Devlet adamı Asiltürk

Tecrübe yılların deneyimiyle elde edilen paha biçilmez bir değerdir. Her yaşayan insan da kendi kabınca hayata dair bir tecrübe elde eder. Tecrübeli insanlar yaşadıkları toplumlarda “Amerika’yı yeniden keşfetme” zahmetinden kurtarır, daha yeni ve dinamik bir bakış açısı getirirler. Çok kişisel meselelerimizde bile karşı karşıya olduğumuz durumun çözümünü kitaplardan, makalelerden öte “görüp geçirdiğine” inandığımız kişilere danışırız, dertlerimizi onlara açarız. Sonuçta tecrübe bir hayatta damıtılan özdür. Bazı kişilerin tecrübeleri ise bir ülkenin, bir milletin sigortasıdır. Bu tür kişilere “devlet adamı” denilir. Birçok insanın, siyasinin, yetki sahibinin fark edemediği meseleleri, iç yüzüne, dış yüzüne, gösterilmeyen yüzüne de hâkim olarak millete anlatır. Günlük koşuşturmacalarda, heyulalarda kaybolan konuları toplumun, milletin gündemine taşır. Toplumlara bir ışık olur, millet zor günlerden geçerken yollarını aydınlatır. Sayıları da oldukça azdır.

Uzmanlar Osmanlı’nın tarih sahnesinden çekilmesinin sebeplerinden biri olarak II. Abdülhamit’in tahttan indirilmesiyle iktidara gelen İttihat ve Terakki’nin devlet kademelerinde, orduda yetişmiş, tecrübe sahibi kişilerin yerlerine daha hiçbir deneyimi olmayan kişileri ataması geldiği söylenir. Özellikle orduda savaş deneyimi olan, yönetmeyi bilen subaylar yerine yerleştirilen askerlerin çok kısa sürede orduyu mahvettiği anlatılır. Ki tarih bu uzmanları teyit eder. Devlet kadrolarında devlet yönetme tecrübesi olanların çekilmesiyle Osmanlı çok kısa sürede Trablusgarp Savaşı, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı ile koskoca bir devlet o cepheden o cepheye gencecik evlatlarını göndermiş sonunda da bir devletin sonuna gelinmiştir. Bundan sonra devam eden İstiklal Savaşı’nın temel sebebinin de İttihat ve Terakki’ce değiştirilen, devlet yönetiminden uzaklaştırılan tecrübeli insanların yokluğu olarak görebiliriz. Tecrübeli devlet adamların devlet yönetiminden uzaklaştırılması yıllarca devam eden savaşlara, Balkanlardan Anadolu’ya göçe, açlığa sebep oldu.

Hep derler ya tarihten ibret almaz ders çıkarılmazsa tekrar eder diye. Milletimizin bu çilesi de değişmedi. Binbir zahmetle yetiştirdiği vatan evlatlarının, tecrübe sahibi insanların pasifize edilerek bir kenarda bırakılması. En çok yaşadığımız sıkıntıların  başında gelen işinin ehli olan insan eksiği. Tarihte daha önce yaşadığımız devlet adamlarının görevden uzaklaştırılması bir devletimize mal oldu şimdi ise ülkenin uluslararası küresel güçlere teslim edilmesi.

Geçtiğimiz günlerde esas yurduna yolcu ettiğimiz Milli Görüş’ün abisi Oğuzhan hoca bizler için bir abi, bir hoca iken milletimiz için ise tecrübe sahibi “devlet adamı” idi. Bizler ailesinden birini kaybederken milletimiz dünya ve ülke siyasetinde çıkmaza girildiğinde başvurulacak bir tecrübe sahibini; yani sigortasını kaybetti. Oğuzhan hocamızın birçok özelliğine, duruşuna, mertliğine, bükülmezliğine, tavizsizliğine vurgu yapıldı. Fakat en önemli özelliği ise ülkemizde çok az kalan “devlet adam”larından biri olmasıydı.

