Reddiyecilik

Görünen veya gösterilen, ortada olan veya ortaya konulan, önerilen veya bildirilen herhangi bir olgu, olay, durum, haber veya tebliğ gibi haller ve keyfiyetler karşısında kalan bir kimse, bir grup veya topluluk ve toplum varsayalım. Onların tavırları, tepkileri veya cevapları belli seçenekler şeklinde gerçekleşebilir. Evet veya kabul, hayır veya ret tavrı, tepkisi ya da cevabı açık seçik, kesin ve sonlandırıcıdır. Üçüncü bir seçenekler ihtimali de söz konusu olabilir. Sözgelimi çekimser bir tavır olabileceği gibi, her iki ihtimali göz önünde tutarak, olumlu ve olumsuz sayılanları birbirinden tam olarak ayırma ya da ayırmama, bunları birleştirme gibi işlemler sonucu oluşturulan farklı seçenekler de meydana getirilebilir.

Her ne şekilde ortaya çıkarsa çıksın, örnekleme kabilinden açıklamaya çalıştığımız tutumlarda, az veya çok, hazırlıklı veya birden, açık veya kapalı, bir duygu, duyarlık, düşünme ve sezme yeteneği ve bunların kendine özgü süreçleri bulunmaktadır. Bu süreçler de, alınan veya ortaya konulan tutumlar temelinde çeşitli birçok işlemlere, evrelere, değişimlere ve dönüşümlere tabidirler. Muhtelif bilim dalları özellikle sosyal bilimler, bu tür olguları, olayları, tavırları, tutumları, değişim ve dönüşümleri kendi sınırları içinde, yine kendine özgü yöntemler ile ele alıp incelemişler, araştırmışlardır. Tarih, Kültür Tarihi, Sosyoloji, Psikoloji, Dinler Tarihi, Antropoloji, Hukuk ve Hukuk Tarihi, İktisat vb. hemen akla gelenlerdir.

Kabul ve ret seçenekleri en açık ve kesin olanlarıdır. Böyleyken bile, kabul ve reddin açıklanmasından sonra da, yeni bir sürece, yeni bir döneme geçildiği için, yapılacak, yapılması gereken işler söz konusudur. Mesela Çarlık dönemi Rusya’sında Avrupa, yani Batılılaşma sistem olarak kabul edildiğinde, Moskova’ya karşı Petersburg şehri inşa edilmeye başlar. Ne var ki, planlanan yeni şehir düz ve bataklık bir arazi üzerindedir ve ilk başlarda, Rus aristokrasisini oluşturan ve Boyer olarak adlandırılan sınıf pek istekli olmazlar. Bizde Deli Petro şeklinde tanınan Çar, iktidar yetkisini zor kullanarak birtakım Boyerlerin evler, saraylar yapmasını sağlar. Daha sonraki süreçte, sözgelimi Fransız Devrimi’nin gerçekleştirdiği Fransız Medeni Kanunu’yla (Code Civil) bütün Avrupa’ya yayılan kanunlaştırma hareketinin etkisiyle altmış bin maddeden oluşan bir Rus Medeni Kanunu da yürürlüğe sokulacaktır. Buna rağmen, Rus Otodoks Kilisesi, toplumsal ve iktisadi, aynı zamanda kültürel yapının belirgin tipi olan “mujik” (bunu “Rus köylüsü” olarak adlandırsak da farklılığı tam olarak ortaya konulamaz) vb. varlığını sürdürecekler ve çeşitli sorunların kaynağı şeklinde ortaya çıkacaktır.

Farklılık gösterse de, bizde de, Avrupa, daha yaygın kullanımıyla Batılılaşma hareketinin, ilk olmasa bile önemli bir adımı olarak, özellikle siyaset bilimcileri ve anayasa hukukçuları “Sened-i İttifak”ı (1815) resmi bir kabul belgesi şeklinde değerlendirirler. Gülhane Hatt-ı Humayunu’nun, yani Tanzimat Fermanı’nın bir ön hazırlığı olarak görürler. Avrupa karşısında devletin ayakta tutulması, saldırılara karşı korunması, iktidarının güçlendirilmesi gibi çeşitli güdülerle birtakım önlemler, düzenlemeler, bu arada yeni kanunlar (mesela Fransa’dan iktibasen Arazi Kanunnamesi, 1854), kurumlar (Meclis-i Mebusan) oluşturulmaya başlanır. Toplumsal tepki de, doğal olarak, gecikmeden kendini gösterir. Aynı olgu ya da olay veya duruma karşı, devlet düzeyinde ikircikli bir kabul ortaya çıkarken, halk düzeyinde, farklı neden ve gerekçelerden kaynaklanan bir ret tavrı belirir. Gerçi, toplumsal bir kural olarak ileri sürülmesi tartışmaya açık dursa da, insan ve toplulukların ve toplumların yerleşik kural ve kurumlardan birden vazgeçmesi pek olası değildir. Zaman içinde tedricen yeni kural ve kurumun benimsenmesi söz konusudur, ama ret tavrı daha açık seçik olarak geçerlidir. Ancak, ret tavrı, kendisinden daha fazla sorunların doğmasını besleyen bir kaynak olma niteliğine de sahiptir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Kıllıoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.



Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?