Kışlıkları kurutup da mı saklasak…

Anadolu toprakları bulunduğu coğrafya açısından tarih boyunca insanlığın geçiş noktası olmuş, savaşlarda, kargaşalarda insanların sığınağı olmuştur. Osmanlı’nın güçten düşmesiyle 93 Harbi sonrası Balkanlardan başlayan göçlerin de adresi Anadolu olmuştur. Osmanlı’nın yıkılmasıyla Balkanlardan, Kafkaslardan birçok savaş mağduru insanımız yaşadığı toprakların artık Müslümanlar için yaşanmaz hale gelmesiyle Anadolu coğrafyasına göç etmiştir. En yakın zamanda da Bosna’da meydana gelen soykırımda da, Irak’ın Amerika tarafından işgalinden sonra da, Suriye meselesinden sonra da insanların ilk sığındıkları topraktır Anadolu. Ve ülkemizde Afrika’dan Doğu Türkistan’a dünyadaki birçok mazlum ve mağdur coğrafyalardan insanlarla beraber yaşıyoruz. Bu kadar sözü neden ettik? Neden, Anadolu coğrafyasının insanlık ve ümmet için önemli olduğunu bir daha vurguladık. Tarihten tevarüs eden mirasımızda ne gibi aşınmalar var onu belirtmek istediğimiz için bu kısa hatırlatmaları yaptık.

Son günlerde iktidarımız çıkardığı kanunlarla belli miktarda para karşılığı ülkemizden taşınmaz alan yabancılara vatandaşlık satmaya başladı. Buna ilave olarak Çinlilere para karşılığı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı satılması. Şu Doğu Türkistanlı kardeşlerimize göz açtırmayan Çin’e. Yıllardır Türkiye’de yaşayıp çalışan Uygurlara verilmeyen vatandaşlık. Bu yüzden hayal kırıklığına uğrayıp Avrupa’ya gitmek isteyen Uygurlara da Türkiye’den çıkış izni verilmediğini Doğu Türkistanlıların temsilcileri belirtiyor. Uygurların sesi olmayan çalışan kurumların diğer ifade ettikleri ve altını çizdikleri konu da, ikamet izniyle kalan Uygur veya Türkiye’de bir güvencesi olmayan Uygurlar, Çin’e veya üçüncü bir ülkeye sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıyalar ve bu korku ile yaşamaktalar. Ve bütün bunlar zamanında dünyadaki mazlum ve mağdur Müslümanların bir kurtuluş için sığındıkları bu coğrafyada oluyor.

Yeniden hatırlayalım Doğu Türkistan’da Çin’in yapmış olduğu zulümleri. Uluslararası kuruluşların verdiği bilgiye göre 2017’den bu yana 2 milyon civarında Doğu Türkistanlı, Çin’de toplama kamplarına alındı. Bu kamplarda sistematik işkence, Uygurlu çocukların ve kadınların iş gücü olarak kullanılması, kadınlara ve erkeklere sistematik tecavüz, Doğu Türkistan bölgesinde tarihi camilerin yıkılması, evlerin talan edilmesi, “kardeş aile” safsatası ile Müslüman hanelerin mahremiyetinin kaldırılması, Uygurlu çocukların ailelerinden koparılması, çocuklarını yurt dışına göndermeleri sebebiyle geride kalan aile üyelerinin tutuklanması, dış dünya ile iletişimlerinin kesilmesi, bu kurulan kamplarda erkek, kadın, çocuk demeden herkese çeşitli işkence yöntemlerinin uygulanması… Kısacası Çin işkencesi denilen şeyin modernize edilerek her yerde uygulanması!

Çin, dünya kamuoyuna Çin’in toprak bütünlüğü için terör ve ayrılıkçılıkla mücadele ettiğini, toplama kamplarının ise mesleki eğitim amaçlı olduğunu söylüyor. Bölgedeki insan hakları ihlalleri suçlamalarını sürekli olarak reddediyor, bunun böyle olduğunu göstermek için de durmadan tanıtım ve ikna videoları çekerek uluslararası haber merkezlerine servis ediyor. Dünyada herkes kabul etmiş durumdaki Çin Doğu Türkistan’da yüzyılın en korkunç soykırımını uyguluyor.

Çin’in yaptıklarını Doğu Türkistan’da görev yapan Çinli bir polis müfettişi, ülkesinden kaçıp Avrupa’ya sığındıktan sonra bir haber ajansına anlattı. Uluslararası haber ajansına bölgede yaptıkları tutuklamaları, bu sırada uyguladıkları işkenceleri ve işkencenin metotlarını anlatan Çinli polis müfettişi meslektaşları için ‘tam bir psikopat’ tanımlamasını yapıyor. Doğu Türkistan’da görev yaptığı zaman zarfında erkek, kadın ve hatta 14 yaşından küçük çocuklar da dâhil olmak üzere her yeni tutuklunun sorgu sürecinde feci şekilde dövdüklerini, aç ve susuz bıraktıklarını, insanları tavandan asmak, cinsel şiddet, elektrik vermek ve boğulma hissine neden olan baş aşağı su ile işkence yöntemleri kullandıklarını anlatan Çinli polis bu insanlar için, “Onlar sadece sıradan insanlardı” ifadesini kullanıyor verdiği röportajda. Çin, 2014’te Doğu Türkistanlılara karşı Pekin’in başlattığı ve ‘terörle mücadele’ olarak adlandırdığı bir kampanya ile sakal uzatan, başörtüsü takan ya da birden fazla çocuk yapan herkes bu kategoride ‘şüpheli’ olarak değerlendiriyor.

Çin’in yapmış olduğu bu zulmü biz yeni duymuş değiliz. Bizim coğrafyamızda Barat Hacı’yı iyi tanırız. Mücadelesini biliriz. Hayatının 31 yılını hapishanelerde işkence altında geçtiğini, Çin zulmünü tüm dünyaya haykırmak için Türkiye, Suudi Arabistan ve ABD’de düzenlenen eylemlerde en ön saftaki yerini aldığını da biliriz.

Peki, gerçekler bu kadar aşikâr iken Çinlilere vatandaşlığın satılması ne demek? Bu toprakları vatan yapan şey İslam’ı ve adaleti savunmak iken mazlumlara vatandaşlık verilmeyip zalimlere kapı açılması ne demek? Hangi ‘konjonktür’ sizi buna mecbur ediyor? Hangi ‘konjonktür’ savunması mizanda sizi kurtaracak?

Ya ey milletim, ya sen neredesin? Bir zamanlar başörtüsü için her Cuma Beyazıt Meydanı’nda buluşan hak savunucuları neredeler? Başörtüsü zulmünden kurtulup belli mevkilere gelen arkadaşlarım! Burada İslam’ın emri çiğnenmiyor mu, neden sesiniz çıkmıyor? Bir zamanlar Bosna’da, Çeçenistan’da olaylar olduğunda anında meydanları dolduran mücahitler! Elde ettiğiniz ihaleler mi sizi yerinizde tutuyor; Allah için, insanlık için, ümmet için harekete geçemiyorsunuz?

Evet, şu an derdimiz kışlıkları kurutup da mı saklasak yoksa turşu mu yapsak?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Elif Örs - Mesaj Gönder

# ABD, Irak

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

03

Yavuz - Rabbim uyanimişi nasip etsin missAllah diyerek ayağa kalkalim inş

Allah razi olsun kaleminize sağlik çok aci ama iyi bir tokat hepimize

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Ekim 09:11


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?