinin zor dönemlerinde, gizli kalmış vicdani ve insani davranışların araştırılmasını ve gün yüzüne çıkartılmasını sağlamak; 1915’te yaşananların nesiller arası aktarılan izlerinin, özellikle sorumluluk, vicdan ve adalet kavramları etrafında araştırılmasının önünü açmak; her yıl bu alanda bilimsel çalışma yapan araştırmacıları teşvik etmek ve bu çalışmaların kamuoyuna ulaşmasına katkı sağlamaktır.”

* “Tarihin zor zamanlarında yaşananlara sorumluluk, vicdan ve adalet kavramları çerçevesinde verilen tepkileri ele alan tarih ve hafıza çalışmaları Teşvik Fonu’nun kapsamındadır.”

* “1915’te yaşananlara sorumluluk, vicdan ve adalet kavramlarından yola çıkarak verilen tepkiler neler olmuştur? Ermenilere ve Ermeni varlıklarına yönelik şiddet, yok etme, gasp gibi eylemlere ve emirlere kimler, ne tür gerekçelerle direnmiş, karşı çıkmışlardır? Bu karşı çıkışların ne tür sonuçları olmuştur?1915’te yaşananların insani, toplumsal, ekonomik ve siyasi boyutları sonraki nesillerde ne tür izler bırakmıştır? Bu izlerin günümüze yansımaları nasıldır?1915’in failleri, tanıkları ve muhalifleriyle günümüz nesilleri nasıl ilişkilenmektedir?”

* “Başvuru, tüm araştırmacılara ve üniversite çevrelerine açık. Başvurular en az yedi sayfa olmalıdır. Son başvuru tarihi 22 Ekim 2021’dir. Sonuçlar 10 Aralık 2021’de açıklanacaktır.”

* Farklı üniversitelerden akademisyenlerin söz konusu teşvik fonu jürisinde yer aldığı görülüyor.

* “Tarih Araştırma Teşvik Fonu” destekçilerinden biri emekli bir işadamı. Parsekian Boston’da kurulan bir derneğin başkanlığını sürdürüyor. Diğeri isimde radyoloji uzmanı ve Almanya’nın Bielefeld kentinde yaşıyor.

***

* Anlaşıldığı gibi, “Tarih ve Hafıza Araştırmaları Teşvik Fonu”nun gayesi, 1915’te yaşanan ‘sözde soykırım’ iddialarına bir şekilde destek olmak! ‘Sözde soykırım’ iddialarını bir bakıma haklı çıkarmak!

* Tamamen siyasi saiklerle ortaya atılan mesnetsiz iddialar bunlar… Sözde soykırım iddiaları, milletimizin şanlı tarihine çamur atma arayışından başka bir anlam taşımamakta… Bunu biliyoruz.

Ancak burada bir hususa dikkat çekmek istiyorum…

TÜM BUNLARI NEDEN YAZDIM?

Şunun için yazdım;

“Ben bir Siyonist’im!” diyen ABD Başkanı Biden de, 24 Nisan 2021’de yaptığı yazılı açıklamada, “Amerikan halkı, 106 yıl önce bugün başlayan soykırımda hayatını kaybeden tüm Ermenileri onurlandırıyor!” ifadelerini kullandı.

Tamamen yalan, iftira ve palavraydı bu ifadeler!

Diğer ABD başkanlarının tersine ve Türkiye’nin büyük tepkisine rağmen…

“Tarih ve Hafıza Araştırmaları Teşvik Fonu!” gibi çalışmalar yapanlar öteden beri zaten bu faaliyetlerini farklı biçimlerde gerçekleştiriyor!

Önemli olan Türkiye Cumhuriyeti olarak biz ne yapıyoruz?

Türkiye’nin benzer alanlarındaki tezlerini destekleyen Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü vardı. 10 Temmuz 2018 tarihinde kapatılarak görev ve yetkilerinin yanı sıra tüm mal varlığı, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na devredildi.

