45 liradan 600 liraya çıkmış da ne olmuş?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD yolculuğu öncesinde yaptığı bir açıklamada öğrenci burslarının iktidara geldiklerinde 45 lira olduğunu, şimdi ise 600 liraya çıkartıldığını hatırlatarak bu parayı az bulanlara, “Elinize, dilinize dursun” demesini çok yadırgadığımı ve bunun bir sürç-ü lisan olduğunu düşündüğümü belirtmek istiyorum. Çünkü ortada böylesine beddua edecek bir durum olmadığı gibi, ülkeyi yönetenler kimseye ceplerinden bir şey vermiyorlar. Kaldı ki, iktidara geldiklerinde (2002) 100 liraya 62 litre benzin alınabilirken, bugün 100 liraya yaklaşık 11 litre benzin alınabiliyor. Yine 2002’de 100 liraya 66 dolar alınabilirken bugün 100 liraya yaklaşık 11 dolar alınabiliyor. Sadece bu iki rakam bile geçen zaman içinde paramızın ne kadar değer kaybettiğini, bir başka ifadeyle dar ve sabit gelirlilerin alım gücünün ne kadar azaldığını göstermeye yetecektir.

Birilerinin aklına maaşınızı dolarla mı alıyorsunuz sorusu gelebilir. Elbette dolarla almıyoruz. Ancak, dolardaki artış ister istemez her alanda paramızın değerini düşürüyor. Bunun yanında 2 binli yılların hemen başında arabama gaz tüpü taktırmamak için direnebiliyorken aradan geçen 5 yılda arabama benzin almakta zorlanmaya başladığım için tüp taktırmaya direnmez hale gelmiştim. Kısacası paramızın değerini uygulanan ekonomik politikalar sebebiyle dolar belirliyor, akaryakıt bu hususta önemli yer tutuyor. Kısacası, 20 yıl öncenin 45 lirası bugünün 600 lirasından daha fazla alım gücüne sahipti. Böyle olunca verilen bursların geçen yıllar içinde 45 liradan 600 liraya çıkartılmış olması öğrencilerimizin yaşantısını kolaylaştırmış değil, aksine hayat şartlarını ağırlaştırmıştır. Bunun övünülecek bir yanı yoktur.

Buna kendi yaşantımdan bir örnek vermek istiyorum. Bundan 20 sene önce Ankara’da bunaldığımda birkaç günlüğüne de olsa kaçıp kafamı dinlemek düşüncesiyle Mersin’in bir sahil ilçesinde 60 liraya ev kiralamış, içine de biraz ikinci el eşya atarak gidip geliyordum. Geçen zaman içinde gidip gelemez oldum. Çünkü yaklaşık 650 kilometre mesafedeki bu yere gidip gelmek imkânsız hale gelmişti. Kiraladığım evi boşaltıp 2013 yılında Ankara’ya kesin dönüş yaptım. Demek istediğim o ki, maalesef uygulanan politikalar paramızı pul etmiş, dar ve sabit gelirlilerin hayatı her geçen gün çekilmez hale gelmiştir. Bundan elbette hayatın her alanı etkilenmiş, her kesim nasbine düşeni almıştır.

Bu noktada bir hususu daha hatırlatmakta yarar var. Sözünü ettiğim sahil kasabasına gidip geldiğim yıllarda ödediğim ev kirası en son 250 liraydı. Hatta oğlum yine Mersin’in bir sahil ilçesinde liseyi kazandığında iki arkadaş barınmak üzere aylık 300 liraya onlara bir pansiyon tutabilmiştim. Şimdilerde böyle bir durum mümkün değil. Böyle olunca da ister istemez ev kiraları ve özellikle de özel yurtların ücretleri tartışılıyor. Netice itibariyle toplumda orta direk olarak nitelendirilen kesim giderek fakirleşiyor. Yani fakirler ve zenginlerden oluşun iki kesim ortaya çıkıyor. Bu bakımdan hep birlikte huzurlu bir toplumun oluşabilmesi için orta direk olarak nitelendirilen ve toplumun orta direği anlamına gelen kesimin yeniden canlandırılması gerekiyor. Yoksa verilen bursların yetmemesinden, alınan ücretlerin yetersizliğinden şikâyet edenlere elinize, dilinize dursun demenin anlamsızlığı çok daha derinden hayatımızı etkileyebilir. Bu arada piyasada artan fiyatlar çekilmez hale geldikten sonra piyasayı denetlemeyi hatırlamak yerine her adımda fiyatlar kontrol altında olabilmelidir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Abdülkadir Özkan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

02

Mehmet Sezgin - Kafirler çok hoşuna gidiyor anlaşılan yazar müsveddesi.1970 li yllarda cep harçlığımızla aldığımız gazetede seni adam zannederdik.Şimdi ne kadar hafif ve zavallı olduğunu anladık.

Yüksek islam enstitüsü mezunu.

Yanıtla . 0Beğen . 3Beğenme 24 Eylül 23:26
01

Necmettin - Dolar bazında da burs atmis benzin bazında da

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Eylül 17:03


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?