Dönemler gelir geçer

Zamanın hızlı çarkında insan bir özdür. Kâinat insan üzerine kurulu. Allah’ın insana bağışı ve lütfu. İnsan bu döngünün içinde. İlk insan Hazreti Âdem’den itibaren toprakla buluşan, var olan bu varlık, iki uç arasında. Şeytan ile hayır melekleri arasında. Ya da melekler ve diğer varlıklar onların dünyasında. İnsanı bir yana çeken şeytanlar ile kendi bilinciyle ona karşı içten içe direnen bir insan.

Hayır melekleri görev ehlidirler. Onların sorumlulukları, görevlerini yerine getirmedir. Şeytan ise düzen bozucudur.

Dönemlerin merkezinde peygamberler var. Peygamberler, öncelikle kendilerinin konumlarıdır. Bir yandan konumlarını korur ve insan olarak var olurlar, bir yandan da döneminin, etrafındaki insanların hem koruyucuları olurlar hem de yol göstericidirler. Kötülüklerden sakındırma çabasında olurlar. Bu hayatın zorluklarını fazlasıyla yaşamışlardır. Onlar da şeytanların ve kötülüklere kapılanların hedefi olmuşlardır.

Peygamberimiz’e kadar, insanlığa yol gösterici varlığıyla, varoluşuyla var olan, seçilmiş kutlu insanlardır onlar. Son ve büyük Peygamberimiz ile bu dönem tamamlanmıştır. Kur’an ve yaşayışı tarzı, sünneti, davranışları ve sözleriyle canlılığını sürdüren bir Peygamber.

Sonrasında onun yolunda, izleğinde olan inanmış insanlar gelir. Her insan peygamberlerin vârisleri ve yol sürdürücüleridirler. Onlar da dönemin seçilmişleri olurlar. Bunlar merkez olmaya devam ederler. Onların varlıkları kendilerini duruşları ve eylemleriyle hissettirir.

İnsan hiçbir zaman sahipsiz değildir. İnsana yol gösterici, örnek olucu gene insandır. Sadık ve sahih olanlar kendilerini hissettirir, gösterir, onların etrafında bir dünya oluşur. Bunlar genelde gönül insanlarıdırlar. Geçmişe dönüp bakıldığında bu seçkin insanlar görülür ve bilinir. Bunlar âlimlerdir, velilerdir, sahih şairler ve düşünürlerdir, yiğit kahramanlardır. Onlar zamanın hem belirleyicileridir hem de belirlenenleridirler.

Onlar zamanlarında gerekeni yapmışlardır. Sorumluluklarını yerine getirmiş ve bu dünyadan öte dünyaya göçmüşlerdir. Onlar işlerini yapmışlardır. Onların izleğinde olanlar da aynı yolu dönemin koşullarına uygun kendi üslup ve tarzlarıyla sürdürürler. Onlardan beslenirler ama onlar gibi değil, kendileri gibi olurlar. Geçmişle övünme, geçmişe takılıp kalma gelecek yolu olmaz, oyalayıcı ve engelleyici olur. Kendi döneminde var olanlar işlerine bakar, üsluplarıyla var olurlarsa hayatı ve dönemi anlamlandırırlar.

Geçmişe takılıp kalmak bir oyalanmadır. İşlevsizliktir.

Biz bu çağı yaşıyoruz. Bu çağın karmaşası, insanın kuşatılmışlıkları çok yoğun. Büyük güçlerin saldırısı. Bir Müslüman bunlar karşısında yılmaz. Kendi dil ve üslubunu yakalar, yolculuğunu kendi tarzıyla sürdürür. Onun sorumluluğu dönemidir, döneminin insanıdır. Onların gönüllerine nereden ve nasıl gireceğinin dilini yakalar, ona göre davranır.

Zamanın teknolojisi insanların dünyasında iyice yer etmiştir. İnsanı hem oyalayan, hem meşgul eden hem de insan olarak eylemsiz bırakan bir güç. İnsan ona karşı kendini koruyamazsa tutsağı olur. Onlar neyin ne olduğunun farkına bile varmazlar. O dünyanın içinde bir nesneye dönerler.

Geçmişte olduğu gibi bu dönemler de geçer. Kaldı ki bu döneme musallat olan bir virüsün ne denli etkili ve sarsıcı olduğu ortada. İnsanlıkta bir telâş ve bir yaşama kaygısı var. Ölüm ile hayat arasında. Ölmekten korkan ve insandan kaçan bir insanlık.

İnsan kendinden kaçarken insandan kaçıyor. Sevgisizlik, korku, endişe ve dehşet yeni tarzı ve dili.

İnsanlığın öze bağlı yeni bir çıkışa gereksinimi var. İnsanı kucaklayacak, dünyasına çekecek, Allah’ın insanlığa sunduğu yol üzere olma sorumluluk ve bilinci. Kâinat sürekli yenileniyor. O yenilenişe uymak ve var olmak.

Aşk dili gönül dilidir. Bu dili yakalayanlar yeni bir çıkış sağlayabilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Haydar Haksal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?