Milli Görüş davasında Erbakan Hoca’mızla birlikte en baştan beri yükü yüklenen dava erlerinden biriydi. Milli Görüş davasını en ücra köylere, mahallelere ulaştırmak için çalıştığı gibi Oğuzhan hocamız dünya tarihinde en kritik dönemlerinde bakanlık da yaptı. İnsanlarımız için kargaşanın istendiği sağ-sol çatışmalarında; kardeşin kardeş kırdırıldığı zamanlarda Milli Görüş gençliği çatışmalardan uzak tutulmasında emeği çoktur. Herkesin sağ-sol iki ayrı kutup yapılarak düşmanlaştırıldığı zamanda MSP- CHP arasındaki müzakerelere başkanlık ederek, milletimizde medyana getirilen kavganın temelsizliğinin gözler önüne serilmesinde emek vermiştir. Ki o MSP-CHP hükümeti Osmanlı’nın Viyana kapılarından çekilmeye başladığından beri ilk defa topraklarımıza kattığımız toprak olan Kıbrıs’taki zulmü bitirmiştir. Yüzyıllardır ricat eden bir millet savunmadan çıkıp ilk defa hakkı olanı almıştır. Yıllardır ikinci vatandaş muamelesi gören imam hatiplilerin üniversitede her bölümde önlerini açmış, yıllardır milletine hizmet eden kadroların yetişmesine sebep olmuştur. Oğuzhan hocanın sadece MSP döneminde yaptıklarını bile ele aldığımızda çok iyi yetişmiş, genç yaşına rağmen tecrübe sahibi olmuş bir “devlet adamı” ile karşı kaşıya olduğumuzu anlarız.

Son zamanlarda ise akıllarda kalan Ergenekon çıkışının ne olduğunu daha yeni idrak edenlere selam deyip geçerek, bu “devlet adamı”na zamanında kulak verilmemesinin ülkeyi 15 Temmuz gibi bir sürece getirdiğinin de altını çizerek tarihe not düşelim.

Unutmamamız gereken bir konu da 28 Şubat’ın yapılmasının bir sebebi de başta Oğuzhan hoca gibi devlet adamı vasfı olan Milli Görüş kadrolarının devlet yönetiminden uzaklaştırılmasıydı. Necmettin Erbakan, Recai Kutan, Şevket Kazan, Cevat Ayhan, Fehim Adak, Ahmet Tekdal, Mustafa Kamalak, Sacit Günbey, Temel Karamollaoğlu, Yasin Hatipoğlu gibi daha önceleri hükümette bulunmuş, Devlet Planlama’da çalışmış, devleti ve milleti tanıyan, küresel güçlerin insanlık için hedeflerine vakıf, kapitalizmin insanları sömürmek için kurduğu kurulu düzeni kılcal damarlarına kadar bilen idealist, inanmış kadroların yönetimden uzaklaştırılmasıydı. Bu isimler bir şekilde ülke siyasetinden uzaklaştırıldı: kimisi siyasi yasaklı hale getirildi, kimisi milletin gözünden düşürülerek pasifize edildi, kimisine “yaşlandı artık, kıyıda dursun” denildi. Fakat geldiğimiz noktada nasıl ki Osmanlı’da İttihat ve Terakki yetişmiş devlet adamlarını görevden alarak bir kaosa sebep olduysa Milli Görüşçü bu isimlerin yönetim kadrolarından uzaklaştırılmasıyla ülkemiz bugünlerine ekonomide, eğitimde, sosyal ve inanç dünyasında kaos yaşar hale geldi. Millet ve devlet için sigorta olan bu insanların enerjileri, bilgileri, deneyimleri işlevsiz hale getirenler, toplum, millet bazında, “Bunlar yüzde bir olan ‘particiğin’ kalıntıları” imajı oluşturanlar büyük vebaldedirler. Gelecek nesillere borçludurlar.

Bize düşen ise üzerimizde “bereket ve rahmet” olan büyüklerimize hayır dua etmek ve onların bayraktarlığını yaptığı, hayatlarının biricik gayesi yaptığı Milli Görüş davasını gelecek nesillere taşımaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Elif Örs - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?