Makam ve Değer

Ortaokul ikinci sınıftayken, Okumuşsun Ama Daha Adam Olamamışsın isimli bir tiyatro oynamıştık. Okumuşsun Ama Daha Adam Olamamışsın’da “baba” karakterini (rolünü) ben oynamış canlandırmıştım. Hani baba oğluna, “Sen adam olmazsın” der de oğul da vali olur babasını makamına getirtir ya, bu söylenceyi tiyatrolaştırıp oynamıştık. Fen bilgisi hocamızın öncülüğünde okulun kimya laboratuarının karşısındaki boş odayı düzenleyip tiyatro sahnesi haline getirmiştik. Her hafta haftada üç gün iner orada prova yapardık. Okulun bitimine bir ay kala okulun tüm öğretmen ve öğrencilerinin izlediği sahnede Okumuşsun Ama Daha Adam Olamamışsın oyununu sınıftan birkaç arkadaşla sahnelemiştik.

Söylenceyi özetle hatırlayalım. Baba oğluna haylazlık yaptığı zamanlarda, “Sen adam olmazsın” der. Bu “adam olmazsın” sözü oğlun içinde bir ukde olarak kalır. Oğul okullar bitirip kendi şehrine vali olur. Babasının “sen adam olmazsın” sözünün aksi gerçekleştiğini göstermek için yani “adam olduğunu” ispat etmek için köye iki jandarma gönderip babasını makamına getirtir. Valinin makamına getirilen baba yorgun argındır. Oğul vali, koltuğunda geriye yaslanıp böbürlenerek, “Baba sen bana adam olmazsın derdin bak ben vali oldum” der. Yorgun argın apar topar makama getirilen baba bir “offf” çekerek, “Evladım ben sana vali olamazsın demedim adam olmazsın dedim” diyerek, “Eğer adam olsaydın babanı ayağına getirtmezdin, sen babanın ayağına gelirdin. Okumuşsun ama daha adam olamamışsın” der.

Ülkemizde okumayı makam sahibi olmak zanneden bir zihniyet var. Dahası makam sahibi olmayı adam olmanın tek şartı gören makama tapar bir zihniyet hâkim. Okumak makam sahibi olmak amacı taşımaz. Makam sahibi olmak da adam olmayı göstermez. Adam olmak başka makam sahibi olmak başkadır. Her ikisi olanlara diyeceğimiz yok. Fakat günümüzde her şey makamla ölçüldüğü için ikisi olanı bulmak zor. Makamı kutsallaştıranlar çoğunlukta ülkemizde. Oysa makam denilen nedir; para kazanma yeri. Hatta çoğunlukla yüksek makamlara gelenler torpille geldiği için para kazanma değil de para elde etme dersek daha doğru ifade etmiş oluruz. Kazanç helaldir, elde etmek başka şeydir. Torpille atandığı makamdan kazandığı paranın içinde kul hakkı olmadığını kimse iddia edemez. Torpil hak edeni değil de adamı olanı makama getirmektir. Ne oluyor hak edenin hakkı yenmiş oluyor. Ülkemizde vali olmak, kaymakam olmak torpille oluyor. Torpille atanan bir makam sahibinin “adam olma” olasılığı var mı.

Ziyaret ettiği okulda öğretmeni sınıftan kovan bir kaymakamın söylencedeki validen ne farkı var. “Babasını makamına getirten vali”yle ziyaret ettiği okulun öğretmenini sınıftan kovan kaymakamın temsil ettiği zihniyet aynıdır. “Hoş geldiniz” diye uzatılan elin karşılığı nasıl bir kibir ki “haddinizi biliniz” oluyor! Makama tapmanın “resmen ve alenen” göstergesidir bu. Kaymakam kendisinin ve karşısındakinin insan olduğunu unutup bir yana bırakarak “makamıyla” hareket etmiştir. Burada maalesef günümüzde makam sahiplerinin çoğunda olduğu gibi makam “kutsal” bir nesne halinde, kişinin ruhunu ele geçirmiş durumda.

Hiçbir makam kutsal değildir. Bir insan hangi makamda bulunuyor olursa olsun insan olmadıktan sonra o insanın hiçbir değeri yoktur. Kaymakamlık kutsal olmadığı gibi öğretmenlik de kutsal değildir. Kaymakam nasıl maaşla çalışıyorsa öğretmen de maaşla çalışıyor. Maaş verilmese kim kaymakamlık veya öğretmenlik yapar. Kimse yapmaz. Bir makam sahibinin hareketi doğru bulunmazken diğer makam sahibinin makamını yüceltmenin anlamı yok. Öğretmenlik de bir makamdır ve kutsal değildir. Öğretmene öğretmen makamından dolayı değil insan olduğu için değer verilmeli. Vali kaymakam öğretmen fark etmez o makamlarda bulunan insanların insanlığıdır değerli olan, makamları değil. İnsan olmayan bir öğretmen veya kaymakamın insan olmayan herhangi birinden farkı yok.

Makamları değil insanlığı yüceltmeliyiz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cafer Keklikçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Mehmet Bozkurt - Hiç bir makam kutsal değildir ve olmamalıdır. Zira kutsiyet affettiğin şeyi eleştiremez hatalarını göremez görmek istemezsin. Oysa eleştirmekten korktuğun o makam belki de hiç bir yararı olmayan gereksiz bir yapılanmadir. Velhasıl olur olmaz şeylere yada kimselere kutsiyet affetmek gaflet ve delalettir

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Ekim 09:34


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?