Grip mi, korona mı nasıl anlayacağız? 

Havaların soğumaya başlaması ile medyada grip salgını sıkça gündeme gelmeye başladı. Bu arada okulların yüz yüze eğitimi sürdüreceği açıklanırken okulların açık kalması için de bir takım kararlar alınıyor. Mesela, PCR Testi negatif çıkan temaslı öğrenci 6’ıncı günde okula gidebilecek. Yakın zamana kadar temaslılar da aynen pozitif çıkanlar gibi 14 gün karantinada kalıyorlardı. Bu 14 günlük karantina mı doğruydu yoksa testi negatif çıkan öğrencilerin 6’ıncı günde okula gidebilmeleri mi doğru bilmiyoruz. Ancak, belli ki okulları boşaltmamak için 6 gün karantinada kalmanın yeterli olacağına karar verilmiş. Testi negatif çıkanların karantina sürelerinin baştan beri 6 gün olması yeterli idiyse niçin şimdiye kadar insanlar 15 gün evlerinde aile fertleri ile yan yana gelmemeye zorlandı? Tüm bunları eleştiri için belirtiyor değilim. Eğer uygulamalardan böyle bir karar çıkartılmış ise elbette söyleyecek bir şey olmaz. Ancak, mümkün olduğunca sınıfların boşaltılmaması, böylece okulların açık kalmasını sağlamak için bu karar alınmış ise üzerinde biraz daha düşünülmesi gerekir.

Bu noktada PCR Testi negatif çıkan öğrencilerin 6’ncı günde okula gidebilecekleri kararının medyada yer aldığı gün, dikkat çeken bir diğer haber de ise, “Grip salgını geliyor, dikkat!” deniyordu. Yine aynı gün gazetelerde yer alan bir diğer haber ise Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Zekai Tahir Burak ek binasındaki Kovid-19 Yoğun Bakım Ünitesi’nin tam kapasite ile dolu olduğu belirtiliyordu. Yapılan açıklamada yoğun bakımda yatan hastaların yüzde 50’sinin hiç aşı olmadıkları, geriye kalanların da aşılarını tamamlamadan eksik bıraktıklarına dikkat çekiliyordu.

Bu arada üniversitelerin açılmasının ardından ilk dersin korona olacağı haberi veriliyordu. Yani, bu haberlerden anlaşıldığı kadarıyla salgının etkisi henüz geçmiş değil, tehlike devam ediyor. Buna karşılık başta ekonomi olmak üzere bazı sebeplerden dolayı eskiden olduğu gibi sık sık insanların evlerine kapatılması cihetine gidilmeyecek. Çünkü eve kapatmanın beklenen sonucu vermediği görüldü. Bir yandan insanlar bedensel bakımdan hareket kabiliyetlerini kaybederken, evlerde aile fertleri arasında ciddi çatışmalar da gündeme gelmeye başladı. Bunun yanında özellikle küçük esnaf ciddi bir ekonomik çıkmaza doğru sürüklenmiş vaziyette. Eğer yeni bir kapanma kararı alınacak ise karşılıksız devlet desteğine ihtiyaçları olacak. Aslında bundan önce de küçük esnafın bu karşılıksız desteğe ihtiyacı vardı ama bu ihtiyaç kredi yoluyla karşılanmaya çalışıldı. Bu durum ise kışla birlikte aldıkları krediyi ödeyemeyen esnafın daha sıkıntılı bir durum ile karşı karşıya kalmasına sebep olacak.

Özellikle sağlık açısından korona salgını devam ederken bir de mevsim sebebiyle grip salgınının devreye girmesi ister istemez toplumda tedirginliği artıracaktır. Çünkü korona ile grip belirtileri birbirine çok benziyor. Çoğu zaman insanımız birbirine karıştırıyor. Böyle olunca öncelikli olarak bir grip salgınının ortaya çıkmaması için tedbirli olunması gerekiyor. Kaldı ki, korona salgınının ardından geçtiğimiz iki sene zarfında grip olanların sayısı çok azalmıştı. Söz gelimi lise son sınıftaki oğlum iki sene boyunca gribe yakalanmadı. Hâlbuki önceki seneler bu aylarda en az iki defa aile hekiminden birer ikişer günlük rapor almak zorunda kalıyordu. Gribin fazla görülmemiş olması özellikle maske kullanılması ile izah ediliyordu. Yani, koronaya karşı alınan tedbirler gribin etkisini azaltmıştı. Ancak önümüzdeki günlerde eskiden olduğu gibi grip salgınları olacaksa o zaman hep birlikte grip aşısı kuyruklarında buluşacağız demektir. Eğer korona aşısına karşı çıkanlar grip aşısına da karşı çıkarlarsa bu kış oldukça zor geçecek demektir. Çünkü grip ile korona arasındaki farkı toplum da tam olarak bilmiyor. Kısacası her şey bizim dışımızda gelişip gidecek.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Asgari ücret 2022 ne kadar olmalı?