“Sözde soykırım” iddialarına yönelik Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bugüne kadar konferanslar ve farklı etkinlikler düzenledi.

Nisan 2022’ye doğru giderken, bu alandaki karşı propagandalara yönelik yerinde ve vaktinde politikalar geliştirmek, Türkiye’nin haklılığını ortaya koyacak çalışmalar yapmak elzem…

ANLAYANA SİVRİSİNEK...

İçim dışım senken

Ben ben değilim

Zararı yok zaten

Ben ben ben diyen biri değilim (Selami Güder)

BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?

* Türksat'ın, uydu üzerinden TV yayıncılığının gelişmesi ve bu alanda faaliyet gösteren TV kanallarının desteklenmesi amacıyla, 1 Kasım 2021 tarihi itibariyle uplink (uyduya yayın çıkma) hizmeti alan, uydu kapasite bant genişliği 2 Mbps ve altında olan TV kanallarının uplink hizmet bedelinde yüzde 50 indirime gideceğini, bu indirimin söz konusu TV kanallarını kısmen de olsa rahatlatacağını, biliyor musunuz?

ÖĞ-DER’İN UMDELERİ!

* ÖĞ-DER, Şuurlu Öğretmenler Derneği, sevgi ve kardeşlikten yola çıkan eğitimcilerin, çatısı altında bir araya geldiği bir eylem ve ıslah kuruluşudur.

* ÖĞ-DER, “Ben muallim olarak gönderildim” diyen peygamberimizin günümüzdeki kurumsal varisidir.

* ÖĞ-DER, hicret öncesi peygamberimizin Medine’ye öğretmen olarak gönderdiği Mus’ab b. Umeyr’dir.

* ÖĞ-DER, Asr-ı Saadet’te Peygamberimizin talep üzerine görevlendirdiği Maune Kuyusu yanında hunharca şehit edilen İslam’ın ilk öğretmen gurubu 70 sahabenin cihadı, şecaati ve şehadetidir.

* ÖĞ-DER, İstanbul’u fetheden Fatih’in hocası Akşemseddin’dir.

* ÖĞ-DER, "Sizin en hayırlınız Kur’an-ı Kerim’i öğrenen ve onu başkalarına öğretenlerinizdir” inancı ve şuurudur.

* ÖĞ-DER, insanların hayırlısı insanlar için faydalı olandır inancı gereği bütün öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve bütün insanlığın saadeti için kurulmuş bir BÜNYANÜNMERSUS’tur.

* ÖĞ-DER, hakkın hâkim olduğu “Yaşanabilir Bir Türkiye, Yeniden Büyük Türkiye, Yeni Bir Dünya”dır.

* ÖĞ-DER, ırkçı emperyalizm ve işbirlikçileri tarafından yürütülen ifsat ve zulme engel hidayettir, ferasettir, dirayettir.

* ÖĞ-DER, eğitimcilerin toplumu ıslah için kurdukları sağlam bir ittifaktır.

* ÖĞ-DER, insanın; doğumundan ölümüne kadar hayatının bütün safhalarında itikatta, ilimde, akılda, sağlık ve sıhhatte, ruhta, ahlakta, iktisatta, siyasette, sosyal hayatta, iradede, icatta, üretimde, müspet ve yararlı bir kimse olarak İslam’ın ulvi prensipleri doğrultusunda dünya ve ahiret saadeti için hazırlanması ilmi ve işidir.

* ÖĞ-DER, “Bismillahirrahmanirrahim” medeniyetinin mektebidir.

***

12 Ekim ÖĞ-DER’in kuruluş yıldönümüydü. ÖĞ-DER’in tüm kadrosuna ve kuruluşundan itibaren büyük emekler sarf eden İsmail Hakkı Akkiraz hocama da buradan selam ve muhabbetlerimi iletiyorum…

İyi ki varsınız…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Öksüz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?