Samandan Sonra!

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken futbolla yatan kalkan ülkenin agnostik(*) bir futbol federasyonu varmış!

(Masallar hep böyle başlarmış!)

Masal bu ya biz masalımıza devam edelim…

Sporu ve özellikle de futbolu çok seven bu ülkenin futbol federasyonu yabancı oyuncu transfer etme ve de saha içinde oynatma kısıtlaması getirir iken, ünlü Türk düşünürü, filozofu ve teknik adamının yerine ise yabancı (Alman) bir teknik direktörü lejyonerlerden kurulu Milli Takım’ın başına getirmişşş… (Masalımızın devam sayfaları henüz yazılmadı. Çünkü henüz bir yaşanmışlık olmadı. Daha yardımcı karakterler belli olmadı. Netlik kazanmadı. Antrenman ve maçların zaman akışı henüz başlamadı. Kronometre çalıştığında, masalın sayfaları da bu sütunlarda yayınlanmaya başlar.)

Biz şimdi günümüz gerçeğine dönüş yapalım…

TFF, bu sezondan başlayarak yabancı kuralı statüsünde değişiklik kararı aldı. Bu sezon Süper Lig kulüpleri 14 yabancı futbolcu transfer edebilirler. Ancak 8’ini saha içinde kullanabilirler. Önümüzdeki sezon ise 12 yabancıya izin verildi ve 7’si sahadaki yerini alacak. Bir sonraki sezon için 10 yabancıya izin çıktı. Beyaz çizgi içinde ise 6 yabancı futbolcu oynayacak. Adeta havuz problemi gibi!

Rakiplerimize bakalım…

Avrupa’nın üst düzey ülkelerinin üst düzey liglerinde yabancı kuralı hemen hemen şartlı sınırsız şeklinde işlemektedir. Hadi bu durumu biraz daha dar bölgeye çekelim! Bizim federasyon aşağı yukarı İngiltere Futbol Federasyonu’nu temel alır taklit eder. Bazen de Alman Futbol Federasyonu’nu takip eder. Birinci Lig’den Süper Lig’e yükselme maçları statüsüne bakar iseniz anlarsınız. İngiltere’de yabancı sınırlaması yoktur. Saha içinde oynatılacak oyuncu sınırı yoktur. Şartı vardır. Yabancı oyuncu son iki yıldır Milli Takım’ın oynadığı maçların %75’inde oynamalıdır. Yani kalite ve vasıf vardır. Bosman Kuralları nedeniyle AB oyuncuları yabancı sayılmaz. İtalya’da AB oyuncuları +5 yabancı, Fransa’da AB oyuncuları +4 yabancı ve İspanya’da AB oyuncuları +3 yabancı şartı vardır. Ve bunlar aynı şekilde saha içinde de uygulanır. Yani transfer sınırsız ise saha içinde oynayan yabancı sayısı da sınırsızdır. AB oyuncuları +5 yabancı oyuncu ise saha içinde olacak sayı da AB oyuncuları +5’tir. Fakat bize döndüğünüzde 14 yabancı alacaksın ve bunun bu sezon 8’i saha içinde olacak. Sonra 7 ve daha sonra da 6 yabancı isim sahada yer alacak! Bu nasıl bir mantıktır? Bu nasıl bir karardır? Adeta “havuz problemi” gibi! Ve biz bu alınan kararlar ışığında üst düzey ülkelerin, üst düzey liglerindeki marka takımlarıyla nasıl başa çıkacağız? Ve bizim Süper Lig’i nasıl marka haline getirip de pazarlayacağız? İngiltere ve Almanya’daki gibi sınırsız dersin fakat kalite şartını koyarsın. Saçma sapan, dostlar alışverişte görsün diye yabancı kuralı getiriyorsun, milli takımın başına yabancı adamı atıyorsun!

Mademki Almanlar için U21 Teknik Direktörü Stefan Kuntz ve ekibi bu kadar önemliydi, neden Löw’den sonra Alman Milli Takımı’nın başına getirilmedi? Niyetimiz tabi ki yargısız infaz yapmak değildir. Madalyonun öbür tarafına da bakmamız gerekir. Belki de Kuntz kimseyi işine karıştırmayacak, dürüst ve samimi olarak milli takıma yeni bir soluk ve ekol getirecek. Özlediğimiz istikrarı yakalayarak başarılı işlere imza atacaktır. Peki, Kuntz’un profili bu öngörüyü destekliyor mu?

Bizim Türk teknik adamlara bir bakalım…

Bir tane istikrarlı, prensip sahibi, tutarlı, planlı, oturaklı, bilinçli isim söyleyebilir misiniz? İşsiz kalmamak için ya küme düşme potasında olan takımlara imza atarlar. Ya boşta kalınca televizyonlarda dedikodu yaparlar. Ya da magazinsel şov işlerine bakarlar. Dön dolaş, Terim, Denizli ve Güneş! En filozofu Güneş’ti onda da eksen kayması oldu. Kendini “güncelledi” fabrika ayarlarının dışına çıktı. Biraz Hikmet Karaman diyorsun biraz da Okan Buruk. Televizyonda ahkâm kesmek daha rahattır. Stres yok, kaygı yok! Elini taşın altına koyan yok!

Sonra da atanan federasyon yönetiminden çözüm bekle. O kadar ıkınmaya çıkan ancak bu kadar oluyor! MHK’nın Eğitim Danışmanlığı’nı yaklaşık 11 yıldır Hollandalı yapıyor. Teknik direktörü de Alman olsun ne var bunda? Samandan sonra teknik adam da ithal etmek gayet normaldir. Sen yabancı sınırlaması getirir yerli ve milli popülizmi algısı oluşturursun olur biter! Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu kimse de demez.

Masallar masallar! Bu masalın sonunda uyuyan güzel prensin öpücüğü ile uyanır mı?

(*)Bilinemezcilik. Kararsızlık. Genelde din konusu için söylenir ben federasyon ve Türk futbolu için uyarladım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hamit Dizman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Milli Gazete Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Milli Gazete hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Milli Gazete editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Milli Gazete değil haberi geçen ajanstır.

01

Abdullatif - Ülkeyi disa bagimli hale getirdikleri icin idarecilerimiz(!) Sevinelirler.Secimde de insallah halkimiz sevinir.

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 22 Eylül 11:25


Şehir Markaları

Siz de şehir markaları arasındaki yerinizi mutlaka alın...

+90 (212) 697 10 00
Reklam bilgi

Anket Tarım Kredi Kooperatifi marketi fiyatları pahalı mı?