Oğuzhan bey öldü; davamız baki!

Bismillâhirrahmânirrahîm;

ASRIN en önemli olayı olan Millî Görüş hareketinde, liderin yanında en uzun süreli bulunan şahsiyet Oğuzhan Asiltürk’tür. Baştan beri çalışmaların her kademesinde görev aldı. Millî Görüş’ün 5 partisinin kurucularından oldu. MNP’nin Ankara İl Başkanlığı’nı üstlendi. Erbakan Hoca’nın en yakın çalışma arkadaşıydı. Millî Görüş’ü 3 dönem TBMM’de temsil etti. İçişleri ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yaptı. Davasını en güzel şekilde temsil etmeye çalıştı.

Siyasi partilerle iletişim kurdu. Koalisyon hükümeti kuruluş çalışmalarında bulundu. Kıbrıs Harekâtı öncesi, Ecevit diplomatik temas için İngiltere’ye giderken; Erbakan Hoca Oğuzhan Bey’i, İçişleri Bakanı sıfatıyla, Başbakan’la birlikte gönderdi.

Harekâtın zaferle sonuçlanması üzerine Amerika Türkiye’ye “silâh ambargosu” koydu. Anlaştığımız silâhları vermedi. Merhum Asiltürk de, başta İncirlik olmak üzere ABD’nin Türkiye’deki üslerini kapattı. O zamana kadar görülmeyen, ABD’ye karşı bu net duruş bir “ilk”ti. Oğuzhan Bey, “Siz devletseniz, biz de devletiz” demek istemişti.

Onun dönemine kadar bakanlıklarda “mescit” yoktu. Oralarda mescit açılmasını sağladı. Ahlâk tahribatı yapan yayınlar için, dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan ile birlikte “Müstehcen Neşriyatla Mücadele” başlattılar. Şimşekleri üzerlerine çekseler de, ses getiren bir çalışma oldu.

Sade, mütevâzî bir hayatı vardı. Ülkesine ve inancına bağlıydı. İnsanlığa hizmet etmek istiyordu. Erbakan’ın makam şoförü Osman Akgün taziye ziyaretinde, “1980’den beri Oğuzhan Bey’in evindekiler hep aynı eşyalar” demişti.

İNANDIĞI GİBİ YAŞADI

VEFATI Türkiye ve İslâm dünyasını hüzne boğdu. Toplumun çeşitli kesimleri ve İslâm dünyasından taziye ziyaretleri oldu. Toplumun teveccühü açıktı. Oğuzhan Bey’in vefatından sonra YİK Başkanlığı’na seçilen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “O, çok kararlı ve inandıklarından taviz vermeyen bir insandı” diyerek, şu açıklamayı yaptı:

“Siyaset ve devlet adamı olarak toplumun bütün kesimleri tarafından takdir gördü. Taziye ziyaretlerine gelenler bunun ispatıdır. Bereketli bir ömür sürdü. Gök kubbede hoş bir sadâ bıraktı.”

Yedi kez ciddi kalp ameliyatı geçirdi. Görev ve çalışmaları hiç bırakmadı. Mahkemeler, tutukevleri, savunmalar, parti kapatmalar, itibarsızlaştırma çalışmaları onu yıldıramadı. MSP davası sebebiyle 1 yıl tutuklu kaldı. 10 yıl siyasi yasaklı oldu. Hayatının son 10 yılında YİK Başkanlığı görevini sürdürdü. Hep yol gösterici oldu. Partinin kuruluş hedeflerinden sapmaması için özel bir gayreti vardı. Hedef saptırmak isteyenlerin karşısında kale gibi durdu.

Yeni bir nesil inşasına çalıştı. MGV-AGD ile sıcak ilişkiler kurdu. Türkiye çapında haftalık “Şuur Dersleri” sohbetleri başlattı. Eğitime önem verdi. Millî Görüş’ün çınarlarından Recai Kutan, “Hayatı boyunca hakkın hâkimiyeti için gayret eden bir kardeşimizdi” ifadesini kullandı. AGD Genel Başkanı Salih Turhan ise, “Müslüman’ca bir hayat sürdüğüne şahidiz” diyerek şunları anlattı: “Millî Görüş hareketinin öncüsü Erbakan Hoca’mızın dostuydu. Şahsı ve kimliğiyle örnek oldu.”

BU DAVA BİTMEZ

HİÇ kimse, “Millî Görüş’ün öncüleri birer birer dünyadan göçüyor” diyerek davanın biteceğini sanmasın! Bu hareket, ilk insanla başlayan hak-batıl mücadelesindeki yerini, “hakkın safı” olarak seçmiştir. Aziz milletimizin bin yıllık tarihinde de var olan kadim değerlerimizden beslenmektedir. İlkeleri, ölçüleri olan bir harekettir. Kökü ezelde, dalı ebette olan bir davadır.

Erbakan Hoca Millî Görüş’ün kimyasını 3 maddede anlatırdı:

1. Maneviyatçı olmak: Dünyada yaptığı her işi mutlaka âhirette hesap vereceğine inanarak yapmaktır.

2. Hakkı üstün tutmak: Hak İslâm’dır. Ondan üstün bir şey yoktur.

3. Nefis terbiyesi: Aklına eseni, nefsine uyanı değil; ölçülere uygun olanı yapmaktır.

Bu yüzden, Millî Görüşçü yetim malına el uzatmaz. Kamu malını “emanet” olarak görür. Hakkı sahibine teslim eder. Bugüne kadar, “Rüşvet alan da, veren de mel’undur” sözünü ancak Millî Görüşçü belediyeler bina girişlerine asabilmiştir.

Geriye dönüp bakınız! Millî Görüşçüler hep sorumluluk sahibi insanlardır. Hayatlarında maneviyat ve başarı öyküleri vardır. Rüşvet yemezler, yedirmezler. Türkiye, Millî Görüş hareketini yakından tanıdığı ölçüde kurtuluşunu hızlandıracaktır. Uyanık olmalıyız. Düşünen, okuyan, inceleyen, araştıran, hayatı sorgulayan bir toplum haline gelmeliyiz.

Dünya gazetesi yazarı ekonomist Sadi Özdemir, “Montajla sanayi olmaz” diyen Oğuzhan Asiltürk’ü yeterince tanımadığımızı yazdı. (05.10.2021)

Erbakan ve Asiltürk başta olmak üzere, davamızın önden gidenlerine Allah’tan rahmet diliyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şakir Tarım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?