Dünya ceket günü

Ben boşluğa inanırım. Boşluk sonsuzdur ve insanın peşini hayat boyu bırakmaz. Taoizm’in kurucusu Lao Tzu geliyor aklıma. Tam olarak şöyle demişti: “Bir testi yaparsın çamurdan, içindeki boşluktur onu yararlı kılan.” Ertuğrul Rast’ın Ebabil Yayınları’ndan çıkan ilk şiir kitabında okuduğum “Boşluk Manifestosu” sanırım iyi geldi. Boşluğa düşmekten kurtuldum, boşluk geldi içime düştü. Onu düştüğü yerden nasıl kaldırabilirim? Okursak belki geçer diye düşündüm, işte Ertuğrul Rast’ın manifestosundan altını çizdiklerim: “boşluk bir fikirdir / stephene mallarme boşluğu şiire dâhil etmişti / a4 kâğıt tamamen boşluktan ibarettir / bu a4’ü tam ortadan bölerek / iki eşit boşluk elde edebiliriz.”

Durun! Hemen yargınızı ortaya koymayın. Durmak da bir boşluğa geçit vermektir. Fark ettiğiniz boşluklarla ilerliyor ömrünüz ve de hayatınız. Hep dolu olsaydı bakışımızı gezdirdiğimiz yerler kendimizi yerleştirecek yer bulabilir miydik? Ya da hep boş olsaydı yer, gök, deniz ve dağ bu boşluğun üstesinden nasıl gelirdik? Hayat yer yer boşluklardan ibarettir. İnsan onu kendisi görsün, bulsun ve doldursun diye bu boşluklar. Öğretmenlerin sınavlarda sordukları doldurma soruları gibi. Hayatın boş yerlerini uygun kelimelerle dolduruyoruz. Şiirin sustuğu nefes boşlukları da böyledir. Mallarme haklı, Ertuğrul Rast da öyle. Devam edelim: “İlaçlar insanın boşluklarında yol alır / hep bir boşluk olur trafikte iki araç arasında / o harfi ile sıfırı karıştırırsın, ani bir boşluk oluşur o an / uyku ölümün boşluk halidir / ney, insanın boşluklarını temsil eder / kuyu da bir boşluktur.”

Hayatın bu boşlukları olmasaydı vakitler, nesneler, eşyalar ve insanlar birbirlerinin üstüne istiflenir, birbirlerinden ayırt edilemez hale gelirlerdi. Çünkü enkazın boşluğu yoktur. Gevezeliğin, aymazlığın, uykusuzluğun, gafletin ve de uzun ve derin uykuların da öyle. İçindeki boşluğu fark etmeyen onu doldurmaya kalkışmaz. Kendini yetkin gören insanların, softaların ve inat ehlinin de boşlukları hıncahınç doludur. Dünya boştur ve hepimiz ötelere dünyanın boşluğundan bakarız.

Ertuğrul Rast’ın şiir kitabından yukarıda bahsettim, ama ismini özellikle söylemedim. Kitapla ismi arasında bir boşluk olsun diye. Dünya Ceket Günü. Kitabın ismi ile bulunduğunuz yer arasında derin bir boşluk var değil mi? Öyleyse manifestoya devam:

“bir mezar kazıcı

daima boşluk açar toprakta

iki kar tanesi üst üste gelse de

aralarındaki boşluğun kapanmaması

boşluğun başka bir sırlı tarafıdır

akşam boşluğu kabul etmektir.”

(Dünya Ceket Günü- Ertuğrul Rast-Ebabil-Eylül 2021)

MÜLTECİ SANATÇI VE EDEBİYATÇILAR BULUŞMASI

Geçtiğimiz haftalarda İstanbul’da sessiz sedasız bir etkinlik gerçekleşti. Yunus Emre’nin, “Gelin tanış olalım” dizesi etrafında 100’ü aşkın mülteci sanatçı ve edebiyatçı Türk edebiyatçı ve sanatçılarla bir boğaz gezisinde bir araya geldi. Anadolu Yazarlar Birliği organizesinde gerçekleşen etkinlikte hem tanış olundu hem de karşılıklı kültür-edebiyat alışverişinde işi kolay kılacak adımların atılması için yapılması gerekenler üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Filistin, Cezayir, Suriye, Doğu Türkistan ve Mısır’dan Türkiye’ye gelen edebiyatçı ve sanatçıların eserleriyle de görünür olması için atılan bu adım değerliydi. Çünkü yıllardır ülkemizde yaşayan farklı coğrafyalara ait bu insanların içerisinde çok kıymetli hikâyeciler, şairler ve romancılar olmasına rağmen bu değerleri bir araya getirmek için bir çaba gösterilmemişti. 20 Eylül günü gerçekleşen buluşmada Anadolu Yazarlar Birliği Başkanı Yusuf Tosun’un da belirttiği gibi bu buluşmadaki esas amaç tanışma ve kaynaşma olduğu kadar kültürel iş birliğini geliştirmek ve farklı ülkelerden gelen sanatçı ve edebiyatçılar arasında diyalog zemini oluşturmaktır. Tabi bunun yanı sıra, bu etkinliğin mülteciler konusunda kamuoyuna pozitif mesajlar vermek gibi bir amaca hizmet ettiğini de söylemeden geçmeyelim. Programın gerçekleşmesi için katkılarını esirgemeyen Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun da gerçekleşen etkinlikten dolayı memnuniyetini izhar ettiği konuşmasında tanış olmanın ilahi buyruğun gereği olduğunu vurgulayarak bu buluşmanın kültürümüz ve edebiyatımızın gelişmesine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Santurî Sedat Anar’ın santuru ile eşlik ettiği buluşmaya edebiyat, sanat ve yayın dünyasından şair, yazar, gazeteci ve yayıncı birçok isim iştirak katıldı. Şair Hüseyin Karaca’nın konuşmasının satır aralarında söylediği gibi söyleyecek olursak: “Aynı medeniyetin çocukları olmak gerçeği yanında aynı gök kubbe ve aynı yerküre üzerinde yaşayan insanlar olarak güzellikleri buluşturmak dünyanın özlediği sahih barışa öncülük edecektir.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hüseyin Akın - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Yaşar Akgül - Teşekkürler güzel gönüllü kardeşim..Selamlar olsun..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ekim 14:10


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?