Organik gıda furyası

Antalya’nın şirin bir ilçesi olan Gazipaşa’da dünyaya geldim. Çocukluğumun geçtiği topraklarda insanların iki önemli geçim kaynağı vardı, turizm ve tarım… Hayatımın en önemli dönemini deniz ve limon çiçeği kokan bu küçük ilçede geçirdim ve bir ürünün organik olup olmadığını az çok anlarım. Nitekim GDO’lu ürünlerin yaygın olmadığı dönemlerde yakınlarım buğdayı, mısırı, yer fıstığını, meyve ve sebzeyi ata tohumunu kullanarak üretir ve geçim kaynağına dönüştürürlerdi. Bölgede yaygın olan seralarda tohumluk birkaç ürün bırakılır ve bunların çekirdeği alınarak fideye dönüştürülür ve toprakla buluşturulurdu. Mevsiminde toplanan ürünlerin bir kısmı satılır, bir kısmı ailenin ihtiyacı için ayrılır, kalanı ise ihtiyaç sahiplerine ikram edilirdi.

Zaman hızla akarken, ne varsa terkisine alıp götürdü… Ve her şey değişti, insanın, toprağın havanın, suyun ve hayatımız için elzem olan ürünlerin fıtratı bozuldu. Kendinden, öz varlığından uzaklaşan insan, ruhsal boşluğa düştü ve kaos dolu bir hayatın içine sürüklendi. Her şey eskilerde kalmıştı, artık ne yüreği erdem yüklü insanlar vardı ne de her zerresi binbir hikmetle dolu olan toprak ve içinde barındırdıkları… İçinde ağaçları, meyveyi, buğdayı, suyu, taşı ve madenleri barındıran toprak geniş bir aile gibiydi ve ailenin düzeni yerle bir edildi.  Toprak tahrip edilince bu durumdan üzerinde barındırdığı bütün canlılar da etkilendi ve türlü türlü hastalıklar ortaya çıktı.

İnsanlar organik ürünler adı altında piyasaya sürülen yiyeceklere büyük paralar harcayarak yeme alışkanlıklarını değiştirmeye ve hastalıklara karşı önlem almaya çalıştılar. Ama gerçekten bu ürünler organik miydi? Toprağın tahlili yapılmış mıydı? Ürünlerin gelişim sürecinde hangi tür gübre ve ilaç kullanılmıştı? Nitekim organik olması için toprağın bir süre dinlenmiş ve ilaçlanmamış olması gerekirdi. Bu kadar kirliliğin ve ilaçlamanın olduğu bir ortamda organik ürün yetiştirmek mümkün müydü? Hattı zatında kullandığınız tohumlar zaten genetiği değiştirilmiş, tek kullanımlık tohumlardı. Tarlanızın birkaç metre ötesinde ilaçlama yapılmışsa, buradaki zararlı maddeler buharlaşıyor ve yağmur olarak sizin ürünlerinizin üzerine düşüyordu, dolayısıyla organik ürün yetiştirmeniz oldukça zordu.

GDO’lu yiyeceklerin ruh ve beden sağlığımıza getirdiği hasarlar doğal olarak insanları yeni arayışlara sürükledi. Bu durumu fırsat bilen üreticiler ise organik ibaresini kullanarak süt, sebze ve meyveleri yüksek fiyatlarla piyasaya sürerek kendilerine yeni bir alan açmaya çalıştılar. Gıda uzmanları ise mevsiminde üretilmeyen ürünlere dikkat çekiyor ve ürünün soluk ve çelimsiz görünmesinin organik olacağı anlamına gelmediğini ifade ediyorlardı.  Fakat insanlar genetiği bozulmuş ürünlerden o kadar tiksinti duyar hale geldiler ki, organik ibaresini gördükleri her şeye abanıp, bu ürünleri bilinçsizce tüketmeye başladılar.

Kent hayatı çekilmez hale gelince, fertler küçük yerleşim birimlerine taşınıp, tükettikleri ürünleri bahçelerinde yetiştirmeye çalıştılar. Ancak sorumsuzca yapılan tohum anlaşmaları ve yerli tohumun dışlanması sonucunda geçim kaynağımız, en büyük servetimiz olan ata tohumu tedavülden kalkmış, organik ürünlere ulaşma şansımız kalmamıştı. Genetiği bozulmuş tohumlar ve bu tohumlardan elde edilen ürünler soframıza konarken kimse bize fikrimizi sormamıştı. Ve şimdi o hataların bedelini biz ödüyorduk.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fatma Tuncer - Mesaj Gönder

# gübre

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?