Ekonomik düzenleri İslam’ca okuyabilmek-2

Bismillahirrahmanirrahim;

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah’a hamt, Peygamberimize, âline ve sahabelerine salât ve selam ederiz.

Faizci kapitalist düzen uygulamalarında açıkça görüldüğü gibi, bugünün ekonomi pratikleri para politikaları üzerine kurulmuştur. Bu, çok yanlış ve zararlı bir şeydir. Bugün tedavülde olan kâğıt paraların, bizzat kendilerinin hiçbir değeri yoktur. Bu kâğıt paraların değeri itibaridir. İtibari değer ise gerçek olmayan, varsayılan sanal bir değerdir. Böyle bir paraya dayanan ekonomilerin temelden ne kadar sakat olduğu ortadadır. İslam’ın adil ekonomik düzeninde para vardır. Kur'an’da para olarak “varık”tan başka “dirhem” ve “dinar” kelimeleri geçmektedir. Kehf 19: “…Şimdi siz, içinizden birini; (varıkiküm) şu gümüş paranızla şehre gönderin de, baksın, şehrin hangi yiyeceği daha temiz ise size ondan erzak getirsin…” Varık; gümüştür ve darp edilmiş dirheme; gümüş paraya da “varık” denilir. Yusuf 20: “Onu; Yusuf’u ucuz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar…” Dirhem; alışverişin yapıldığı basılmış gümüş para olarak açıklanmıştır. Kur’an’da altın para anlamında “dinar” kelimesi de geçmektedir. Al-i İmran 75: “Kitap ehlinden öylesi vardır ki, kendisine bir kantar mal emanet etsen, onu sana geri verir. Ama öylesi de vardır ki, kendisine bir dinar emanet etsen başına dikilip durmadığın sürece onu sana geri vermez…” Kur’an’da bir de genel anlamda “zeheb”; altın ve “fidda”; gümüş madenleri olarak da kullanılmıştır. Tevbe 34: “Ey iman edenler; hahamların ve rahiplerin çoğu insanların mallarını haksızlıkla yemekte ve Allah'ın yolundan alıkoymaktadırlar. Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanları acıklı bir azapla müjdele.” Elmalılı, tefsirinde: “Altın ve gümüşün hakkı, insanlığın faydası açısından yaratılış hikmeti, mübadele vasıtası olması, yani para olarak alışverişi kolaylaştırması ve Allah kullarının gerçek ihtiyaçlarına harcanmasıdır” diye bir açıklama getirmiştir. Erbakan Hoca’mızın “İslam Dinarı” teklifini bu şuurla düşünmek gerekir. Altın ve gümüş paralar, ağırlıkları miktarınca bizzat kendileri de değer taşırlar. Gümüş paralar, milli para olarak iç ticarette, altın paralar da evrensel para olarak dış ticarette kullanılırsa, Türkiye ve gelişmekte olan ülkeler, ırkçı emperyalizmin sömürü aracı olarak kullandığı Dolar ve Euro gibi kâğıt paraların baskısından kurtulmuş olur. Milletleri köleleştiren bir başka bela da “borca dayalı para” politikalarıdır.

FAİZ SARMALI

Neredeyse dünyanın çoğunda pratik olarak yürürlükte olan kapitalizmin, milletlere borç olarak verdiği paralardan, güya kira bedeli olarak aldığı faizler, hiçbir şeyin karşılığı değildir. Para kullanılmakla yıpranmaz. Kira bedeli denilen şey, yıpranmanın karşılığıdır. Kapitalizmin baş gösterdiği 16. yüzyıla gelinceye kadar faiz, hiçbir din, hiçbir felsefe, hiçbir şahıs ve kurum tarafından meşru görülmemiş ve haram sayılmıştır. İlk defa dünyada faiz, bir Fransız din reformcusu, Calvin tarafından meşru sayılmıştır. Calvin’in; faizin meşru olduğu ile ilgili fetvasından sonra, Cenevre Medeni Kanunu, faizi yasallaştırdı. Sırasıyla İskoçya'da ve İngiltere'de faiz yasağı, dönemin yöneticileri tarafından kaldırılmıştır. Faiz, başlı başına bir kriz ve bunalım vesilesidir. Bunun böyle olduğunu bize Kur’an açıklar. Bakara 275: “Faiz yiyenler, ancak kendisini şeytan çarptığı için deliye dönmüş bir adamın kalkışı gibi kalkarlar. Bu durum onların, ‘Alışveriş de faiz gibidir’ demelerinden dolayıdır. Oysa Allah alışverişi helal faizi ise haram kılmıştır...” Irkçı emperyalizm; milletleri faiz ile çarpıyor. Ne de olsa onlar, şeytanın adamlığına soyunmuşlardır. Faizci kapitalizmin bekçiliğini yapan işbirlikçi iktidarlar, bizi faizle çarpmak isteyen ırkçı emperyalizmin kölesi yapmaktan başka bir icraat yapamazlar.

AMME HUKUKU

Adil Düzen’de, para basma işi devletin görevidir. Altın ve gümüş veya altın ve gümüş karşılığı basılan paraların değerinin korunması devletin denetimi ve gözetimi altındadır. Üretim yapmak ise, fert ve toplumun görevidir. Devlet fert ve toplumun yapacağı üretime katkı sağlar ve sağladığı katkı kadar üretimden payını vergi olarak alır. Müzzemmil 20: “Namazı kılınız, zekâtı-vergiyi verin ve Allah'a güzel borç veriniz…” Burada, “Allah’a veriniz” ifadesi, mecazidir. İslam düzeninde “hukukullah” demek “amme hukuku” demektir. Şahıslara ait olmayıp kamu yararı bulunduğu için bazı haklara bu ad verilmiştir. Bir toplumun nizam ve düzeni, şeref ve bekası, ilerleyip yükselmesi de bu haklara bağlıdır. Bunlara, önemine binaen böyle denilmiş ve Allah’a nispet edilmiştir. Buradan netice olarak şu çıkıyor ki, bankacılıkta faizsiz banka esastır ve bütün bankalar devletin resmi bankaları olacaktır. Adil Düzen ekonomisi, bir bakıma dengeler ekonomisi olduğundan bir taraftan, birey ve toplum, fert ve devlet, alanlar itibariyle birbirini dengelerken, diğer taraftan da mal ile para da birbirini dengelemektedir. Mal milletin ise para da devletindir. Devletin bir görevi de ölçüyü ve tartıyı korumaktır. Kur’an; Medyen ve Eyke halkının örneğini verir. Hz. Şuayb; bu iki topluma peygamber olarak gönderilmiştir. Onlar, ölçüleriyle, tartılarıyla, kesik ve gramı eksik paralarıyla daima halkı aldatırlardı. Şuayb Peygamber, halkına; Hud 84-85: “Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilahınız yoktur. Ölçüyü, tartıyı eksik tutmayın. Ben sizi bir bolluk içinde görüyor ve sizin hakkınızda çepeçevre kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum. Ey kavmim, ölçüde ve tartıda adaleti yerine getirin. İnsanların eşyalarını; mallarını ve paralarını eksiltmeyin. Yeryüzünde; bu ülkede bozgunculuk yaparak kötülük etmeyin” diye seslenmiştir. Bu ayetlere bakıldığında Şuayb Peygamberin, bozulmuş olan bir ekonomiyi düzeltmek üzere gönderilmiş olduğu, yaptığı tavsiyelerden ve aldığı önlemlerden anlaşılmaktadır. O’nun yaptığı en önemli şeylerden birisi de enflasyonla mücadeledir. Medyenlilerin, enflasyondan helak olduğunu bilmek gerekir. Selam hidayete tabi olanlara…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İsmail Hakkı Akkiraz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Sallamanın Sonu(yok) - Medyenliler enflasyondan helak oldu ha! Hz. Şuayb (as) enflasyonla mücadele için gönderildi ha! Bu durumda Kıyamet de çevre kirliliğinden mi kopacak, yoksa gdo’ lu kıdâlardan mı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 29 Eylül 22:00


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?